Devrim, aynı araçların sahiplerinin değişmesinden ya da kolektif sahibe dönüşmesinden mi ibaret? Otomobili yakmadan özgür seyahat hakkı olur mu?

MST-Topraksızlar Hareketi’nin liderlerinden biriyle, Charles Trocate ile konuşuyorduk. Amazon’nun içinde, yeni işgal edilmiş bir MST yerleşim yeriydi. "…Toprağın tek elde toplanması-temerküzü demek, aynı zamanda açlığın kültürü, şiddetin kültürü demektir. MST’nin ise her zaman uyguladığı bir işgalse, Paulo Freire’nin dediği gibi aynı zamanda özgürlüğün bir kültürüdür. Bir işgalde herkes anlar ki 'Yapabiliriz’. Politik olarak, bir eğitim ve bir kültür inşa edilir. Bir toprak işgali, politikanın ve kültürün kardeşliğini -birlikte inşasını- yansıtır." Diyordu.
Hacı yatmaz sistemi parçalamazsanız şöyle bir yelkinip yeniden ayağa kalkar. Bunun için ekolojik devrim, salt mülkiyetin değil, temerküz araçlarının yıkıcı bir şekilde tarihe karıştırılması mücadelesidir aynı zamanda. Bu kimliğin doğuşu da özgürleştirici politik eylemdir. Yani Freire’nin dediği, MST-Topraksızlar’ın uyguladığı işgal, sadece topraksızların büyük toprak sahiplerinin-Latifundaistlerin toprağını ele geçirmesi değil, başka bir ekonominin, üretim biçiminin yaratılması ve yeni bir kültürel özgürleşme alanıdır. Burada benim vurgu yapmak istediğim ise politik eylemin kendi sürekliliğini ancak araçları da değiştirerek gerçekleştirebilir olmasıdır. Bu yüzden mesela alternatif- devrimci-ekolojik bir ulaşım örgütlemek, araçların sahiplerinin değiştirilmesiyle değil, başka araçların ulaşımı seyahate dönüştürdüğü bir özgürleşme biçimiyle ancak gerçekleşebilir.   
Bisikletle ekolojik ulaşım önerilerimize müstehzi gülümsemeler ile bakanların, makam otomobilleri olanlarına aldırmıyorum ama diğerlerine, gelecek 3-5 yıllarını bankaya borç ederek ve tam borcu bittiğinde yenisini almak zorunda oldukları için yeniden ve yeniden, bütün hayatlarını otomobile harcamak zorunda olduklarını hatırlatıyım. Benzini, bakım masraflarını, vergilerini filan hiç bahsetmiyorum. Durun ve düşünün! Otomobil mi sizi taşıyor yoksa siz mi onu?
'Otomobil ile ulaşım erkektir ve ırkçıdır. New York’ta bile otomobili kullananların yüzde 75’i erkektir ve buna yakın aynı oranda da beyaz. Hemen yine New York’tan örnek vermeliyim ki kentin yüzde 65’i otomobillere ayrılmıştır. Yollar, otobanlar, köprüler, viyadükler, otoparklar... Sizin yürüyeceğiniz, bahçelerin, parkların ve evlerinizin olabileceği toprağın otomobiller tarafından işgalidir bu. Çocuklar, genellikle kadınlar, yoksullar, yaşlılar, engelliler otomobil kullanamamaktadır. Otomobil hız ve iktidarın kültürüdür. Hız ve iktidar ensesttir. Bu yüzden ekolojik ulaşım için bu aracı yakmalıdır. Bu sadece ekoloji için çevresel kirlenmeye karşı bir zorunlu değişim değildir. Bir başka kültürün parçası olarak da gereklidir. Walter Benjamin "İnsanlar ilk defa toplu taşıma araçlarıyla birlikte, birbirleriyle aynı yerde, saatlerce konuşmadan oturuyor" diyordu. Şimdi elimize tutuşturulmuş 'akıllı’ telefonlarla, sanal dünyanın gerçek dışı paylaşımını yaşayarak, ulaşımın cehennem azabını katlanılır kılmakla mı geçecek ömrümüz?
Burada hemen peki engelliler, yaşlılar bisiklete nasıl binecek diye sorulacaktır? Sanki ulaşım sırasında onlara hak tanıyorlarmış gibi. Sanki bir yaşlının otomobile binerken yavaş hareket etmesine homurdanmıyorlarmış gibi ya da bir engellinin otobüse –eğer mümkünse- tekerlekli sandalyesi yüklenirken geçen zamana söylenmiyorlarmış gibi. Tam aksine, ulaşım bisiklet üzerinde olduğu zaman, yaşlılar ve engelliler için yollar açılmış olacaktır.
"Burada hiç bir kadın bisiklete binemez" deniliyor. Zaten mesela budur. Siz bütün çocuklara bisikleti verirseniz kimse onların elinden alamaz. Araçların değişimi ve yaygınlaştırılması, başta kadının ve herkesin seyahat hakkını kendi eline almasıdır. Seyahat hakkımızın radikal tekellerin elinden alınmasıdır ve aynı zamanda değişmiş ve özgürleşmiş araçlar, bir başka kültürün başlangıç noktasıdır.
Bir daha tekrar ediyorum, "Bisiklet yollarını ama sadece bunu değil, işçi kooperatifleriyle üretilen bisikletleri öğrencilere bedava dağıtacak, ekolojik ulaşımla seyahati özgürleştirecek" Bir belediye arıyorum. Var mı?