
Bir gün tanıdığım bir salon sahibi beni arayıp şunları söyledi: “Aylar öncesinden ayarlanmış bir düğün son anda iptal edildi. Bundan dolayı da 1500 kişilik hazırlanan yemek, pide ve mezeleri ne yapacağımı bilemiyorum. Bunları bir yerlere veremez miyiz? Yoksa çöpe gidecek yazık olacak.”
Bu talep üzerine araştırmaya başladım. Araştırmam beni bir kuruma yönlendirdi. ‘Die Tafeln’ yani ‘Sofralar’ isimli yardım kuruluşu Almanya’da yoksul olan ailelere sağlam gıda ve önceki günkü yemekleri ücretsiz dağıtıyor. Salon sahibin ortada kalan yemek, ekmek ve mezeleri, salonun bulunduğu kentteki ‘Die Tafeln’ şubesine aktardıktan sonra bu kuruluşu ayrıntılı şekilde araştırmaya giriştim. Önemli sonuçlar ortaya çıkıyordu.
Elde olan fazla ve sağlam (sağlık açısından sakıncasız) yemek, ekmek, meyve, sebze ve benzeri gıda ürünler, çöpe atılmadan halen günümüzde aç yatağa girmek zorunda kalan kadın, çocuk, aile ve bireylere ücretsiz olarak dağıtılıyor.
‘Die Tafeln’ isimli yardım kuruluşun açıklamalarına göre, Almanya genelinde 500 bin TIR ölçüsünde sağlam gıda ürünleri çöpe atılıyor. Çöpe atılan yıllık sağlam gıdanın tutarı 20 milyar Euro’yu buluyor.
Görünümde bir küçük hatası olan, sanayi standartlarına uygun görünüm arzetmediği gerekçesiyle, örneğin biraz eğri, biraz küçük, biraz büyük, renkte hata, paketinde bir baskı hatası, ambalajında bir renk farklılığı gibi tüm bu saçma gerekçeyle Almanya’da her yıl on binlerce ton gıda çöpe atılıyor, yok ediliyor.
‘Haydeeee çöpe’
Sanayi ülkelerinin yürürlükteki standartlarına uymayan gıdaların yok edilmesi ile birlikte bir de evlerde yani şahsi gıdaların yok edilmesi de devasa bir rakamı ifade ediyor. Ev başı yılda ortalama 81 kilo gıda çöpe gidiyor.
Çok fazla alış veriş yapmanın bir sonucu olarak buzdolabında gıda ürünleri çürüyor. İhtiyaç fazlası alınan ekmek kuruyor. Hamur işi, meyve, sebze bundan dolayı çöpe gidiyor.
Son kullanma tarihi yanılgısı
Üçüncü bir neden ise Mindesthaltbarkeitsdatum (MHD) dediğimiz son kullanım tarihidir. Son kullanım tarihi bir gıdanın koku, renk ve tat kalitesini kaybetmesinin başlayabileceği tarihi belirler. Yani o gıda o son kullanma tarihi ardından hemen bozulmaz, zehirlemez veya çürümez. Fakat tüketicinin korkusu nedeniyle hemen atılan bu gıdaların bir çoğu o son kullanım tarihini aşmış olsa bile belki de daha haftalarca sağlam kalacak.
Bu tür gıdalarda tek endişe yaratabilen soğutulmuş veya dondurulmuş et, tavuk ve balık. Fakat bunların son kullanım tarihleri yoktur. Son tüketim tarihi vardır. (Verbrauchsdatum). Bu tarihi aşan kırmızı et, beyaz et yani tavuk ve balık artık yenilemez ve zehirleyebilir. Bu nedenle üretimden tüketime giden yolda yasal normlar, tüketim normları ve transport gecikmeleri sonucunda her yıl binlerce ton gıda tüketiciye ulaştırılmadan yok ediliyor.
‘Die Tafeln’, ‘Sofralar’
İlk gıda yardım projesi Amerika’da gerçekleşti. 1963 yılında Amerika’nın Arizona eyaletinin Phoenix kentinde John van Hengel isimli şahıs tarafından ilk ‘Food Bank’ yanı ‘Gıda Bankası’ kuruldu. Bu kuruluşta dev bir depoda henüz çürümemiş, bozulmamış yani tüketilmesi sakıncasız gıdalar depolandı.
Bu proje kendisine ilham kaynağı olan ‘Berliner Frauen e.V.’ yani ‘Berlin Kadınları’ isimli kuruluşun başkanı olan Sabine Werth, ‘Die Tafeln’ isimli gıda yardım kuruluşunu 1993 yılında Almanya’nın başkenti Berlin’de kurdu. ‘Die Tafeln’ isimli yardım kuruluşun günümüzde 900 koordinasyon merkezi ve toplam 2.100 gıda dağıtım şubesi var.
‘Die Tafeln’ Almanya genelinde 60 bin gönüllü yardımcı ve dağıtım yardımcıları ile günde yaklaşık 1,5 milyon insana, yani yoksul aile ve bireylere gıda dağıtımı yapıyor.
Kişi başına haftada 3,5 kilo gıda yardımı yapan ‘Die Tafeln’, böylece birçok yoksul insanların imdatına koşuyor.
Her gün gıda fabrikalarını, alış veriş merkezlerini ve kimi yerlerde şirketleri, özel evleri ve okulları dolaşan ‘Die Tafeln’ ekipleri, toplam 2 bin transport araçları ile yenilmesi sakıncasız yaklaşık 1,5 milyon insana, yani yoksul aile ve bireylere gıda dağıtımı yapıyor. Kurumun 2 bin transport aracından yüzde 58’ü soğutucu, yüzde 7,5’i dondurucu araçtan oluşuyor ve bu araçlarla gıdalar toplanıyor.
Bu yöntem üzerinden ücretsiz gıda yardımı alan 1,5 milyon insanın yüzde 23’ü çocuk ve gençlerden oluşuyor, yüzde 53’ü yetişkinlerden, yüzde 24’ü emeklilerden ve yaşlılardan oluşuyor.
‘Die Tafeln’ yardımlarını genişleterek, yoksul çocuklara kimi şubelerinde okul yemekleri, okul ders yardımı, sınıf gezilerinde maddi destek ve mağdur/muhtaç olan çocuklara özel Noel kutlamaları düzenliyor.
İlk gıda bankası Aachen’de
Dünya genelinde 1963 yılında ilk kez kurulan ‘gıda bankası‘ (Food Bank) Arizona’da kurulduktan sonra 1981 Kanada’da ve 1984 yılında Fransa’da, ardından Belçika, İspanya ve İtalya’da kuruldu. Almanya’da ise 2006 yılında ilk gıda bankası ‘AixEuregio Aachen e.V.’ adı altında Almanya’nın Aachen kentinde kuruldu.
‘AixEuregio Aachen e.V.’ bugüne kadar kendi resmi açıklamalarına göre toplam 7 bin ton ve milyonlarca Euro değerinde sağlam gıda yok edilmekten kurtarmış.
Almanya’da ‘AixEuregio Aachen e.V.’ gıda bankasından en çok gıda alan kuruluşlara arasında başta ‘Caritas-Verband’, ‘Die Tafeln’ ve ‘Diakonisches Werk’ gibi sosyal hizmet kurumları yer alıyor.
‘Die Tafeln’in zorlu ayları
Almanya’da 2015’de geçekleşen yoğun mülteci akımı ‘Die Tafeln’ yardım kuruluşunu yeni bir sınav süreci ile zorlamakta. 1,5 milyon yoksul bireylere yardım elini uzatan ‘Die Tafeln’, mültecilerin akımı ile kısa sürede 150 bin daha fazla muhtaç olanlara yardım etmeye çalışıyor ve çabalıyor. ‘Die Tafeln’ Federal Merkez Başkanı Jochen Brühl, özellikle başta Kuzey-Rhen-Westfalya eyaleti olmak üzere Münsterland, Hessen ve Hamburg eyaletlerine gerçekleşen yoğun mülteci akımı ve yerleşimi sonucunda eşit oranda ve yeterince dağıtımı gerçekleştirmekte zorlandıklarını ve bu konuda daha fazla yardımcılara ve gıda bağışlarına ihtiyaçları olduğunu vurguladı. Brühl bu konuda kamuoyuna ve Rewe, Aldi, Lidl, Edeka, Real gibi büyük gıda merkezlerin, ekmek fabrikaların, fırınların, kasap ve manavların daha fazla bağış yapmaları için çağrı yaptı.
NİHAL BAYRAM/MAİNZ