
BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Kürt sorunu konusunda ''Ne olursa olsun, ne kadar insan ölürse ölsün eninde sonunda varılacak yer çözüm masasıdır'' dedi.
Kurt, Meclis'te Hakkari izlenimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Hakkari'de 19 Haziran'dan bu yana ''asker, polis, gerilla dahil olmak üzere'' günde ortalama 10 kişinin yaşamını yitirdiği bir tablonun yaşandığına dikkat çeken Kurt, karakoldan dışarı çıkan polis ve askerin 24 saat sıcak temas ihtimaliyle karşı karşıya bulunduğunu söyledi. Bu tablonun bir savaş halini yansıttığını kaydeden Kurt, "Bunun Türkiye'yi adım adım kaosa sürüklediğini ifade ediyoruz. Burada herkes kaybediyor" dedi. Bölgedeki savaş gerçekliğinin batı kamuoyundan gizlenerek ortadan kalkmış olmayacağını belirten Kurt, Kürtler nezdinde bir duygu kırılmasının ötesinde, bir siyasi kırılma yaşandığını gözlemlediğini söyledi. Kurt, ''İnsanlar artık siyaset kurumuna inancını yitirmiş durumda, Kürt sorununun barışçıl çözümüne inancını yitirmiş durumda'' ifadesini kullandı. "Yaşamını yitiren her gerilla karşısında 5 kişinin dağa çıktığını, son aylarda rekor düzeyde bir katılımın olduğunu" aktaran Kurt, bu tablonun bölgedeki gerçekliği yansıttığını dile getirdi.
Çözüm için halen fırsat var
Yaşanan kayıplar üzerinden istatistikler ortaya koymanın basiretsizlik olduğuna işaret eden Kurt, "Asker, polis, gerilla, her gün bu ülkenin insanları ölüyor. Her gün bir eve ateş düşüyor. Anneler ağlıyor. Çıkıp istatistik ortaya koymak yüreklerdeki yarayı daha da dağlıyor. Bu sorun hepimizin sorunu. Bu kanayan yarada Türkiye'de siyaset yapan herkesin sorumluluğu var. Sorunun çözümünü gündemine almayan siyaset kurumu bu ölümlerin sorumlusudur" diye konuştu. Henüz geç kalınmadığını, barış ve çözüm için halen bir fırsat olduğunu vurgulayan Kurt, "Biz sorunun çözümünü gündemine alan, demokratik barışçıl adımlar atma noktasında bir irade ortaya koyan demokratik yolları işleten bir Başbakan görmek istiyoruz. Henüz iş bitmiş, tüm yollar tükenmiş değil. Öyle olsaydı, her defasında Hükümet'e, Başbakan'a çağrıda bulunmazdık. Başbakan bu ülkenin De Klerk'i olabilir. Henüz geç kalınmış değil. Herkes elini taşın altına koymalı, birlikte bir çözüm üretmeliyiz" diye konuştu.
Milliyetçilik yapanlar Türk değil
Türkiye'nin milliyetçilikten çok zarar gördüğüne dikkat çeken Kurt, Türkiye'de milliyetçilik yapan, insanların kanı üzerinden rant devşirenlerin hiçbirinin Türk olmadığını, bu kesimlerin Türkiye'ye zarar veren çevreler olduğunu söyledi. Kurt, ayrıca sistem partileri içerisinde yer alan ve ihale rant peşinde koşmaktan başka bir amacı bulunmayan Kürt siyasetçilerin de bulunduğunu belirterek, "Bu kesimler çözümün önündeki en büyük engelleri oluşturmaktadır" dedi. Dokunulmazlıklarının kaldırılması çağrılarına da değinen Kurt, ''Bizim linçimiz Türkiye'ye fayda sağlayacaksa, boş durmasınlar. Hemen bugün başlasınlar. Biz koltuk sevdalısı değiliz'' dedi. Yaşanan acı olaylara rağmen demokratik çözümün bir seçenek olduğunu kaydeden Kurt, ''Ne olursa olsun, ne kadar insan ölürse ölsün varılacak yer çözüm masasıdır. Hükümetin bir an evvel demokratik çözüme ilişkin adım atması gerekir. Hükümetin somut bir projesi olmaksızın Kürtleri ikna etmesi mümkün değil. Çünkü Kürdistan sokaklarındaki akıl, somut inandırıcı bir adım olması halinde ikna olabilir. Yoksa başka türlü bu halkı ikna edemezsiniz" şeklinde konuştu.
ANKARA