
Kentte yaşamın zorluğu!
Yaklaşık 100-150 konteynerin bulunduğu Kale Konteyner Kenti'nde, hak sahibi olmayan, ancak depremde tüm mallarını yitirdikleri için zor durumda olan 80-90 aile yaşıyor. Konteyner kentlerde kadınların yaşadığı dramlar ise yürek burkuyor. Konteyner kentin yüzde 60'ını oluşturan kadınlar, yaşadıkları acıları anlatırken gözyaşlarına boğuluyor. Her konteynerde ayrı bir hikayenin yanısıra epilepsi, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, engelli hastalarına bakan kadınlar, yardım bekliyor. Suların zaman zaman verilmediği kentte, kadınlar kısıtlı imkanlarla ihtiyaçlarını giderirken, elektriklerin kesilmesi ile birlikte makinelere bağlı yaşayan aileler ise adeta kaderlerine terk edildi.
'Kendime ve çocuklarıma bir şey yaparsam sorumlusu devlettir'
Konteynerde yaşayan ve çıkarılma baskısı ile karşı karşıya kalan Perihan Ketir (30), eşinin ve kendisinin hasta olduğunu belirterek, çaresiz olduklarını söylüyor. Ketir, yaşadıklarını şu şekilde anlatıyor: "Eşim tümör hastası bende de hepatit var, dalağım alınmış. Elektrikler dün kesildi. Bizi çıkaracaklar ama kimsenin bu garibanları düşündüğü yok. Bizlere çözüm bulacaklarına elektrikleri kestiler. Bu çocuklar aç ne vereceğiz, bilmiyorum. Çocuklarım bu sabah yemek istediler. Yemeği nasıl yapacağım ne tüp var ne de yemek malzemesi var. Komşudan aldığım borç para ile çocuklarıma simit aldım. Gecenin bir yarısına kadar bizler karanlıkta oturuyoruz. Gece rahatsızlandığımızda kimse yardımımıza gelmiyor. Ambulans çağırıyoruz o da gelmiyor. Depremde ailemden 6 kişiyi kaybettim. Fakir olduğumuz için kendi kaderimize terk edildik. Devlet fakiri görmüyor, zengin için var. Vali televizyonlara çıkıp bağırmayı iyi biliyor ama bizler için ne yaptı. Ben kendime ve çocuklarıma bir şey yaparsam sorumlusu devlettir. Deprem alanında TOKİ'ler yapıldı. Onları da insanlara satarak, parasını da ceplerine attılar. Gelip bizlerin halini görsünler artık."
'Bizleri sağ iken öldürüyorlar'
6 yıldır felçli olan Aydın Seyhan (43): "Ben dünden bu yana yemek yemedim. Nasıl yemek yiyeceğim. Odunumuz yok ateş yakıp yemek yapalım. Benim yüzde 80 engelli raporum olmasına rağmen, devlet bana engelli maaşı bağlamadı. Kürt olduğum için bunlar başıma geliyor. Cuma günü AFAD yetkilileri ile görüştük. Bizlere 6 ay mühlet verdiler. Ama önceki gece gelip, elektriği kesmişler. Bize imkan sunsunlar, ne evimiz ne barkımız var. Ne yapacağız. Bizler bu valiyi istemiyoruz. Erdoğan'ın adamıdır değiştirilmiyor" diyor.
Barkaya geri dönüş!
Konteynerde yurttaşlar barınma ve elektrik sorunu ile yaşam mücadelesi verirken, konteynerlerden çıkan ve kendi imkanları ile tahtalardan yaptığı baraka da yaşayan Ayşe Tikmenözü ise "2 çocuğum ile birlikte barakada kalıyorum. Bir hafta önce konteynerden çıktım ve ailemin yardımı ile tahtadan yaptığım barakaya yerleştim. Ama tahtalardan yapılan barakada ise yazın yine idare ederim de kışın ne yapacağım" diyerek, yaşadığı çaresizliği dile getiriyor.
ŞERMİN SOYDAN / DİHA/WAN