1930'da Ağrı'daki isyandan kaçarak çevre köylere sığınan ve katledilen 15 bin kişi arasında dedesi ve amcaları da bulunan Ulugana, Meclis İnsan Hakları Araştırma Komisyonu'na sunduğu dilekçe ile 44 köyden 14 bini aşkın köylünün öldürüldüğü Zîlan Katliamı'nın aydınlatılmasını istedi. Sedat Ulugana, "Başvurum kabul edildi. Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca, bütün siyasi iktidarların Kürt sorununa bakış açısı aynıdır. Arada pratiksel farklar vardır; bir iktidar az öldürmüştür, diğer bir iktidar çok öldürmüştür. Dersim'i dile getiren AKP iktidarı, orada CHP'nin oylarını çalmayı hedeflemiştir. Fakat Zîlan'da CHP hemen hemen hiç varlık göstermediği için, Zîlan Katliamı iktidar tarafından hiç dillendirilmemektedir. Kısacası Kürtlerin kanı üzerinden Türkiyeli siyasilerin rant hesabı var. Amaçları katliamı aydınlatmak değil. Eğer gerçekten bu işi yaparlarsa bütün arşivimi, katliam fotoları dahil sunmaya hazır olduğumu belirttim. Başvuruyu yapmamdaki amaç, Zîlan konusundaki samimiyetlerini ölçmektir" dedi.
Zîlan ve Hacıderi Deresi mıntıkalarında 44 köyden 14 bini aşkın köylünün askerlerce kurşuna dizilerek öldürüldüğünü belirten Ulugana, dilekçesinde şu ifadelere yer verdi: "Zîlan Deresi ve Hacıderi Deresi mıntıkalarında 44 köyün ahalisinin Nevala Fede, Cebeli, Mılk, Mirşud isimli yerlere askerler tarafından kafile kafile getirilip kurşuna dizilmesi, yöre halkı nezdinde hala ağıtlar eşliğinde dillendirilmektedir. Dönemin yarı resmi gazetesi olan Cumhuriyet Gazetesi'nin 13 Temmuz 1930 tarihli nüshasında 15 binden fazla insanın öldürüldüğü söylenmektedir. Genelkurmay'ın geçmiş senelerde yayınlamış olduğu Kürt İsyanları adlı kitap serisinin Zeylan babında 1000 kadar isyancıdan bahsedilmektedir. Bütün isyancıların öldürüldüğünü farz edersek yine de 14 bin civarında sivilin öldürüldüğü anlaşılıyor."

SUNA KÖSE / LONDRA