Yaşar Kemal, Wan Gölü’nün maviliği ile ilgili duygularını şöyle ifade eder: “Dünyada hiçbir göl, hiçbir deniz, hiçbir su Van Gölü’nün maviliğinde olamaz. Masmavi... Deli eden bir mavilik. Ne gökyüzünde vardır öyle bir mavi ne de başka bir yerde. Bir tek mavi uyar bu maviye: Diyarbakır ovasındaki çiçeklerin mavisi. Bir de bir camı kırıp kesitine bakın,  işte o mavi…

Fatih ŞAHİN*

Wan Gölü veya yöresel adıyla Wan Denizi, Tatvan ilçesi sınırları içerisinde bulunan Nemrut volkanik dağının patlaması sonucu oluşan kraterde biriken suların oluşturduğu varsayılan volkanik bir göldür. Çok sayıda koyu bulunan Wan Gölü’nün yüzölçümü 3.713 km²’dir. Wan Gölü hem tatlı su hem de deniz ekosistemlerinden farklı bir sucul ekosistemdir. Suları tuzlu ve sodalıdır. Göl suyu tuzluluk oranı yüzde o19, pH’sı ise 9.8 dir. Göl, su seviyesi iklime bağlı olarak yükselip düşmektedir. Ancak ortalama denizden yüksekliği 1646 metredir. Gölün ortalama derinliği 171 m, en derin yeri ise, 451 metredir. Doğu bölümünde dört ada vardır. Bunlar; Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adalarıdır. Adalar, tarihi ve turistik özelliğe sahiptir ve 1990 yılında Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmişlerdir.

Wan Gölü dünyanın en büyük sodalı gölüdür, ayrıca Wan Gölü havzası, kuş türünün 213’üne ev sahipliği yapıyor. Wan gölü havzası kuşların en önemli göç yollarından biri. Barınma üreme ve beslenme ihtiyaçlarını bu havzada karşılarlar. Wan gölü havzası, kuşlar için son derece hayati önem arz eden habitat bakımından oldukça zengin bir bölgedir.

Wan İnci Kefali endemik bir türdür. Dünyada sadece bu kapalı havzada bulunmaktadır. 20 cm boya ve 80-90 gram ağırlığa sahiptir. Torpil görünümünde vücudu parlak gümüş renkli pullarla kaplıdır. Wan Denizi’nin tuzlu-sodalı suları üremesine imkan vermez. Akarsuların sıcaklıkları 13 dereceyi bulduğu zaman balık derelere girer ve yumurtasını bıraktıktan sonra tekrar göle döner. Bu eşsiz yaşam döngüsü her yıl Nisan’da başlayıp Temmuz’a kadar devam eder. Wan Gölü’nden 14 bin kişi balıkçılıktan sağladığı gelirle geçimini sağlamakta.

Akdamar Kilisesi; Wan Gölü’nün içindeki en büyük ada olan Akdamar Adasından ismini almıştır. Akdamar Kilisesi yörede hüküm süren Vaspurakan hanedanından Kral I. Gakik tarafından M.S. 915-921 seneleri arasında Mimar Keşiş Manuel’e yaptırılmıştır. Kiliseyi yaptırmalarının amacı, Kudüs’ten İran’a kaçırıldıktan sonra 7. yüzyılda Wan’a getirilen Hakiki Haç’ın bir parçasını orada muhafaza etmektir.

Kilise, Akdamar Adasının güney doğusundadır. Ortaçağ Ermeni sanatını yansıtır.

Kilise, merkezi kubbeli, dört yapraklı yonca biçimli haç planında yapılmıştır. Dış cephe kırmızı kesme tüf taşlarından oluşur. Ayrıca alçak rölyef şeklinde işlenmiş bitki ve hayvan motifleriyle süslenmiştir.

1021 yılında Vaspurakan Krallığı yıkılınca 1113’te bu yapı manastıra dönüşmüştür ve Ermeni Patrikliği merkezi olmuştur. Akdamar Kilisesi manastır olduktan sonra “Kutsal Haç Kilisesi” ismiyle bilinir. Aynı zamanda Ermeni keşişin kızı Tamara ile Kürt çobanın aşk hikayesinin geçtiği ve ismini aldığı yerdir. Geçen yıl 109 bin turist ağırladı.

Ne yazık ki Wan Gölü her geçen gün kirlenmekte, havzasında bir milyon kişiyi, 9 ilçeyi ve 136 köyü barındıran mavilik artık rengini, paklığını, kumsallarını, flora, faunasını kaybetmekte.

Wan Gölü’nü kirleten faktörlerin bilimsel tespitinin ve çözümlerinin acilen hayata geçirilmesi gerekir.

Wan havzasındaki yerleşim yerlerinin tümünün kanalizasyon atıklarının 19 büyük dere ile birçok küçük dere aracılığıyla Wan Gölü’ne akmasını önleyecek projelerin Wan’ın seçilmiş ve atanmış kurumları tarafından çözümlerinin (arıtmalar ve dere ıslahları vb.) geciktirilmeden hayata geçirilmesi önemlidir. İlgili kurumların bu derelerin güzergâhlarındaki yerleşim birimlerinde yaşayan halka dereleri temiz kullanma konusunda gerekli bilinçlendirme çalışmaları yapılması gerekmektedir.

Wan Gölü’ne akan kükürtlü yeraltı su kaynaklarının yerlerinin bilimsel tespitinin yapılıp gölün ekosistemine zarar vermesini önleyici projeler (arıtılması vb. yöntemlerle) ve tedbirler hayata geçirilmelidir.

Wan gölü çevresindeki piknikçilerin oluşturduğu kirliliklerle ilgili tedbirlerin alınması ve bilinçlendirme kampanyalarının geliştirilmesi gerekir. Göle akan kanalizasyon, fabrikaların atıkları, HES vb. (Edremit’teki Çimento fabrikası ve Organize sanayi bölgesindeki 20 civarındaki fabrika atıkları) atıkların göle akmasını önleyici projelerin geliştirilmesi. Wan havzasındaki belediyelerin gölün içindeki kiri temizleyecek makinaları temin edip gölü temizlemesi gölün ömrü için hayati önem arz etmektedir.

Wan Gölü kıyıları, 3621 sayılı Kıyı Koruma Kanunu ihlal edilerek; resmi kurum ve kişilerce işgal edilerek ilk 100 metrede halkın kullanamayacağı duruma getirilmiştir. Bu kanunun ilgili maddeleri ve 3190 sayılı imar kanunun ilgili hükümleri uygulanarak çözümleri yapılarak kıyılar halkın kullanımına açık hale getirilmelidir. Yaptığımız tespitlere göre Wan Gölü kıyısında resmi kurum ve özel şahıslara ait kaçak yapı bulunmaktadır. İlgili belediyelerin mevzuatı işleterek imar birimlerince çözümleri hayata geçirmesi aciliyet arz etmektedir.

   

3621 SAYILI KANUNUN İLGİLİ MADDELERİ:

Buna göre ilk 50 metrede hiçbir şey yapılamaz, sadece yaya yolu gezinti ve dinlenme yapılabilir.

İlk yüz metrede ise sahil şeridinde kıyıya geçişi engelleyecek şekilde; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Moloz, toprak, cüruf, çöp gibi çevreyi bozucu etkisi olan atık ve atıklar dökülemez, kazı yapılamaz.

Wan Gölü kıyısında yer alan sazlıklar, suyu filtre gibi temizleme özelliğine sahiptir. Wan Gölü’nün cankurtaranları konumundadır. Bu sebeple var olan sazlık alanların korunması için:

Sazlık alanlara göl dolgusunun kesinlikle yapılmaması,

Sazlık alanlarda yol ve yerleşim projelerinin kesinlikle yapılmaması,

Sazlık alanlardaki canlı habitatların yaşamı içinde sazlık alanlarda kesinlikle kimyasal ilaçlama çöp ve benzeri uygulamaların asla yapılmaması,

1653 kodunun korunarak yapılaşmaların imarına açılmaması önemlidir.

Wan Gölü ile ilgili mevcut sorunların çözümlerinin ilgili kurumların kendi sahalarınca dikkate alınıp çözüm geliştirmesi gerekmektedir.

Ünlü yazarımız Yaşar Kemal, “Bu Diyar Baştan Başa” isimli yapıtında şöyle der: “Wan Gölü, Wan Gölü değil, Wan Denizi. Öylesine geniş ki, denizden başkası yakışmaz. Zaten Wanlılar da deniz diyorlar; gümüş tasta bir sudur. Kenarları oya oya işlenmiş bir gümüş tas.”

Yaşar Kemal, Wan Gölü’nün maviliği ile ilgili duygularını ise şöyle ifade eder: “Dünyada hiçbir göl, hiçbir deniz, hiçbir su Van Gölü’nün maviliğinde olamaz. Masmavi... Deli eden bir mavilik… Ne gökyüzünde vardır öyle bir mavi ne de başka bir yerde. Bir tek mavi uyar bu maviye: Diyarbakır ovasındaki çiçeklerin mavisi. Bir de bir camı kırıp kesitine bakın, işte o mavi.”

* Ekolojist