KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürdistan Ulusal Kongresi’nin (KNK) ulusal birlik için yaptığı çağrıya olumlu yanıt vererek, gereklerini yerine getirmeye hazır olduklarını, bunu da pratikte göstereceklerini açıkladı.

Fırsatlar kadar tehlikenin de var olduğu günümüz koşullarında Kürtlerin birliğinin yaşamsal önemine dikkat çeken KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kürtler, ortak hareket ettiği takdirde büyük kazanacak ulus haline gelecektir.  Kürtlerin birliklerini sağlamaları ve ortak hareket etmeleri zorunludur” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından yapıla yazılı açıklamada, 20. yüzyıl Ortadoğu siyasi dengeleri ve statüsünün, Kürdistan’ı dört parçaya böldüğü, başta Bakurê Kurdistan olmak üzere Kürt halkı üzerinde soykırımcı sömürgeci politikalar yürütüldüğü hatırlatıldı. Kürt halkının bu soykırımcı sömürgeciliğe her itirazı ve direnişinin,  katliamlar, idamlar, köylerin yakılıp yıkılması, milyonlarca Kürt’ün yerinden sürülmesiyle karşılaştığı belirtilen açıklamada, “20. yüzyıl Kürtler için katliam, zulüm, yerinden yurdundan edilme, siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel soykırımla geçti. Kürt halkı bu soykırımcı politikalara karşı tüm yüzyıl boyunca direnip var olma mücadelesi verdi” denildi.

Kürtler için imkanlar oluşunca

Kürt halkının, ağır bedellerle sürdürdüğü özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle 21. yüzyıla ideolojik, siyasi, toplumsal, kültürel ve askeri olarak güçlenerek girdiğine işaret edilen açıklamada, 20. yüzyıl dengelerinin ve Ortadoğu statüsünün dağıldığı, yeni siyasal dengelerin ve statü mücadelesinin yürütüldüğü döneme Kürtlerin siyasi, örgütsel ve askeri olarak güçlü girmeleri büyük kazanma imkanları ortaya çıkardığı vurgulandı.

Kürt düşmanları saldırılarını artırdı

Kürtlerin, Ortadoğu’da süren 3. Dünya Savaşı’ndan güçlenerek çıkacağını gören Kürt düşmanı gerici güçlerin, Kürt halkının özgürlük mücadelesine yönelik saldırılarını artırdığına işaret edilen açıklamada, şöyle devam edildi: “Kürt düşmanlığında öncü Türk devleti dinci-milliyetçi AKP-MHP faşist ittifak gücüyle her yerde Kürtlerin kazanımlarını hedeflemektedir. Bakurê Kurdistan’da şehirleri yakıp yıkarak, Kürt siyasi güçleri, yurtseverleri ve demokratik güçlerine her gün saldırarak, işkence yapıp tutuklayarak tam bir soykırım politikası yürütmektedir. Başûrê Kurdistan halkının siyasi iradesini hiçe sayıp her türlü baskı ve saldırıyı yürüttüğü gibi ordusuyla, istihbaratıyla, ajan örgütleriyle işgalini her geçen gün yaygınlaştırmak istemektedir. Türk devletinin soykırım politikalarına karşı özgür Kürt’ün duruşunu gösteren Mexmûr’a ve Êzîdî Kürtlerin özgür ve demokratik yaşam kurma mücadelesi yürüttüğü Şengal’e sürekli hava saldırıları yapmakta, insanlarımızı katletmektedir.

Kürt düşmanlığına dayalı ittifak

AKP-MHP faşist iktidarı, Kürt düşmanlığını en açık biçimde Efrîn’in işgalinde, Rojava’ya ve Kuzey-Doğu Suriye’ye gösterdiği saldırganlıkta ortaya koymaktadır. İzlediği politika ve her günkü söylem ve uygulamaları Kürtlerin nerede bir kazanımı varsa üzerine gidip ezme yönündedir. Bu amacını defalarca gizlemeden ortaya koymuştur. ‘Kobanê ve Kerkük Kürt şehirleri değildir, Lozan Anlaşması başarısızlıktır’ diyerek Başûrê Kurdistan ve Rojava’nın Türk uluslaşmasının yayılma alanı olduğunu ifade etmiştir. Tüm dağlık alanları ele geçirip ovaya kadar gideceğiz, diyerek Başûrê Kurdistan’ı tümüyle işgal edeceğini açıkça ilan etmiştir. Türk devleti bu politikalar temelinde bölgedeki tüm Kürt düşmanlarıyla ilişki ve ittifak içine girmektedir. DAİŞ’i destekleyip Kürtlerin üzerine sürerek Kürtlerin Başûrê Kurdistan ve Rojava’daki kazanımlarını ortadan kaldırmayı hedeflemiştir. Başûrê Kurdistan’da gerçekleşen bağımsızlık referandumu ve Kerkük krizi sırasında Türk devletinin Kürt düşmanı tutumu, AKP iktidarının bu doğrultudaki politika ve söylemleri hala sıcaklığını korumaktadır.”

Kürtlerin birliği zorunludur

Başta Türk devleti olmak üzere Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmak isteyen güçlerin en fazla da Kürt siyasi partilerinin ve hareketlerinin birlik olamayışından yararlandığının altı çizilen açıklamada, hatta Kürt siyasi hareketlerini karşı karşıya getirip savaştırmak istediği vurgulandı. Halbuki fırsatlar kadar tehlikenin de var olduğu günümüz koşullarında Kürtlerin birliğinin yaşamsal önemine dikkat çekilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “Kürtler, ortak hareket ettiği takdirde mevcut koşullarda başta demokrasi ve özgürlükler konusunda olmak üzere her bakımdan büyük kazanacak ulus haline gelecektir. Mevcut parçalanmışlık devam ettiği takdirde sadece önümüze çıkan büyük fırsatlar kaçırılmayacak; elde edilen kazanımlar da kaybedilecektir. Tüm bu gerçeklikler Kürtlerin birliklerini sağlamayı ve ortak hareket etmeyi zorunlu kılmaktadır.

Beklentiye cevap sorumluluğu

Bu konuda tüm siyasi partilere, siyasi hareketlere, aydınlara, sanatçılara, demokratik toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Kürdistan’ın 4 parçasındaki halkımız da bizlerden böyle bir tutum beklemektedir. Yurtsever siyasi partiler, hareketler, demokratik toplum kuruluşları, yurtsever demokratlar olarak halkımızın bu beklentilerine cevap olma sorumluluğumuz vardır.

KCK olarak KNK’nin çağrısı ve halkımızın özlemlerine her biçimde cevap olacağımızı ve bu çağının gereklerini yerine getirmeye hazır olduğumuzu, bunu da ortaya koyacağımız tutum ve pratiklerle göstereceğimiz sözünü veriyoruz. Bu temelde KNK toplantısına katılan tüm partileri, siyasi kişilikleri, yurtsever demokratik şahsiyetleri Kürt halkının birliği için gösterdikleri çabalarından dolayı kutluyor; halkımızın özlemi olan ulusal birliği ve ortak mücadeleyi sağlama çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.”

 

 ANF/BEHDİNAN