İngiltere Gündemi
İngiltere’de gündem 23 Haziran’da yapılacak AB referanduma kilitlenmiş durumda. AB’den çıkılmasını ya da kalınmasını destekleyen iki farklı grup, kampanyalarına tüm hızıyla devam ediyor. Referandumdan ne sonuç çıkacağı yönünde anketler yine gündemi ele geçirmiş durumda.
Yapılan anketlere göre nüfusun yüzde 48’i AB’den çıkılmasını desteklerken, yüzde 39’u kalınmasını destekliyor. yüzde 18’lik bir kısım ise hala kararsız. Ancak bu kararsız olan kesimin ikna olması durumunda kalma yönünde oy kullanmaya daha meyilli olduğu açıklandı. Yapılan son ankete göre 18-34 yaş arası gençlerin referandum sonucunu önemli bir derecede etkileyeceğini ifade ediyor. Çünkü bu yaş grubu seçimlere en az katılan yaş grubu. Bu yüzden de bu yaş grubu kendi tarafında çekmek için kampanya yürütücüleri büyük bir yarış içerisine girdiler. Britanya AB’de daha güçlü kampanyasını yürütenler 50’den fazla üniversitede gençleri kendi tarafına çekmek için gruplar oluşturdular. Eğitim Bakanı Nicky Morgan’ın yaptığı açıklamaya göre AB’den çıkılması en çok gençleri etkileyecek. Öte yandan 55 yaş ve üstünün yarısından fazlası AB’den çıkılmasını destekliyor.
Muhafazakar Parti bile Başbakan Cameron’u destekleyenler ve ona karşı duranlar şeklinde ikiye ayrıldı. AB’den çıkılmasını isteyen hükümet parti vekillerinin sayısı 100 dolaylarında. Ancak partinin ağır topları olan Adalet Bakanı ve Londra belediye başkanı çıkılmasından yana. Adalet Bakanı Michael Gove, 'Çıkmak için Oy Ver' kampanyasının başkanı üstüne üstelik. 250 önemli iş adamı 'Çıkmak için Oy Ver' kampanyaya destek için imza verdi. Bu da AB’den çıkılmasına yönelik çok güçlü bir destek anlamına geliyor. AB’den çıkılmasını isteyen grubun ana argümanı ekonomik büyüme ve güvenlik endişesi. Ulusal Sağlık Servisi (NHS) içinde bulundukları krizi kendi lehlerine çevirmeye çalışıyorlar. 2010’dan beri 70 bin sağlık çalışanı işinden oldu, maaşlarda büyük kesinti olmasından dolayı doktorlar ve hemşireler defalarca grev yoluna gitti. Hükümet sağlık servisini iyileştirme sözlerini tutmak bir yana koşullar gittikçe kötüleşiyor. Şimdi de hükümetin AB karşıtı olan kanadı, NHS’i kendi tarafında çekmeye çalışıyorlar. Sen AB’den 'Çıkmak için Oy Ver' biz de Brüksel’e verilen haftalık 350 Milyon Sterlini NHS’e verelim diye doğrudan iknaya girişiyorlar.
Aynı kampanya AB vatandaşları tarafından yapılan suçların listesini yayınlayarak AB karşıtlığını büyüterek kamuoyunda güvenlik korkusu yaratmaya çalıştı. Bu çok tehlikeli bir siyaset. DAİŞ ve mülteci tehdidini kendi lehlerine kullanıyorlar.
Daha referandum sonuçlanmadan ülke AB konusundaki belirsizliklerden dolayı büyük krizler yaşıyor. İngiltere Merkez Bankasının bu hafta yaptığı açıklamaya göre ülkede Kasım ayından beri ekonomik anlamda büyük bir gerileme var. Raporda Sterlinin değer kaybının artabileceği ifade edilirken, Euro bölgesinde finans piyasalarını ve büyümeyi olumsuz yönde etkileyeceğinin altı çizildi.
Her şey bir yana, Başbakan Cameron’un desteklediği AB’de kalış gerçekleşmezse Başbakan Cameron istifa edecek. Bu da başlı başına İngiltere için büyük bir istikrarsızlığın habercisi.