AKP-MHP faşist rejiminin kayyum darbesi, Avusturya’nın başkenti Viyana’da ‘İrademe dokunma, kayyumlara karşı mücadele görevlerimiz’ başlıklı panelde anlatıldı.

Avusturya Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla 5 Ekim’de yapılan panele, Van Erciş Belediye Eşbaşkanı Yıldız Çetin, skype bağlantısıyla katıldı. Çetin kayyumların demokrasi anlayışına yapılmış bir darbe olduğunu belirtti.

AKP seçmenlerinin dahi kayyumun darbe olduğunu kabul ettiklerini söyleyen Çetin, halkın iradesinin ve sandık iradesinin tartışıldığını, seçimlere güvenin kalmadığını belirtti. Yıldız “Bizleri tutuklayarak geri adım attıracaklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar” diyerek, kadın temsiliyetini sonuna kadar savunacaklarının altını çizdi.

Yıldız Çetin’in konuşmaları zılgıtlarla ve ‘Jin jîyan azadî’ sloganıyla selamlandı.

Çetin’in ardından konuşan HDP eski milletvekili Ziya Pir “Kürtler ne istiyor?” sorusunu yönelterek konuşmasına başladı. Pir, Kürtlerin kendi kimliklerini koruyarak yönetime dahil olabilmesi ve söz hakkına sahip olmasının önemine değindi. Kürtlerle birlikte ‘ötekilerin’, Sünni Türk olmayanların asimile edilmeye ya da imha edilmeye çalışıldığını, buna karşı çıkılması gerektiğini söyledi. 7 Haziran’da HDP’nin iktidara ortak olabileceği fikrinin bile AKP iktidarını paniklettiğini, böylece seçimleri kabul etmeyerek siyasi darbeyi oradan başlattığını ifade etti.

‘Baraj yüzde 50’ye çıkarıldı’

‘Başkanlık sistemi’ ile birlikte, yüzde 10’luk seçim barajının yüzde 50’ye çıkarıldığını belirten Pir, bu barajın ‘ötekilerin’ önüne konan bir baraj olduğunu, Erdoğan’ın MHP ve Ergenekoncularla birlikte bunu uyguladığını ifade etti.

Pir, demokrasi güçlerinin daha fazla kenetlenmesini, herkesin kendi durduğu noktadan mücadelesini büyütmesini, Avrupa’da ise eylem biçimleri ve siyaset kanallarının da çeşitlendirilmesini önerdi.

Şu anda sürgünde yaşayan Mardin Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreteri Ahmet Zirek de halkçı demokratik belediyeciliğe, “Kendimizi de kentimizi de biz yöneteceğiz” sloganı ile başladıklarını belirtti. Belediyelerin merkezden kontrol edildiğini, buna karşı bir hamle geliştirildiğini söyleyen Zirek, kent konseyleri fikrinin ortaya atıldığını hatırlattı.

2000’li yıllarda belediye başkanlarının tutuklandığını ancak ortaya çıkan tepkiler sonucunda iktidarın geri adım attığını söyledi. Halkın iradesinin hiçbir toplumsal alanda temsil edilmediğini ifade eden Zirek, demokrarik ve özgür belediyecilik sloganı özellikle Amed’de Kent Konsey’lerinin işletildiğini ve sistem belediyeciliğini aşan bir pratik sergilendiğini belirtti. Mardin’de çok dilli belediyeciliği hayata geçirdiklerini söyleyen Ahmet Zirek, kayyumların şiddeti ve eril zihniyeti geri getirdiğini altını çizdi. Son dönemde özellikle ekolojik ve kadın özgürlükçü belediyeciliğin öne çıktığını tekçi ulus devletin ise bütün gücüyle bu sistemi hedef tahtasına koyduğunu ifade etti.

‘Yeni anayasaya ihtiyaç var’

3 aylık tutukluluk sürecinden sonra özgürlüğüne kavuşan sosyalist gazeteci Max Zirngast da Türkiye’de darbelerle ilerleyen bir süreçten bahsetmek gerektiğini söyledi. Ancak halkların da sisteme yönelik hamlelerinin olduğunu söyleyerek, Gezi direnişi, 7 Haziran ve Kobane savunmasını hatırlattı.  Panel soru cevap kısmından sonra sona erdi.