Mêrdîn-Qoser doğumlu Varış, Kürdistan'da yaşadığı baskılardan dolayı farklı kentlerde yaşamak zorunda kaldı. Birçok kez gözaltına alınan ve işkence gören Varışlı, ailesiyle 2009 yılında Hollanda'ya gelerek iltica başvurusu yaptı. Elinde yaşadığı baskı ve gözaltıları ortaya koyan belgeleri olmasına rağmen Göç ve Vatandaşlığa Geçiş Dairesi (IND) Varışlı'ya oturum izni vermiyor. IND'ye karşı iki kez mahkeme kazanmasına rağmen Yüksek Mahkeme, Varışlı ailesinin 4 hafta içerisinde bulunduğu kampı terk etmesini istedi.

Abisinin bir komutan tarafından öldürüldüğünü söyleyen Varışlı, öğrenci olduğu zamanlarda birçok gözaltına alındığını dile getirdi. Yusuf Varışlı, gözaltı ve baskılar nedeniyle üniveristeyi bıraktığını ve Antalya'da göçertilen ailesinin yanına gittiğini belirterek, "Daha sonra Isparta'ya yerleştim. Burada evlendim. Isparta'da DTP'nin il örgütünün kurulmasında aktif çalıştım. Daha sonra bir eylemden dolayı gözaltına alındım. İşkence gördüm ve polisler bana 'ajanlık' teklif etti. Kabul etmeyince tehdit ettiler. Nereye gitsem karşıma çıkıyordu" şeklinde konuştu.

Ailemin psikolojisi bozuldu

2009 yılında Hollanda'ya geldiklerini ve IND'ye başvuru yaptığını söyleyen Varışlı, ellerindeki belgeler oturum izni almayı beklerken, 9 ay sonra ret aldığını söyledi. Ret kararını alan Varışlı ailesi, IND'ye karşı açtığı iki davayı kazandı. İki davayı kaybeden IND, kararı Yüksek Mahkeme'ye taşıdı. Yüksek Mahkeme de Varışlı ve ailesinin yaşadığı Dronten Kampı'nı 28 gün içerisinde terketmesini istedi. Türkiye'ye dönmesi halinde cezaevine gireceğini söyleyen Varışlı, "Gidecek yerimiz kalmadı. Polis şimdi bizim sınırdışı edilmemiz için belgeleri hazırlıyormuş. Ailem ve çocuğumun psikolojisi bozuldu" diyor.
Bu arada Varışlı ailesinin sınırdışı edilmemesi için imza kampanyası girişimleri olduğu açıklandı.

HABER MERKEZİ