Ozan Amed’in ikinci albümü “Hesreta Welat”, Mir Müzik etiketiyle dinleyicilerinin karşısında. Albümdeki şarkılarda, ülke özlemi ve Kürt halkının değerleri ön planda.
Almanya’nın Bonn kentinde yaşayan Ozan Amed, on yıldır müzik ile uğraşıyor. Genç sanatçı bundan dört yıl önce “Ax Evîna min” adlı ilk albümüne imza atmıştı. Ozan Amed, albümünü gazetemize anlattı.
Önce “Neden Hesreta Welat/Ülke Özlemi” diye sorduk, Ozan Amed’e. Duyguları şöyle geldi dile: “Çünkü yıllarca hasret ve özlem ile tutuşan bedenim, adeta bu yaban ellerin esiri olmasına rağmen, yüreğim ve gelecek planlarım da her zaman Kürdistan topraklarına doğru manevi yolculuklara çıkmıştır. Ben de herkes gibi ülke özlemi ile yatar, ülke özlemi ile kalkarım. Gözümüz, kulağımız oraya odaklanmış durumda. Oradan gelecek her habere, her acıya, olan biten her şeye duyarlı bir diasporayız. Welat gibi bir yüce değeri, her aldığımız nefeste hissederiz. Bundan dolayı da adı Hesreta Welat oldu.”

Zozan Zûdem ile düet

“Çalışmalarımızda ilkeli ve doğru bir yaklaşımla işi tamamlamayı amaçladık” diyen Ozan Amed’in albümünde 11 klam yer alıyor. 4 yıl boyunca hazrlıkları süren albümde, birçok şarkının söz ve müziği de sanatçıya ait. Şarkıları seçerken de, kayda değerlik ve akıcılığa önem verdiğini vurguluyor.

Ozan Amed, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yaşamını yitiren akrabası Abdullah Yıldız anısına “Hewal” şarkısını bestelemiş. Yine yaşamını yitirenlerden Doktor Rodî’nin bir şarkısına yer vermiş. Albümde Xemgîn Bîrhat’ın “Gulê Çiya Bilinde” şarkısını da okuyor. Sanatçı, hayat arkadaşı Zozan Zûdem ile “Çima Dayê” şarkısıyla düet yapıyor.


‘Değerlere uzak durulmamalı’

Albümde Kürt folklorunun zengin hazinesinden oluşan stranlara yer verdiğini belirten Ozan Amed, iddalı konuşuyor: “Burada Kürt folklorunun ruhunu ortaya koyma gibi temel bir hedefim vardı. O yüzden bugün ve yarın dinlenebilecek bir albüm yaptım.”
Sanatçı, “değerli hocalarım” dediği Memo Gül ve Hüseyin Çiftçi’nin albüm için etkin çalıştıklarını dile getiriyor. Albümünde, başkalarının baskı ve tahakkümü altında ezilen bir halk gerçekliğini anlattığını belirten Ozan Amed, “Bir Kürt sanatçısı, yok edilen ve yok sayılan sanatsal ve otantik değerlerine uzak kalmamalı. Kalırlarsa hakikati dile getiremezler. Yurtseverlik duygusu da hiçbir zaman ruhlarında yeşertemezler” şeklinde konuşuyor.

‘Özenti hatasına düşmem’

Her kaybı göze alabileceğini ancak başkalarına özenme hatasına düşmediğini belirten Ozan Amed, tarza yaklaşımını şöyle özetliyor:
“Müzikte tarz olgusuna hakiki bir manada bakmıyorum. Çünkü tarz veya yöntem, tek başına yeterli metodlar değildir. Bana göre her halkın kendine özgü folkloru var; bu, aynı zamanda halk sanatının temel taşları olan dansına ve kültürüne de yansır. Onun dışında adlandırılan tarz veya imaj gibi mevzular, işin teknik detaylarıdır. Bu duyguların kaynağını, halkın folkloründen almak gerekir. Bir sanatçı, ancak bu şekilde anlaşılabilir ve beğenilebilir bir tarz elde eder. Bugün uygulanıp, üç gün sonra unutulacak hayallere kapılmamak gerekir.”

Dara bê nav’dan Wey bavo’ya…

Yeni seslere olumlu ve iyimser yaklaştığını belirten Ozan Amed, “Sanat duygusunu geliştirmek için, Kürtlük duygusunu dünyaya haykırmak isteyen tüm sanatseverler bu tür projelerini tasarlayabilmelidirler” diyor.
Mir Multimedia’dan çıkan ‘Hesreta Welat’ albümünün aranjesi Memo Gül’e ait. Ömer Arslan, Fethi Ak, Apo Şakar, Serhan Yastıman, Eser Gül, Ali Yılmaz, Memo Gül, Ertan Tekin, Burhan Elmaz, Berker, Sinan Acar, Yaşar Başözdeş, Koma Wî ve Zozan Zudem’in enstrüman ve sesleriyle destek verdikleri albümde, “Dara bê nav, Hasret, Newroz, Çima Dayê, Heval, Yarê, Şevbaş, Yar gulê, Helala min, Bingolê-Wey bavo” adlı şarkılar yer alıyor.


MEHMET SUKAYA - DÜSSELDORF