Londra’nın Woolwich mahallesinde, İngiliz ordusunda görevli bir askerin iki hafta önce sokak ortasında uluorta bıçak ve satırlarla öldürülmesi halen gündemin en yoğun maddesini oluşturuyor. Saldırıyı gerçekleştiren iki kişinin isimleri Michael Adebolajo ve Michael Adebowale olarak açıklandı ve ailelerinin Nijerya’dan İngiltere’ye göç eden Hıristiyan aileler olduğu belirtildi. Her ikisi de İngiltere doğumlu olan ve Greenwich Üniversitesinde tanışan saldırganların sonradan Müslümanlığa geçerek radikal İslamcı örgütlerle temas halinde oldukları belirtiliyor.
Peki bu cinayeti, Afganistan’da öldürülen yüzlerce İngiliz askerinden farklı kılan neydi? Bir televizyon muhabirinin deyişiyle ‘Bağdat usulü bir cinayetin Londra sokaklarında gündüz vakti yapılması’mıydı, yoksa öldürülen askerin önce arabayla ezilmesi sonra da satır ve bıçaklarla darp edilerek can çekişmek için sokak ortasına sürüklenmesi miydi? Veya saldırganların, yoldan geçenlerin cep telefonu kameralarıyla kayıt yapıyor olmasına aldırış etmeyip üstüne birde demeç vermesi miydi?
Tüm bunlar doğru olabilir belki ama yine de İngiliz medyasının ikiyüzlülüğünü bir kez daha ortaya koydu. Irak, Afganistan ve Suriye’de çocukların ve sivillerin katledilmesini ara haber olarak geçiştiren, kendi askerlerinin işlediği cinayetleri gündeme taşımayıp hasır altı eden medya, bu olaydaki sansasyonel tarafı oldukça başarılı bir şekilde ön plana çıkardı ve uzun süre gündemde tutmayı başardı.
Woolwich olayının diğer bir boyutu ise ırkçı örgütler tarafından suiistimal edilmesiydi. Olayın medyada duyulmasının hemen ardından başta Woolwich’de olmak üzere İngiltere’nin çeşitli yerlerinde toplanan ırkçı EDL (İngiliz Savunma Ligi) ve BNP (Britanya Milliyetçi Partisi) taraftarları şiddet içerikli gösteriler düzenlediler. Yaşanan bu olayı İngiltere’de yabancı ve Müslümanların sayısının artmış olmasına bağlayan bu ırkçı gruplar, camilere ve göçmen derneklerine saldırılarda bulundular. Her ne kadar Woolwich saldırısı hiçbir örgüt tarafından üstlenilmemiş olsa da, ve nerdeyse tüm Müslüman gruplar basın açıklamasıyla olayı lanetlemiş olsalar da, yine de ırkçı gruplar tarafından gövde gösterisi yapmak için bahane olmaktan kurtulamadı. Bunun üzerine öldürülen askerin ailesi ve asker yardımlaşma dernekleri bile basın açıklaması yaparak intikam amaçlı eylemler düzenlediklerini iddia eden bu gruplarla bir ilgileri olmadıklarını ve bunların eylemlerini kesinlikle tasvip etmediklerini bildirmek durumunda kaldılar.
EDL’in düzenlediği ırkçı saldırılar, anti-faşist grupları da harekete geçirdi. Birçok noktada EDL destekçilerine çatışma boyutuna varan tepkiler koyan aktivistler ırkçılığın yayılmasına müsaade edilemeyeceğinin sinyalini verdiler. İnternet üzerinden eylemler düzenleyen uluslararası örgüt Anonymous’da anti-faşist dayanışmaya destek vererek EDL’e bağlı çeşitli yerleri hack’leyerek EDL destekçilerinin kişisel bilgilerini ve telefon numaralarını yayınladı. Nefret dolu ilkel ırkçılığın engellenmesinin sosyal bir sorumluluk olduğu tekrarlanan Anonymous’un açıklamasında, milliyetçi söylemler adına masum insanların ve Müslümanların hedef gösterilmesinin kabul edilemeyeceği belirtildi.
Bu esnada İngiltere hükümeti de Avrupa Birliği’nin Suriye’ye silah satışını yasaklayan ambargosunu kaldırmak için lobi çalışmaları yapıyordu. Woolwich saldırısıyla kendisine yeni bir destek zemini oluşturmaya çalışan hükümet, önce ambargonun süresinin uzatılmasına destek vermeyeceğini açıkladı. Giderek daha agresif bir söylem geliştiren İngiliz hükümeti, Avrupa yapmayacaksa bile kendi başlarına harekete geçeceklerini ve Suriyeli muhalifleri silahlandıracaklarını duyurdular. Avrupa Birliği’nden ambargonun uzatılmayacağına dair karar çıktıktan sonra, şimdi de Başbakan David Cameron Rusya’yı ziyaret ederek Suriye konusunda pazarlıklarını ve lobi çalışmalarını orada devam ettirecek.
Woolwich olayları İngiliz halkında beklendiği kadar büyük bir etki oluşturamadı ama bu olayın bir kez daha gösterdiği gibi her türlü gelişmeyi kendi çıkarları için kullanmaya hazır bir kitle bulunmakta. Irkçılık İngiltere’de henüz tam olarak hortlamadıysa bile böyle bir tehlikenin var olmadığını iddia etmek de naiflik olur.
Woolwich olayı ve ırkçı saldırılar
İngiltere Gündemi