
Taş taş üstünde bırakılmayan Silvan’da yaşananları “Saray Silvan’a savaş açmış ve tarihe geçecek bir terör estirmiştir” diye özetleyen HDP’li Baluken, Türkiye halklarını sivil katliamlara, savaşa karşı Kürt halkıyla dayanışmaya davet etti.
HDP Amed Milletvekilleri, 18 Ağustos’ta Silvan’da yaşanan devlet terörüne ilişkin Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Amed milletvekilleri Çağlar Demirel, Feleknas Uca, Sibel Yiğitalp, Ziya Pir ve Nimetullah Erdoğmuş, HDP ve DBP il eşbaşkanları katıldı.
“Saray devletinin acımasız terörü ağır silahlarla utanç verici bir saldırı gerçekleştirmiştir” diyerek sözlerine başlayan Baluken, 18 Ağustos tarihinde kanlı bir operasyonun düğmesine basıldığına vurgu yapan Baluken, ilçenin tüm iletişim bağlarının, elektrik ve suyun kesilerek tarihe geçecek bir katliamın kamuoyundan gizlenmek istendiğine dikkat çekti.
Taş üstünde taş kalmadı
Tekel ve Mescit mahallelerinde adeta taş üstüne taş bırakılmadığını dile getiren Baluken, Silvan halkıyla dayanışmak isteyen STK temsilcilerinin ve gazetecilerin 2 gün boyunca ilçeye alınmadığını kaydetti. Baluken Silvan’da yaşananları “Saray devleti Silvan halkının üzerine terör estirmiştir. Saray, Silvan halkına savaş açmıştır ve tarihe geçecek bir terör estirmiştir. Pek çok evin çocuk odalarında onlarca öldürücü mermi kovanının bulunmasının orada yaşananları özetleyecek durumdadır. Birçok ev gladyolar tarafından taranmıştır” şeklinde özetledi.
Bebeklere dahi gaz bombası
Milyonlarca liralık maddi hasar bulunduğunu ifade eden Baluken, gladyo terörünün taziye evleri başta olmak üzere birçok kamu alanına saldırdığını ve kullanılmaz hale getirdiğine dikkat çekti. Sokak ortasında annesinin elini tutmaya çalışan bir bebeğe art arda gaz bombası atıldığının altını çizen Baluken, “Bir kamu çalışanın çocuğunun başına silah dayatılarak tehdit edilmiştir. Bu kadar insanlıktan uzaklaşmış, hukuku ortadan kaldırmış bir gladyo teröründen bahsediyoruz. Bu olayın görüntüleri Diyarbakır Emniyeti’nde ve Valiliği’nde vardır. Eğer bu söylediklerimizi yalanlayacak en küçük beyanları varsa kendilerini Silvan’daki görüntüleri halkla ve basın emekçileriyle paylaşmaya davet ediyoruz” dedi.
DAİŞ’le eşleşti
Silvan’da yaşatılan vahşeti ve terör dalgasını yaratanların Silvan dışından getirildiğine dikkat çeken Baluken, terör operasyonlarında DAİŞ’le eşleşmiş olan tekbir seslerinin Silvan’da yükseltildiğini kaydetti. Baluken, hükümete şu soruları sordu: “Silvan’a gönderilen yetkililer kimleridir? Silvan’a nereden getirilmişlerdir? Tüm dünya kamuoyunda IŞİD kılıfında savaşan özel birlikler olabilir mi? Rojava ve Kobanê’de yaşanan yenilginin nefretinin intikamı mı yaşatılıyor? “Saray Türkiye’yi bir iç savaşa mı sürüklemek istiyor
Savaşın tüm Türkiye sokaklarına taşıtılmak istendiğini kaydeden Baluken seçilmişlere siyasi soykırım operasyonlarıyla yönelindiğine dikkat çekti. “Analar ağlamasın diyenler bugün ne mutlu analar ağlasın demeye gelinmiştir bu büyük bir vicdansızlıktır. Bizler sivil katliamların peşini asla bırakmayacağız.Tüm Türkiye halklarını bu savaş katliamlara karşı dayanışmaya davet ediyoruz. Sarayı boşa çıkarmak adına müzakere masasının etrafında buluşularak bu süreci daha fazla uzatmayalım diyoruz” diye konuştu.
İnsan hakları heyeti Silvan’da
İnsan hakları savunucuları, sağlıkçılar ve hukukçulardan oluşan bir heyet de Silvan’da incelemelerde bulundu. Heyette İnsan Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Amed Barosu’ndan hukukçular, Mezopotamya Hukukçular Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Türk Tabipler Birliği temsilcileri çatışmaların yaşandığı mahallelerde halktan bilgi aldı. Barış Bloku heyeti de bugün Silvan’da olacak.
DİHA/AMED
Hedef açık bir katliamdı
Devletin özel savaş güçlerinin adeta savaş açarak saldırarak 12 saat boyunca aralıksız taradığı ve özel harekat timlerinin marşlarla katliamı “kutladığı” Silvan’da halk hedefin açık bir katliam olduğunu dile getiriyor.
Mescit Mahallesi Silvan Caddesi üzerinde market işleten Kerem Sönecek (24), halka özel hareket timlerinin ağır silahlarla saldırdığını ifade etti. Sönecek, “Benim marketim de şu an açılan ateşler sonucunda yerle bir edildi. Evimizi, dükkanımızı terk etmeseydik bizi de katledeceklerdi. Dünün tek amacı katliamdı” diye konuştu.
Yaralı olduğunu bilerek taradılar
Mescit Mahallesi’nde çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren Serhat Binen’in infazına tanıklık eden ve ismini vermek istemeyen mahalle sakini, Binen’in vurulma anını şu sözlerle anlattı: “Özel hareket timleri ve gençler arasında bir saate yakın çatışma yaşandı. Özel hareket timleri ve keskin nişancıların attığı ateş sonucunda Binen yaralanıyor. Binen yaralı halde yüksek sesle ‘Şehit namirin’ sloganı atıyor. Bir süre sonra polisler bir daha çatıyı tarıyor. Ve Binen yaşamını yitiriyor. Arkadaşları, katledildiği binanın çatısına gelip hastaneye götürmek için Binen’i alıyor, ancak Binen yaşamını yitirmişti.”
Tekbir sesleriyle saldırdılar
Özel harekat timlerinin gün boyu saldırı yaparak savaş alanına çevirdiği Tekel Mahallesi’nde bulunan ve araçların yakıldığı 4 Nolu Sağlık Ocağı bahçesinde kutlama yapıldı. Çoğu kar maskeli olan özel harekat timleri, önce “Tekbir Allah-u ekber” ve “Ya Allah bismillah Allah-u ekber” nidaları attı, sonra zırhlı araç sirenleri eşliğinde rastgele çevreyi taradı.
Saldırı anına tanıklık eden mahalle sakinlerinden Mehmet Halit Ala (55) ise şöyle konuştu: “Özel hareket timleri sağlık ocağına gelip burada ‘Tekbir’, ‘Ölürüm Türkiyem’ ve ‘İstiklal marşı’ eşliğinde halka küfürler ederek araçları yaktı. Sonra sağlık ocağının 3’üncü katına çıkıp cama Türk bayrağını astılar. Silvan’daki katliamı kutladılar. Ardından zırhlı araçları ile etrafa yüzlerce mermi sıkıp gittiler. Onlara kalsaydı bizleri evlerde tarayıp katledeceklerdi.”
7 yaşındaki çocuğa silah dayadılar
Sağlık ocağı çalışanı Faruk Taş ise, baskınlar sırasında özel harekat timlerinin 7 yaşındaki çocuğunun başına silah dayadığını anlattı. Taş, özel hareket timlerinin mahalleye yaptığı saldırı sonrasında lojmana da gelerek çocukları ve eşi önünde kendisine saldırdıklarını, hakaret ettiklerini ve ölümle tehdit ettiklerini söyledi. Taş, özel hareket timlerinin 7 yaşındaki çocuğuna “Terörist geldi mi buraya?” diye soru sorduğunu, baskın sırasında bahçede yere yatırılan çocuğunun kafasına M16 silahı dayatıklarını söyledi. Taş, özel hareket timleri hakkında suç duyurusunda bulunacağını ekledi.