28 Aralık’taki insanlık dışı Roboskî katliamının sorumluları hala gizleniyor. Hükümet de konuyu örtbas edip unutturmaya çalışıyor. Bu nedenle sosyal medyada duyarlı insanlar “Unutursak Kalbimiz Kurusun” sloganıyla “Roboskî’yi unutma”  kampanyası yürütüyorlar. Bu kampanya nedeniyle geçmişi gözümün önünden geçirdim de, unutulmayacak olan neler yaşanmış, neler...
Daha TC kurulmadan 28 Ocak 1920’de TKP kurucuları olan Mustafa Suphi ve arkadaşları Karadeniz’de hançerlenip katledilmiş. Katillerin elebaşı olan Topal Osman, Mustafa Suphi’nin Rus eşi Maria’yı sağ bırakıp kendisine metres yapmış. Maria bütün zorluklara rağmen kaçmaya kalkışınca onu döverek Rize dolaylarındaki serserilere satmış. Bu sarhoş serseriler tarafından bir içki aleminde öldürülmüş.
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
Koçgiri’de, Piran’da, Ağrı’da, Dersim’de özgürlük isteyen Kürt halkı toplu kıyımlarla ezildi. Katledilen on binlerin mezarı bile yok. Direniş liderleri olan Şeyh Sait, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezarları da belli değil.
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
68 kuşağının önderleri olan Vedatlar, Taylanlar, Nailler, İlkerler ve binlercesi Demirel devletinin kontrgerilla çeteleri tarafından katledildi. 12 Mart faşist cuntacıları ise Mahirleri Kızıldere’de paramparça ederek katlederken, Denizleri dar ağacına çekti. İbrahim Kaypakkaya’yı işkencede parça parça parçalandı.
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
Yine Demirel’in başbakanlığında işçilerin Taksim’deki 1 Mayıs 1977 kutlamasına saldıran kontrgerillacı faşistler 37 işçiyi katletti. Katiller hala serbest.
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta Alevi halka yönelik katliamlarda çocuklar, hamile kadınlar, yaşlı ve özürlü insanlar dahil yüzlerce insan katledildi. Katilleri hala serbest, bazıları milletvekili bile oldu. Bu cesaretle daha sonra Sivas’ta Madımak otelinde 35 canı diri diri yaktılar, Gazi mahallesinde göz göre göre katliam yaptılar.
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
12 Eylül faşist darbesine karşı direnen yüzlerce devrimci işkencelerde, idam sehpalarında ve yargısız infazlarda katledildi. Necdetleri, Serdarları, 17 yaşında asılan Erdalları unutma! Amed zindanlarında üç kibrit çöpünü tutuşturup yaşamına son veren Mazlum’u, bedenlerini tutuşturan “Dörtler”i, ölüm orucu direnişleriyle düşmanı titreten Kemal Pirleri unutma!
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
Özgürlük hareketinin savaşçıları yıllardır katledilip cenazeleri parçalanarak Newala Qesaban ve diğer derelere, mağaralara atıldı. Yirmi bine yakın insan kaçırılıp katledildi. Hala cenazeleri kayıp. Cumartesi anneleri- Dayikên Şemiyê yaşlı gözlerle “çocuğumun bir kemiğini bulsam, razıyım” diyerek arıyorlar.
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
“Taş atan çocuk” dedikleri çocuklarımızı -örgüt üyesi olmasa bile örgüt üyesi gibi- cezalandırmak için TMK çıkardılar. Okul ve oyun çağındaki çocuklarımız ya yaşından çok kurşunlarla katlediliyor ya da yaşından çok yıllık hapis cezasına mahkum ediliyor. Pozantı cezaevinde görüldüğü gibi çocuklarımız oralarda “devlet güvencesinde” tecavüze uğruyor. Bunu yapsan alçaklar bir de rezaletleri örtbas ediyorlar.
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
Özgürlük mücadelesini sürdüren binlerce siyasetçi ve aydın zindanlarda. Halkın seçtiği vekiller, belediye başkanları, il genel meclisi üyeleri zindanlarda direniyorlar.
Onları unutma! Unutursak kalbimiz kurusun!
Sayın Öcalan 13 senedir hücre zulmüne direniyor. 8 aydır tamamen tecrit altında. İnsanlık ve hukuk dışı bir zulüm alenen sürdürülüyor. Öcalan üzerindeki tecrit ve zulüm Kürt halkı ve tüm ezilenler üzerinde tecrit ve zulüm demektir. Bu nedenle zindanlardaki dört vekil ve 400’den fazla özgürlük savaşçısı “Öcalan’a özgürlük, Kürt halkına siyasi statü” istemiyle açlık grevine başladı. Avrupa başkentlerinde de bu amaçla başlayan yürüyüş ve açlık grevleri de yaygınlaşıyor. Komplonun 14. yılına girerken “Öcalan’a, Kürt halkına ve ezilenlere özgürlük” acil istemimizdir.
AKP faşizminin amacı geçmiştekinden daha kanlı katliamlarla-tasfiyelerle geçmişi unutturmaktır. Halklarımız ise bugünkü katliam girişimlerini püskürterek geçmişteki katliamların hesabını da soracaktır.
“unutursakKalbimizKurusun... Roboskî’yi unutma!