Umut hayatta kalmak, yaşamak, çoğalmak, başarmak, sevmek, sevilmek, sevindirmek, memnun ve mutlu olmak için gerekli olan karanlığa karşı gelecek ışığıdır.
Umudun bittiği yani ışığın söndüğü an yaşam bitmiştir. Artık her şeyin sonu her şeyin bittiğidir. O ana kadar var olan varlık, umuduğu bittiği an artık yoktur.
Umut ışığının mum ışığı kadarı bile bir canlının hayatta kalmasına, sabır etmesine, dayanmasına , araştırmasına, uğraşmasına ve kavgasında ölümü göze almasına, hatta öldürmesine yeter.
Umut ışığı yok edilme korkusunu yenmek için çok önemlidir.
Ölme korkusu umut ışığı karşısında erir, zayıflar ve yok olur.
Umut ışığı yaşam isteğini artırır, cesaretlendirir ve kuvvet verir.
Beyin umudu farkedince yaşamın devamı için bütün bilgilerini ve tecrübelerini ortaya çıkarır. Bu yetmez ise beş duyusunu ve bütün bedeni harekete geçirterek araştırır. Bir kurtuluş yolu bulmaya, başarmaya çalışır. Daha önce korku karşısında neredeyse durmuş, donmuş olan beyin umut ışığı ile canlanır, en yüksek tempoda çalışır.
Umutlu beyin yaratıcı olur. Hayatta kalmak için çeşitli çareler arar, değerlendirir ve inanırsa pratiğe koyar.
Tarihte en büyük buluşların (icatlar) savaş zamanlarında olması tesadüf değildir.
Yıllardır yok olmayla, ölümle karşı karşıya kaldıkları halde hayatta kalan Kürt halkı bunu özgürlük umutlarına sarılarak başarmıştır. En küçük umut ışığını değerlendirmiş, bedel ödemiş ve sonunda biraz daha özgür olarak hayatta kalmıştır. Ağır bedeller ödedikleri halde umutlarını hep korumuş, korkularını yenmiş ve defalarca ayağa kalkmıştır.
Umudunu canlı tutmak, özgürlüklerini arttırarak insanca yaşamak ve hayatta kalmak için on binlerce Kürt ölüme gitmiş, binlercesi sevdiklerinden, yurdundan olmuş, çiçek tohumları gibi dünyaya serpilmiştir.
Hayatta kalma, özgürce yaşama arzusu devamlı umutlarıyla yoğrulmuş ve yeniden yeşermiş, ayağa kalkmışlardır.
Umutlarının verdiği kuvvet, cesaret ile başarıları artmış ve her gün özgürlüğe biraz daha yaklaşmışlardır.
Güney Kürdistan‘da federal bir yapıyı kurdular! Kuzey'de de sömürgecileri zorlarken, Batı'da demokratik kantonlar yapılandırdılar.
Özgürlük ve insanca yaşam meyvelerini toplamaları umutlarını daha da çok arttırdı. Kürtlerin demokratik yaşam arzusu ve başarılarını etrafındaki antidemokratik, despot sömürgeciler kabul edemiyorlar. Bu başarıya karşı her türlü hainliği, zalimliği deneyerek korku salmaya çalışıyorlar. İstedikleri korkuyu yaratıp Kürtlerin umutlarını kıramayınca da dünyadaki psikopat ve sosyopatları toplayarak en ağır silahlarla donattılar.
Bu sosyal ortamda yer bulamayan, acıma ve pişmanlık hissi olmayan toplumdışı psikopatlar insanlardan intikam almak ve kendilerini vahşetleriyle gösterip tatmin olmak için sömürgecilerin teklifine sevinerek geldiler.
Toplumda değer göremeyen bu varlıklar kendilerine verilen silah, para ve serbest katillik ortamında kendilerini kahraman görmeye başladılar. Her insan kafasını kestiklerinde, her kadına zorla sahip olduklarında duydukları zevkle daha çok canavarlaştılar.
Karşılarında herkesin korkup kaçması da onları daha çok sevindirdi. Patronları her defasında daha çok para verip sırtlarını okşadılar. Sömürgeci patronları seviniyorlar ve emellerine kavuşacak günleri bekliyorlardı. Ama Kürtler umutları sayesinde dünyanın korktuğu canavarlardan korkmuyorlardı. Korkmadıklarını gösterip direniyorlardı.
Katillerin patronları bunu hazmedemediler ve Kürtleri en zayıf yerlerinde; Kobanê‘de bütün güçleriyle sıkıştırdılar. Kobanê halkı onlara ve bütün dünyaya korkmadıklarını gösterip direnmektedir. Onların bu tutumu dünyadaki bütün Kürtlerin birlikte dayanışmalarına da sebep oldu.
Artık dünya Kobanê‘yi tanıyor. Utanarak ama imrenerek seyredenler de suçluluk duyguları artıyor. Kobanêlilerin masallardaki gibi canavara karşısındaki onurlu, korkusuz ve kahramanca direnişi dünyaya örnek oluyor.
Kobanê duyguları yok olmuşlarda yeniden utanma gibi insanca duygular uyandırdı. TV kanalları Kobanê‘den devamlı bahsederken onlar umutla, korkmadan hayatta kalmak için kendi savunma metodlarını ve araçlarını yaratmaya devam ediyorlar.
Umutlarının verdiği yaşam arzusu onları başarıya ulaştıracaktır ve Kürtler mutlaka özgürce ve insanca bir yaşama kavuşacaklardır. Gelecekte (yakın gelecekte) Kürtler gurur, onur ve umutlarıyla mutlu sömürgeciler saklanarak, korkarak yaşayacaklardır.
* Psikiyatrist ve Psikoterapist