Onlar şimdi Kobanê‘den gelecek zafer haberini ve topraklarına dönecekleri günü bekliyor. DAİŞ çetelerinin saldırılarının ardından Kobanê’nin Girbenaw köyünden Suruç’a göç etmek zorunda kalarak Suruç’ta çadır kentlerde yaşayan Ramazan ailesi de Kobanê’ye dönecekleri günü dört gözle bekliyor. Her gün Suruç’tan Alizer köyüne gelen Velid Ramazan, kardeşi Newde Ramazan ve 5 çocuğu, ellerinde dürbünle köylerini izleyip DAİŞ çetelerinden temizleneceği günü iple çekiyor.
Suruç’ta çadır kentte kalan Velid Ramazan her gün köyleri Girbenaw’a bakmak için 20 kilometre yol kat ederek Alizer Köyü’ne geliyor. Elinde dürbünle köyünü izlerken, “Buradan işgal altındaki köyümüzü izlemek öyle zor ki” diyerek üzüntüsünü dile getiren Ramazan, “Bir gün köyümüze mutlaka geri döneceğiz ama köyüme her gün bakmadan da olmuyor” diye ekliyor. 

Bir gün bile beklemeyiz

Ramazan’ın kızkardeşi Newda Ramazan da 5 çocuğuyla birlikte her gün köyünü izlemek için Alizer’in yolunu tutuyor. Ramazan, “Özlüyoruz topraklarımızı, zafer haberi gelince bir gün bile beklemeyiz, döneriz” diyor.

Çocukların özlemi bir başka

Çocuklar için köylerinin özlemi ise daha büyük. Onlar arkadaşları ile oynadıkları sokaklarda yeniden oyun oynayacakları günü bekliyor. Dürbün elinde tek tek kardeşlerine oyun oynadıkları sokakları gösteren Merwan Ramazan, “Özlemez olur muyum. Köyümüze döneceğiz. Yine aynı sokaklarda oynayacağız” diyor.

Okuluna uzaktan bakıyor

Kendisi gibi ailesiyle birlikte Suruç’a bağlı Mehser Köyü’ne yerleşen 8 yaşındaki Mahmut İbrahim ve 10 yaşındaki Miçê İmam ile birlikte, Kobanê’nin Kanîya Kûrda bölgesinde yaşayan üç çocuktan biri olan 12 yaşındaki Mustafa İmam, saldırılar nedeniyle 4. sınıfına gittiği ve terk etmek zorunda kaldığı okulunu özlediğini söylüyor. “Evimi, okulumu, mahallemi en çok da birlikte oyun oynadığım arkadaşlarımı çok özledim. Allah’ın izniyle YPG onları oradan çıkaracak ve ben arkadaşlarımla tekrar okula gidecek ve oyun oynayacağım” diyerek, umudunu diri tutuyor. Yanındaki kendinden küçük iki arkadaşına babasına ait bakkaliye dükkanının yerini tarif etmeye çalışan Mustafa, “Kobanê’nin her tarafı gibi o da yıkılmış ama sorun değil, gider yeniden yaparız” diyor.

Daha görkemli yapacağız

Suruç sınır hattındaki çadırlarda bir araya gelerek birbirlerinin acılarına ortak olan Kobanêli anneler de geri dönecekleri günün hayalini kuruyor. 55 yaşındaki Sêdika Cuma, şu inancını paylaşıyor: “Geceleri gözüme uyku girmiyor. Tek inancım YPG/YPJ’nin direnişidir. Bu direnişe olan inancımla Kobanê’ye geri döneceğim günü bekliyorum.”
Geri döneceği günlerin hayalini kuran Cima, “Her ne kadar taş üstende taş kalmasa da topraklarımıza döndüğümüz zaman evlerimizi yeniden inşa edeceğiz, daha görkemli yapacağız. Kobanê’yi baştan sona inşa ederek süsleyeceğiz” diyor.

Kobanê Kürdistan’ın kalesidir

Çetelerden hiçbir zaman korkmadıklarını dile getiren Dindê Hemî (62) adlı anne ise YPG ve YPJ’ye engel olmamak ve onların savaş alanını genişletmek için Kobanê’yi terk etmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. Kobanê’nin dört parça Kürdistan’dan yola çıkarak gelen Kürt gençlerinin özverisiyle savunulduğunu vurgulayan Hemî, şu mesajı veriyor: “Kobanê asla ama asla Kürt halkının düşmanlarına yar olmayacaktır. Dünya üzerinde tek bir Kürt kalana kadar Kobanê bizimdir. Hiçbir güç Kobanê’yi bizden alamaz. Kürt gençleri canlarını göze alarak Kobanê’de savaşıyor. Şunu çok iyi bilsinler; Kobanê Kürt halkınındır. Kobanê Kürdistan’ın kalesidir.”


 DİHA/URFA