Murat Gül: Aslında eyleme katılmak için bir çok gerekçe vardı. Hiç bir şey yapamamak kuşku yok ki, vicdanımız açısından bu eylemimizi gerçekleştirmemizin nedeni oldu.
Barış Yiğit: Bu eylemde yaşamımızı yitirebiliriz. Çünkü talepler karşılanmadığı müddetçe bu eylem devam edecek. Bugün zindanlarda 14 Temmuz direniş ruhu yeniden canlanıyor.
Abdurrahman Çınar: Eylem girişimimiz, sabır taşının çatlamasıdır.
Mehmet Şahin: Bu eylem, bizler için büyük bir şereftir.
Mehmet Dal: Geçmiş karanlık tarihimizden bugün ders almazsak ve gereken duruşu göstermezsek tarih bize karşı aynı tekrarı yaşatacaktır. Bu eylem, özgür yaşamda ısrar etmenin dilidir.
Cengiz Nergiz: Tarihi bir süreçte gerçekleşen eylem olması; vicdani ve ahlaki ölçülere hitap etmesi benim için yeter.
Ahmet Bağdu: Kuşkusuz eyleme başladığım günden beri moralliyim ve coşkuluyum. Bu moral ve coşku beni daha da iradeli kılıyor.
Kenan Yıldızbakan: Onursuz bir yaşamı, yaşanmış saymayacağız dedik ve yemin ettik. Cansa canımızı vereceğiz.
M. Haşim Dölek: Ya Önder Apo ile özgür bir yaşam ya hiç; ya anadilimizle var olacağım ya da hiç. Tarihi asla tekerrür ettirmeyeceğiz.
Şemsettin Gergin: 90 yıldır dil, kimlik ve kültürümüz üzerinde imha, inkar ve asimilasyon politikaları sistematik olarak yürütülmektedir. Yetmez mi?


Yılmaz Kahraman: İradenin olduğu yerde ahlak, ahlakın olduğu yerde sarsılmaz bağlılıklar olur. Taleplerimiz kabul edilmeyinceye kadar hiçbir dayatma ve vazgeçirme girişimine taviz vermeyeceğiz. 
Aziz Kılıç: İkinci 14 Temmuz’u yaşıyoruz.

Mehmet Erbey: Yaşam eşsiz emeklerin ve değerlerin bir araya gelmesiyle mümkündür.

Söz tükendi


Şırnak'ta, 29 Mart 2009 tarihinde tutuklanan Lise öğrencisi Kader İdin, 19 Ağustos 2012 tarihinde Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nden Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevi'ne sürgün edildi. Süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini 15 Ekim'den bu yana sürdüren İdin, ailesine gönderdiği mektupla eylemi sürdürme kararlılığını tekrar ifade etti. "Söylenecek söz söylendi, yazılan yazıldı" diyen İdin, "Artık söz söylemenin zamanı değil. Taleplerimiz yerine getirilinceye kadar devam edeceğiz, ucunda ölüm bile olsa. Bizler onurlu bir ölümü onursuz bir yaşamdan daha değerli buluyoruz" dedi.