Van Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da aralarında bulunduğu 10'u tutuklu 13 kişinin yargılandığı davaya devam edildi. M Tipi Cezaevi'nin spor salonunda görülen duruşmanın dünkü bölümü de gergin geçti. Duruşmanın ilk günü, iddianamenin siyasi bir belge olduğunu belirten Kaya, 'sözde Kürt' ifadesine tepki göstererek savunma yapmayacağını belirtmişti. Duruşmanın dünkü bölümü ise avukatlar ile savcı arasında yaşanan tartışmayla başladı. Av. Müjde Tozbey Erden, iddianame ile ilgili görüşlerini sunarken, Cumhuriyet Savcısı Recep Bakırcı araya girerek, "Benim niyetim sorgulanıyor. Kimse kimseyi düşman ve hedef göstermesin" sözleri üzerine tartışma yaşandı. Van Baro Başkanı Av. Murat Timur söz alarak, "Savcı kabadayılık yapıyor. Cevap hakkı yok. Mahkemeyi savcı yönetmiyor" dedi. Savcının tutumunu ve iddianameyi protesto eden avukatlar mahkeme salonunu terk etti. Verilen kısa aradan sonra avukatlar savunmalarına müdahale edilmemesi şartıyla duruşmaya katıldı.


Bilirkişi talebine ret

Savunma avukatlarında Zeki Yüksel, iddianameye yönelik eleştirilerini dile getirerek, “Cenaze törenlerine katılmanın suç sayıldığı bir iddianame ile karşı karşıyayız. Kolluk kuvvetleri tarafından öldürülen Yıldırım Ayhan’ın (Van İl Genel Meclis Üyesi) cenazesine katılmak örgüte çalışmak olarak lanse edilmiş. Kürtçe konuşmalar, bu yargılamayı yapan kolluk kuvvetleri tarafından hazırlanmıştır. Bunun için ortam dinlenmelerinin bilirkişi tarafından incelenmesini istiyoruz” dedi. Mahkeme heyeti Av. Yüksel’in talebini reddetti.

Halkın vicdanına bırakıyorum

Van Belediye Başkanı Bekir Kaya söz alarak, “Burada siyasetin yürütüldüğü bir iddianame ile karşı karşıyayız. İddia makamının iktidarı savunma gibi bir durumu olmaması lazım. Zaten yüzde 50 oy alan bir iktidarın kendini savunması söz konusudur" dedi ve ekledi: "Ben bu davayı tarihe bırakıyorum. Van halkının vicdanına bırakıyorum. Hiçbir talebimiz kabul edilmiyor. 40 klasörlük belge karşısında 2 dakika söz veriliyor. Söz hakkımız verilmiyor. Mahkeme tarafsız ve bağımsız değildir. Mahkeme heyetinin reddini istiyoruz. Bu saatten sonra tek bir cümle söylemeyeceğim. Bize işkence yapılıyor. Artık bu yargılama bitsin. Bu yargılamanın bitirilmesini istiyorum."

Hukuk katliamı

Van Barosu Başkanı Murat Timur ise, “Mahkeme siyasi bir belge üzerinde yargılama sürdürüyor. Sürekli sözlere müdahale ediliyor. Müdahalenin bitmesini istiyorum” dedi.
İddianamedeki delillerin okunmasını istemediklerini belirten Av. Meral Danış Beştaş, “Bunları tamamen çürütecek bilgi ve belgeye sahibiz. Fakat buna ihtiyaç duymuyoruz. Burada adil bir yargılama olmuyor. Şekilsel bir yargılama olsa dahi sözlerin kesilmemesi gerekiyor” dedi.
Tutuklu avukat Cüneyt Caniş de, “Siyasi kişilerin söylemleri üzerine hazırlanan bu iddianamenin okunması hukuk adına katliam olur. Biz bunun için iddianamenin okunmamasını ve delillere geçilmemesini istiyoruz” diye konuştu.

Tamamı 'reddi hakim' istedi

Ardından söz alan 13 kişi de iddianame içindeki delillerin okunmasını istemediklerini belirterek, "reddi hakim talebinde bulunuyoruz" dedi. Mahkeme bu talebi reddetti. Bunun üzerine avukatlar ve mahkeme heyeti arasında tartışma yaşandı.

Avukatlar salonu terketti

Verilen kısa aradan sonra söz alan Av. Murat Timur, “Bütün taleplerimizin kabul edilmesi ve reddi hakim talebimizin değerlendirilmesi için salonu terk ediyoruz. Mahkeme heyetinden yarına kadar değerlendirmesi için ara verilmesini talep ediyoruz” dedikten sonra avukatlar duruşma salonundan ayrıldı. Mahkeme heyeti de duruşmaya bugün devam etmek üzere ara verilmesine karar verdi.

Küfürleri misliyle iade ediyoruz

BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, adliye önünde bekleyen kitleye açıklama yaptı. Gür, Van'da 'düğün salonu süsü' verilmiş, içinde adalet olmayan bir salonda yargılamanın yapıldığını dile getirerek, "Burada asla tarafsız bir yargılama yapılmıyor. Avukatlar ve arkadaşlarımız bunu dile getirdi. Biz de bunu tekrarlıyoruz. Savcının iddianame yerine hazırladığı küfürname üzerinde yargılama devam etmektedir. Biz bu küfürleri sahiplerine misliyle iade ediyoruz" dedi.

DİHA/VAN