Ağır saldırılardan ve devlet vahşetinden geçen köylerinden biri olan Beşiştê, devlet güçleri tarafından bir kez yakılırken, bunun karşısında direnerek köylerine geri dönen yurttaşlar iki kez silah zoruyla köyden çıkarıldı. Devlet zulmünü ve köleliği hiçbir zaman kabullenmeyen köy sakinleri, topraklarına geri dönerek, yakılan evlerinin yerine yeni evler inşa etti. 

Hayvancılıkla geçimlerini sağlamaya başlayan yurttaşlar, son günlerdeki kuşatmayla yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya. Köy sakinleri, son dönemlerde yaşananlar nedeniyle zor günler geçirse de bunun karşısında yeniden duracaklarının kararlılığı içerisinde. Köy sakinlerinden Ali Yakar, “Gençlerimizi katlediyorlar, ormanlarımızı yakıp yıkıyorlar. Allah zulmü, katliamı öğütlemiyor, barışı öğütlüyor. Doğru düzgün evimizde oturamıyor, yatamıyoruz. Asker ve operasyonları peşimizde” dedi. 

Operasyon ve bombardımanlara gerekçe gösterilen esrar tarlalarının bahane olduğunu vurgulayan Yakar, hükümetin asıl amacının köyleri 90’lı yıllardaki gibi boşaltmak olduğunu söyledi. Devletin, Kürt halkı üzerinde hakimiyetini kurabilmek için köyleri boşaltmaya çalıştığını dile getiren Yakar, oğlu Hasan ile birlikte Amed merkezden köye geldikleri sırada oğlunun boynuna astığı yeşil sarı kırmızı renkli muska yüzden askerler tarafından gözaltına alındığını da belirtti. Saatlerce oğlunu karakoldan alabilmek için uğraştığını ifade eden Yakar, “Bizi öldürsen de, gözaltına alıp tutuklasan da, işkence etsen de direnişimizi kıramazsın” diyerek duruma tepki gösterdi.

Yakar, şöyle devam etti: “Dilini inkar eden imanını inkar ediyor. Gençlerimiz kendilerine uygulanan vahşeti gördüğü için dağlara çıkıp direniyor, kimse keyfinden dağlara çıkmıyor. 100 yıldır Kürtlere bu vahşet uygulanıyor. Kürtler de direniyor. Kimse yaptığı zulme sevinmesin. Zulmün sonu yoktur. Bu zulmün hesabını vereceksin.”


Neden teslim olsun?

Teslim olmalarının istenildiğini kaydeden Yakar, “Nasıl teslim olur Licê halkı. Neden teslim olsun Licê halkı? Licê kimseye köle olmayacak. Dünya bilsin; zulmü kabul etmiyoruz. Licê bir insan kalana kadar direnecek yerini yurdunu terk etmeyecek” dedi.


ŞERİFE ORUÇ/DİHA/AMED