Abisinin bir komutan tarafından öldürüldüğünü söyleyen Varışlı, öğrenci olduğu zamanlarda birçok gözaltına alındığını dile getirdi. Yusuf Varışlı, gözaltı ve baskılar nedeniyle üniveristeyi bıraktığını ve Antalya'da göçertilen ailesinin yanına gittiğini belirterek, "Daha sonra Isparta'ya yerleştim. Burada evlendim. Isparta'da DTP'nin il örgütünün kurulmasında aktif çalıştım. Daha sonra bir eylemden dolayı gözaltına alındım. İşkence gördüm ve polisler bana 'ajanlık' teklif etti. Kabul etmeyince tehdit ettiler. Nereye gitsem karşıma çıkıyordu" şeklinde konuştu.
Ailemin psikolojisi bozuldu
2009 yılında Hollanda'ya geldiklerini ve IND'ye başvuru yaptığını söyleyen Varışlı, ellerindeki belgeler oturum izni almayı beklerken, 9 ay sonra ret aldığını söyledi. Ret kararını alan Varışlı ailesi, IND'ye karşı açtığı iki davayı kazandı. İki davayı kaybeden IND, kararı Yüksek Mahkeme'ye taşıdı. Yüksek Mahkeme de Varışlı ve ailesinin yaşadığı Dronten Kampı'nı 28 gün içerisinde terketmesini istedi. Türkiye'ye dönmesi halinde cezaevine gireceğini söyleyen Varışlı, "Gidecek yerimiz kalmadı. Polis şimdi bizim sınırdışı edilmemiz için belgeleri hazırlıyormuş. Ailem ve çocuğumun psikolojisi bozuldu" diyor.
Bu arada Varışlı ailesinin sınırdışı edilmemesi için imza kampanyası girişimleri olduğu açıklandı.
HABER MERKEZİ