Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Halkların Demokrasi Partisi (HDP), İnsan Hakları Derneği (İHD), Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCD-E), Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM), Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon) yaptıkları yazılı açıklamalarla; 19 Aralık 2000 yılında 30 tutsağın katledildiği saldırı; 19-28 Aralık 1978’de resmi rakamlara göre 111 Alevinin katledildiği Maraş Katliamı ve 2. yıldönümü yaklaşan çoğu çocuk 34 kişinin katledildiği Roboskî Katliamı'nı lanetledi.

"19 Aralık, insanlık suçunun işlendiği, insani değerlerin yitirildiği, Türkiye tarihinin utanç verici günlerinden bir gündür" denilen DTK açıklamasında, katliamların Türkiye'nin tekçi ve güvenlikçi anlayışının sonucu olduğu kaydedildi. DTK, "Maraş'ta Alevi yurttaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen, insanlık suçu olan bu katliam, tekçi, inkarcı zihniyetin bir sonucudur. Bu tekçi ve inkarcı zihniyet, daha sonra Çorum'da, Sivas'ta, Amed'te, Şırnak'ta, Gazi'de, Gezi'de, cezaevlerinde, Roboskî'de, Gever'de ve bu ülkenin birçok yerinde kirli ve katliamcı yüzünü defalarca göstermiştir" dedi. "Yargılanmayan, hesabı sorulmayan her katliam yeni katliamların habercisidir" diyen DTK, "Türkiye için utanç tablosu olan ve tarihinde kara bir leke olarak kalacak olan bu katliamlara kendine insanım diyen herkesin karşı durması hem insani hem de vicdanı bir görevdir. Bu ve benzeri katliamların bir daha yaşanmaması için bu ülkenin yurttaşları bir bütün olarak insanlık suçu olan katliamlara dur diyebilmelidir. Karşıtlaştırmak, kamplaştırmak isteyen katliamcı zihniyete zemin olmamak için bu kirli politikalara karşı duruşunu göstermeli ve sesini yükseltebilmelidir" çağrısında bulundu. DTK, "Karanlıkların aydınlatılması, katillerin yargılanması, tüm farklılıkların kendi kimliği ve rengiyle eşit ve özgürce yaşaması için herkesi ve herkesimi ortak demokratik mücadelede buluşmaya ve demokratik direnişi büyütmeye davet ediyoruz" dedi. 


BDP: Geçmişle yüzleşilmeli
BDP Eşbaşkan Yardımcısı Yüksel Mutlu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Maraş’ta 35 yıl önce başlayıp, bir hafta boyunca süren katliamda yüzlerce Alevinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı belirtildi. Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesine dikkat çekilen açıklamada, "Etnik, mezhepsel, dini kimlik farklılıklarına dayalı şiddet olaylarının sürmesi, yazılı ve görsel basının her köşesinden nefret söylemleri yaymayı sürdürmesi, bu saldırılara motivasyon oluşturan zihniyetlerle devlet ve toplum katında gereğince hesaplaşılamadığını göstermektedir” denildi. Bu coğrafyada ayrımcılığa uğrayan tüm toplumsal kesimlerin Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin ve diğerlerinin sorunlarının çözülmesi için atılması gereken ilk adımın geçmişle yüzleşmek olduğuna da vurgu yapılan açıklamada, ancak hakikati ortaya çıkararak ve mağdurlardan özür dileyerek, sürecin tamamlanabileceği kaydedildi.
BDP açıklamasında, "Maraş’ta, Çorum’da, Dersim’de, Kürdistan ve Anadolu’nun dört bir köşesinde yaşanan insan hakları ihlalleri ve insanlık suçlarına karşı gönül rahatlığıyla ve kekelemeden 'Bir daha asla!' diyemeyenler sadece Alevilerin değil tarihsel olarak mağduriyet yaşayan tüm kesimlerin süregiden devlet şiddetinden de sorumludurlar" ifadelerine yer verildi. Açıklamada son olarak, şu mesaj verildi: "Maraş’ı, 19 Aralık’ı, Roboskî’yi ve bunlar gibi katliamları ne unutalım ne de unutturalım...”

HDP: Hakikat Komisyonu kurulmalı

HDP Eşbaşkanları Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel imzasıyla yapılan açıklamada, şunlar belirtildi: "Geçmişlerindeki acı olaylarla yüzleşemeyen toplumların, demokratik ve ortak bir geleceği inşa edemeyeceklerini düşünüyoruz. Gününde gereğini yapamayan ve adaletin yerini bulmasını sağlayamayan devlet Alevilere ve tüm topluma karşı özür borçludur. Meclis bünyesinde kurulacak bir Hakikat ve Adalet Komisyonu'nun, Maraş Katliamı ve tarihimizdeki tüm insan hakları ihlalleri ve insanlık suçlarını aydınlatmak için çalışmasının böyle bir yüzleşme ve tanıma süreci için iyi bir başlangıç olacağını düşünüyoruz. Benzeri insanlık suçlarının tekrarlanmaması için şart olan, devletin toplumdaki farklı kesimlere eşit değer veren ve bunu uygulayan bir anlayışta olmasıdır. Oysa ki AKP Hükümeti bu yıl da Maraş Katliamı'nın Maraş'ta anılmasına izin vermeyerek zihniyetini açığa vurmuştur."

İHD: Failleri yargılansın

Cezaevi katliamının gerçekleştiği günü 19 Aralık Cezaevlerinde İnsan Hakları İçin Mücadele ve Dayanışma Günü olarak ilan eden İHD, dün Ankara Ulucanlar Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.
Türkiye'nin hapishaneler konusunda karanlık bir geçmişe sahip olduğunu söyleyen İHD Ankara Şube yöneticisi Cengiz Mendillioğlu, cezaevlerinde dünü aratmayacak uygulamaların devam ettiğini belirtti. 19 Aralık 2000 tarihinde Türkiye'de 20 cezaevinde yapılan operasyona tüm Türkiye kamuoyunun şahit olduğunu kaydeden Mendillioğlu, "İnsanlık, yüzlerce tutuklu ve hükümlünün maruz kaldığı şiddete, yanmış vücutlara, cezaevlerinde yükselen alevlere tanık oldu. İkisi asker toplam 32 insan yaşamını yitirdi, yüzlerce insan ise yaralandı" diye konuştu. Mendillioğlu, 19 Aralık katliamının üzerinden yılların geçtiğini hatırlatarak, "Yetkili makamlara bir kez daha sesleniyoruz: Failleri yargılanıp cezalandırılana kadar 19 Aralık katliamını unutmayacağız. Asılsız iddialarla gözaltına alınan gençleri unutmayacağız. Ne 19 Aralık 2000 ne de bugün insan onurunu çiğnediğiniz cezaevlerini unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.

KCD-E: Birlikte mücadele etmeliyiz

KCD-E tarafından yapılan açıklamada, "Kürt halkı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren ulusal dili, tarihi, kimliği, coğrafyası, sanat ve kültürüyle birlikte, fiziksel olarak da sistematik şekilde soykırıma uğratılıyor. Koçgiri, Şeyh Sait, Dersim, Ağrı, Sason ve Zilan’la devam ettirilen bu trajedi, özellikle Aralık ayının son haftasında yaşanan Maraş ve Roboskî katliamlarıyla yakın zamanda hafızalarda tazeliğini koruyor" denildi. Katliamcılardan hesap sormanın kendine insanım diyen herkesin sorumluluğu olduğu vurgulanan açıklamada şunlar belirtildi: "Başta halkımız olmak üzere, Avrupa’da da tüm demokrat, ilerici, vicdan ve ahlak sahibi herkesi, Kürdistan ve Türkiye’deki tüm katliamlara karşı ‘Maraş’tan Roboskî’ye Katliamlara Son!’ sloganı altında, Aralık ayının son haftası boyunca, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Avrupa kamuoyu, sivil  toplum kuruluşları ve medyasından da duyarlılık ve destek bekliyoruz."
KCD-E, Roboskî Katliamı'ndaki istihbarat ve silah-teknik desteğini itiraf eden ABD yönetimi ve NATO başta olmak üzere, suskunluklarıyla Türk devletinin katliamcı uygulamalarına onay ve cesaret veren Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası güç ve kurumları da kınadı.

ABDEM: Farklılıklara güvence

ABDEM, Maraş Katliamı'nın 35. yıldönümünde katliam kurbanlarını anarak katliamı gerçekleştiren güçleri lanetledi. Türkiye’nin yakın tarihinin Maraş Katliamı gibi dosyası kapatılan ve failleri ortaya çıkarılmayan birçok olayla dolu olduğunun belirtildiği açıklamada aynı katliamcı zihniyetin bugün de devam ettiği kaydedildi. Faşizan zihniyetin her alanda gerçekleştirdiği ayrımcılıkla kendini gösterdiğinin ifade edildiği açıklamada şu taleplerde bulunuldu: "Aradan geçen 35 yıla rağmen katliamın gerçek sorumlusu olan derin devlet ve gerçekleştirdiği katliamın belgeleri devletin gizli arşivlerinde saklanmaktadır. Bu arşivler açılmalıdır. Türkiye, Maraş'tan Roboskî'ye gerçekleştirilen bütün katliamlarla yüzleşmelidir. Bu yüzleşme sağlanmadan toplumsal adalet ve barış inşa edilemez. Türkiye, farklı inanç ve kimlikleri tanımalı, anayasal güvenceye almalıdır. Bu sağlanmadan onurlu bir barış ve ortak gelecek kurulamaz. Devlet ve AKP Hükümeti, günümüzde Alevilik inancını ve kültürünü sistemiçileştirme politikalarından vazgeçmiş değil. Sözde Alevi Açılımı adına yaptığı politikalarla yeni bir asimilasyon projesi devreye koymuş bulunmaktadır. Bu politikalardan vazgeçilmelidir. İktidarın ve devletin inkarcı, asimilasyonist politikalardan vazgeçerek, Türkiye’nin demokratikleşmesi için Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurarak tarihsel bir yüzleşme sağlanmalıdır."
ABDEM, 21 Aralık'ta Maraş'ta gerçekleştirilecek olan anma ve cemevi temelinin atma törenine de katılım çağrısı yaptı.
 
AvEG-Kon: Ortak acımızdır

AvEG-Kon da yaptığı yazılı açıklamayla Maraş, cezaevi ve Roboskî katliamlarının sorumlusunun Türk devleti olduğunu belirtti. Her üç katliamın baskı ve sömürü sistemine karşı özgürlük ve sosyalizm mücadelesi veren devrimcilere, demokratik hakları ve inanç özgürlüğü için mücadele eden Alevilere, ulusal özgürlük için mücadele yürüten Kürt halkına karşı yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, "Bu katliamlar, kapitalist sömürü sistemine ve faşizme karşı mücadelede eden tüm muhalif kesimlerin ortak acısıdır. AvEG-Kon, 19 Aralık, Maraş ve Roboskî katliamlarının hesabını sormak, Gezi’den Rojava’ya kadar demokrasi ve özgürlük mücadelesini büyütmek için, faşizme ve sömürüye karşı olan herkesi sokağa çıkmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırmaktadır" denildi.

 HABER MERKEZİ