Cegerxwîn Kültür Merkezi Tiyatro Bölümü üçüncü sınıf öğrencilerinin hazırladığı ve Cumartesi Anneleri'ni işleyen "Wenda" oyunu, 21 Aralık günü Cegerxwîn Kültür Merkezi'nde sergilenecek. Oyuna ilişkin konuşan Aysel Arslan, oyunda sadece ideolojik ağırlığın olmasını istemediklerini, bu nedenle gündelik yaşama da yer verdiklerini ifade ederken; Cumartesi Anneleri'ni anlayabilmek için Kürtlerin 30 yıllık tarihine bakmak gerektiğini söyleyen Welat Bayhan ise, "Cumartesi Anneleri her hafta bir anne, bir kadın olarak devlet güçlerinin karşısında haklarını, kayıplarını istiyor. Oyun, bu annelerin mücadelesini anlatıyor" dedi.

Cumartesi Anneleri, 1994'ten bu yana birçok sanatsal etkinliğe acılarıyla konu oldu. Birçok film, tiyatro, kitap, makale onların acılarını dile getirmenin çabasını verdi. Amed Kayapınar Belediyesi Cegerxwîn Kültür Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü 3. sınıf öğrencileri de, bir buçuk yıllık çalışmalarının ardından Cumartesi Anneleri'ne ilişkin oyun sahneliyor. Tiyatro öğrencileri, alışılmışın dışında bir oyun sahneleyerek Cumartesi Anneleri'nin sadece acılarını değil, acıları ile gündelik yaşamlarını nasıl devam ettirdiklerini de işliyor. Oyunculardan Nurşen, Welat, Serhat, Aysel ve İkram, önümüzdeki günlerde sergilenecek olan "Wenda" isimli oyunlarına ilişkin konuştu.

Kolektif çalışmanın ürünü

Oyunda hem Cumartesi Annelerinden Sitî Ana'yı hem de Qumrî'nin komşusu Neqîye'yi canlandıran Aysel Arslan, oyunun hazırlık aşamasına ilişkin bilgiler verdi. Oyunun 2012 Mart ayında hazırlanmaya başladığını belirten Arslan, kostüm, dekor ve diğer tüm işleri birlikte yaptıklarını belirtti. Oyunun yönetmenliğini ise Ömer Şahin'in yaptığına dikkat çeken Arslan, her hafta Cumartesi günü saat 12.00'da Cumartesi Anneleri'nin Koşuyolu Parkı'nda gerçekleştirdikleri etkinliklere katıldıklarını ve anneleri gözlemlediklerini dile getirdi. Gerçekleştirdikleri gözlemler üzerinden sohbetler yaptıklarını da sözlerine ekleyen Arslan, "Biz oyunumuzda sadece eylemleri, ideolojik, ağır şeyleri işlemek istemedik. Annelerin gündelik yaşamlarını da oyunumuzda göstermek istedik. Mesela oyunun üçüncü sahnesinde anneler aralarında sohbet ediyor, şakalaşıyorlar. Biz bunları da seyirci ile paylaşmak istiyorduk" dedi.

Herkes onlara ses olmalı

Yine oyunda "Ûsiv" karakterini canlandıran İkram Taştekin, Cumartesi Anneleri'nin sadece etkinlik ve eylemlerde göründüğünü, bunların da televizyon ve gazetelerde çokça işlendiğini kaydetti. Oyunun hazırlık aşamasında Barış Anneleri'nin kurumuna giderek onların günlük yaşamlarını gözlemlediklerine değinen Taştekin ise annelerin gündelik yaşantılarında acılarıyla beraber yaşayabildiklerine vurgu yaptı. Taştekin, Cumartesi Anneleri'nin evlatlarını kaybetmek gibi büyük sorunlar yaşamış olmalarına rağmen hala yaşama dair umutlarını yitirmediklerini dile getirdi. Taştekin, 21 Aralık'ta sergilenecek oyun ve Cumartesi Anneleri için, "Ne kadar çocuklarının öldüğünü bilseler de yüreklerinde bir umut var ve sanıyorum ki bu umut onların yaşama sebebi. Yaklaşık 20 yıldır Cumartesi Anneleri var ve her zaman alanlarda, eylemdeler. Fakat seslerini herkes duymuyor. Bizim amacımız, oyunumuzla Cumartesi Anneleri'nin sesini duyurmak. Tiyatro severlerin gelip oyunumuzu izlemelerini ve bugünden sonra Cumartesi Anneleri için daha duyarlı olmalarını, onların sesi olmalarını istiyoruz" ifadelerinde bulundu.

Cumartesi Anneleri de var!

Wenda'nın baş kahramanı "Qumrî"yi canlandıran Nurşen Temel, öncelikle oyunda canlandırdığı Qumrî'nin 24 yaşındaki oğlunu kaybetmiş bir Cumartesi Annesi olduğunu dile getirdi. Oyunun doğaçlama geliştiğini ifade eden Temel, oyun ile birlikte Cumartesi Anneleri'nin de var olduğunu hatırlatmayı amaçladıklarını ifade etti. Anneler yaşamlarını acı içinde geçirirken çocuklara da büyük görev düştüğüne dikkat çeken Temel, "Anneler çok duygu yüklü. Çocuklar da büyüdüklerinde kendi kültür ve yaşam tarzına göre hareket etmeli. Bizler izleyicilere bir mesaj vermek istiyoruz. Fakat bu mesajı biraz da izleyicilere bırakıyoruz. Onlar ne düşünüyor, diye soruyoruz. Oyunumuz tekdüze gidiyor, fakat sonunda bir şey gelişiyor. Seyirciler bakalım ne düşünecek" dedi.

Devletten kayıplarını istiyorlar

Cumartesi Anneleri'nin kendileri için ne anlam ifade ettiğini görebilmek adına Kürt halkının 30 yıllık mücadele tarihine bakmak gerektiğinin altını çizen Wenda'nın "Qenco"su Welat Bayhan, "Cumartesi Anneleri her hafta bir anne, bir kadın olarak devlet güçlerinin karşısında haklarını, kayıplarını istiyor" dedi. Oyundaki olayların, gerçek yaşamda da karşılaşılan gerçek hikayeler olduğuna dikkat çeken Bayhan, oyunda asıl verilmek istenen mesajın, "acılar ne kadar ağır olursa olsun hak ve taleplerden asla vazgeçilmeyeceği" olduğuna işaret etti.

Herkes kendinden bir şey bulacak
 "Cumartesi Anneleri bize yabancı değil" diyen oyunun "Niqyedîn"i Serhat Yunusoğlu ise Cumartesi Anneleri'nin yaşamın bir gerçekliği olduğuna vurgu yaptı. Her karakteri günlük yaşamdan aldıklarını dile getiren Yunusoğlu, oyundaki karakterlerde herkesin ailesinden, komşusundan yakınlarından bir şeyler bulabileceğini ifade etti. Oyunu izlemeye gelenlerin, oyunda ne mesaj verilmek istendiğini göreceklerine dikkat çeken Yunusoğlu, "Gündelik yaşamın birçok ayrıntısı insanlar tarafından görülmüyor. Biz bunları göstermek istiyoruz. Ardından da seyirci konuşmalı" dedi.
21 Aralık Cumartesi günü saat 19.00'da sergilenecek olan oyun Cegerxwîn Kültür Merkezi'nde tiyatro severlerle buluşacak.


GÜLŞEN KOÇUK/ JINHA/AMED