
İstanbul’daki Karşı Sanat’ta açılan ve Türkiye’nin içinden geçtiği sürece, yakın geçmiş ile geleceğe dair kayıpları ele alan “Kayıpta Saklı” sergisi, altı kadın sanatçının; küresel iklim değişikliğinden Roboski’ye, köy boşaltmalardan Taksim Meydanı’na uzanan eserlerini kapsıyor.
Arzu Yayıntaş, Canan, Evrim Kavcar, Fulya Çetin, Nalan Yırtmaç ve Neriman Polat, artık aramızda olmayan kayıpları hatırlatmak, anlatmak, adlandırmak ve yeniden yeniden konuşmak için bir araya geliyor. Sergideki eserler her ne kadar yakın geçmişe bir bakış atsa da; geçmişin bugünden farklı olmadığı yanları ortaya koyuyor. AKP’nin iktidara geldiği yıldan bu yana artık sistematik bir hale gelen “İstikrarlı” şekilde yaşanan ölümler ve talanların kaybettiklerinin peşine düşüyor altı kadın sanatçı.
Sanatçılar çalışmalarında, kaybedilene ağıt yakmaktan ziyade orada bir yerlerde “saklı” umudun peşine düşüyor. Kaybedilenlere duyulan saygı, bu çerçevelenmiş karanlığın içindeki hayatı çıkarmaya benzetiliyor. Zira “Kayıpta Saklı” da kendini “hayatta kalmakla ilgili bir sergi” olarak tanımlıyor.
Dimdik bir yumruk
Sergide yer alan Arzu Yayıntaş’ın “Uyanış /Awakening” adlı video çalışması, Taksim Meydanı’nda yumruğu havada kırmızılı bir kadınla açılıyor. Taksim anıtı önünde havaya kalkmış bu yumruk kısmen Gezi’yi simgelese de asıl olarak, 10 Ekim’deki Ankara patlamasında hayatını kaybeden Ali Kitapçı’nın cenazesindeki, eşi Emel Kitapçı’nın yumruğunu temsil ediyor. Sanatçı Yayıntaş, Gezi’den 10 Ekim’e bir bağlam kuruyor bu yumrukla. Tüm kayıpların içinden yükselen bir umut ve hayatta kalma direncini anlatıyor. Sonrasında meydan sarmaşıklarla kaplanıyor. Arzu Yayıntaş, 76 saniyelik bu çalışmada uyanışı, toplumsal olaylardaki kayıplardan umudun yeşerttiği doğaya bütünlüyor.
Arzu Yayıntaş ve Neriman Polat’ın birlikte yaptığı sunta üzerine 3322 çivi ile yazılmış “İSTİKRAR” çalışması da; 2015’te sokağa çıkma yasakları ve bombardımanda öldürülen 295 sivil, 204 Güvenlik Görevlisi, 414 Kadın (erkekler tarafından öldürülen), 706 Mülteci (Türkiye sularında) ve 1703 İşçiyi (iş cinayetlerinde ölen) anlatıyor. AKP’nin sadece son 1 yılında öldürülen bu insanların, ekonomik ve siyasal istikrar adına üstü kapatılan kayıplar olduğuna dikkat çeken çalışma, yası tutulmayanın yasını tutan ve bu toplumsal acıyla başa çıkmanın yollarını arayan bir eser.
Nalan Yırtmaç’ın Roboski’de yitirilenler için hazırladığı “Defter” adlı çalışama her sayfasını bu katliamda öldürülenlere ayrılıyor. Yine Yırtmaç’ın perde üzerine stencille yaptığı isimsiz çalışması da 90’larda boşaltılan köylerde şiddete tanık olan ve maruz kalan çocukların; artık bir yetişkin olarak bugün şehirlerdeki savaşı yaşamalarını ve nesilden nesile aktarılan öfke ve barış isteğinin yansımalarını anlatıyor.
SUZAN DEMİR