Almanya Federal Meclisi özellikle IŞİD merkezli gelişmeleri ele aldığı özel bir oturum yaptı. Pazartesi günkü bu oturum sonucunda Federe Kürdistan Bölgesi Yönetimi’ne silah yardımı yapılması onaylandı. Bildiğiniz gibi Şengal’de IŞİD çetelerinin sivil halkı katletmesiyle başlayan süreçte, Almanya silah sevkıyatı konusuna sıcak bakmamış, olasılığını bile tartışmayı uygun bulmamıştı. Bunun gerekçesi olarak da çatışmaların olduğu bölgelere silah gönderilmesinin 'Silah Ticareti Yönetmeliği’nin ihlali anlamına gelmesi’ gösterilmişti.
Uzun bir süredir hararetli bir şekilde tartışılan 'Kürtlere silah yardımı’ konusu sonuçlandı. Fransa, İngiltere gibi ülkelerden geri kalmak istemeyen, nitekim daha sonra karar değiştiren Almanya, Federal Kürdistan Bölgesi'ne silah göndermeyi onayladı. Böylelikle aslında kendi içinde resmi olarak bir tabuyu da yıkmış oldu. İnsanlık damarı kabaran Almanya, yapacağı silah yardımı ile bir nebzede olsa, Ortadoğu’da masum insanların ölümüne artık dur demek istiyor(!)
Almanya Başbakanı Merkel, Meclis oturumunda yaptığı konuşmada silah yardımına yönelik en önemli argümanı 'güvenlik tehdidi' olarak gösterdi. Bu noktada yardım etme şansının değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Merkel, IŞİD’in yarattığı tehlikenin kendilerine de uzanacağı kaygısını dile getirdi.
Meclis oturumundan önce de, Angela Merkel başkanlığında yapılan toplantıda zaten silah yardımı karar altına alınmıştı. Silah envanterleri yardımları arasında 30 tane Milan tipi tanksavar ile 500 tanksavar füzesi de bulunuyor. Silah yardımının toplam değerinin 70 milyon Euro’yu bulacağı belirtilirken, 50 milyon Euro’luk insani yardım yapılması da öngörülüyor.
Tabii Almanya’nın Kürtlere silah gönderme arzusuna muhalefetten cılız da olsa karşı sesler yükseldi. Bunlardan biri de Almanya’nın silah yardımını başlarda kabul eden, fakat aldığı tepkiler nedeniyle yorumlarında değişime giden Federal Meclis Sol Parti Grup Başkanı Gregor Gysi idi. Gysi, belirttiği kaygısında silahların kimin eline geçeceğinin belli olmadığını, bu kararın yerini bulmayacağını ve Irak’ın ihtiyaç duyacağı en son şeyin silah olduğunu söyledi. SPD'nin Federal Meclis Grubu Başkanı Thomas Oppermann ise silah yardımını savundu ve bunun bir silah ticaretinden çok olağanüstü durumdan kaynaklı acil bir yardım olduğunu savundu. Oppermann bu kararın herhangi bir tabu kırılması anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.
IŞİD çeteleri Şengal’e ardından Maxmur’a saldırdığında on binlerce insan hunharca katledildi. Peşmergeler ilk etapta savunma boyutunda pasif kaldı. Bu durumu Şengal’den can havli ile kaçan Êzîdî Kürtler de defalarca dile getirdi. PKK tarafından açılan insani koridor sayesinde savaş bölgesinden uzaklaşabilen binlerce halk güvenli alanlara yerleştirildi. Hepimiz Şengal dağında açlıktan susuzluktan bitap düşmüş, hatta can vermiş insanların görüntülerini izledik. Bu insanlık trajedisi hala devam ederken dış politikada etkin olma söylemini sürekli dile getiren Almanya, Kürtlere yardım stratejisini silah yardımı olarak belirledi. Aslında dünya alem biliyor ki Almanya’nın böyle bir insani kaygısı yok. Daha öncede belirttiğimiz gibi tek kaygısı dış politikada aktif olma planlarını harekete geçirmek ve Ortadoğu’da pay sahibi olmak. Ne de olsa bu pasta çok çekici görünüyor.
Ve Almanya Kürtlerin silah yardımı çağrısını duydu(!)
Almanya Gündemi