- "Zavallı” olarak tanımladığı Xaltika Sosêler “zavallı” durumda olmayı çoktan aştı. Hakeza dizideki Xaltika Sosê de çok güçlü yurtsever bilince sahip bir karakterdi.
RONİ GÜVEN
Sömürgecilik, politik ve iktisadi egemenliğin ötesinde, sömürgeci ile sömürge arasındaki ilişkide derin psikolojik tahribatlar üretir. Sömürgeci, egemenliğini meşrulaştırmak ve mutlaklaştırabilmek için sömürgenin aklında ve ruhunda derin ve içselleştirilmiş aşağılık duygusu yaratır. Kişinin kendisini mensup olduğu toplumdan/ulustan soyutlamasına, yabancılaştırmasına sebep olur. Kişi, ait olduğu toplumdan utanır hale gelir. Halkını cahil görüp “zavallı” olduğunu düşünür, kendisini halkının üstünde bir konuma yerleştirir. Kişinin bu halini sömürge kişiliği olarak tanımlıyoruz. Kuzey Kürdistan sosyolojisinde ne kadar aksi örnekler çok olsa da bu tarz örnekler de vardır. Sömürge kişiliğine sahip kişiler, ya Kürtlüğünü inkar edecek kadar yabancılaşıyor ya da içselleştirilmiş aşağılık duygusunu zihninin dehlizlerinden atamıyor. Her iki durumda da örtülü ya da aleni biçimde objektif olarak egemen ulusun rolünü oynamaya, kibrine sahip olmaya başlıyor. Okuduğum bir yazı dolaysız olarak bunun üzerine düşünmeme sebep oldu.
Serbestiyet isimli yayın platformunda akademisyen Vahap Coşkun’un bir yazısı yayınlandı. Coşkun, Îşev dizisindeki Xaltika Sosê karakterine atıfla Kürt Özgürlük Hareketi’ne kimi eleştiriler yöneltiyor. Coşkun’un eleştirileri temelde “komün” fikrinin Kürt sosyolojisi ve tarihselliğiyle bağdaşmadığı, Xaltika Sosê şahsında “sıradan” halkın bu kavramlardan bir şey anlayamayacağı, Kürt Özgürlük Hareketi’nin kavram fetişizmiyle kamusal alanı domine etmeye çalıştığı yönünde. Coşkun, Kürt tabanının komüne yabancı olmasını kendi kişisel deneyimlerine, tabanla kurduğu temaslardan elde ettiği verilere dayandırıyor. Sosyolojik bir iddiada bulunurken böyle ampirik bir yöntem ne kadar bilimsel anlamda yanlış olsa da sorun değil. Coşkun’un gör(e)mediği farklı bir realite söz konusu.
Coşkun’a önerim, bahse konu olan diziyi tekrardan izlemesi ve toplumun yurtsever kesimleriyle bağlar kurması/eğer varsa bağlarını güçlendirmesidir. "Zavallı” olarak tanımladığı Xaltika Sosêler “zavallı” durumda olmayı çoktan aştı. Hakeza dizideki Xaltika Sosê de çok güçlü yurtsever bilince sahip bir karakterdi. 48 yıllık mücadele, iddia edilenin aksine Kuzey Kürdistan halkında büyük bir bilinç gelişimine sebep olmuştur. Kürt halkı, parçalanmış bedenlerini toprağa verdiği evlatlarıyla, on yıllarca dört duvar arasında geçirilen mahpusluklarla, binlerce kilometre uzaktaki sürgün hayatıyla bilincini geliştirdi.
Eleştiride bahsedilen halk toplantılarının videolarını ben de izledim. Coşkun’un aksine benim gördüğüm farklı bir gerçeklik oldu. Özellikle Sêrt ve Colemêrg’teki denk geldiğim iki konuşma çok çarpıcıydı. Bahsedildiği gibi dağda, bayırda, köyde, ovada gerçekleştirilen bu toplantılarda konuşan insanların hem bilinçlerine hem de kullanılan kavram setine bakıldığında Kürt Özgürlük Hareketi’nin teori ve politikasına bir yabancılık söz konusu değil. İtiraf edeyim: Yapılan konuşmaların bana çarpıcı gelmesinin esas sebebi, son 10 yıldır Kuzey Kürdistan’da çok ağır şartlarda yürütülen savaş sonucunda köylülerin ambargoya maruz kaldığı ve Hareket ile bağlarının zayıflamış olacağını düşünüyor olmamdı. Yanlış bir önkabul olduğunu gördüm. Kuşkusuz bunun korunabiliyor olması, bir tarihsel hafıza mirasından ve mücadelenin sürekliliğinden kaynaklanıyor.
Kürt halkının komünden anlamayacağı iddiasının altında ne kadar örtük bir kibir barınsa da yine de dönüp toplumun gerçekliğine bir bakmak gerek. Her hafta imece usülü bütün kadınları toplayarak bir evin tandır ekmeğini yapan Xaltika Sosê niye komüne yabancı olsun? Yağan yağmurdan kaynaklı bozulan yolu köyün bütün erkeklerini toplayarak yapan Xalê Miheme niye komüne yabancı olsun? Komün kavramı, aileler komünü biçimde örgütlenen Komagene Uygarlığı gibi bir mirasa sahip olan toplumun tarihselliğine niye uymasın? Komün, sınıflı toplumların ortaya çıkışından önce ortak üretip, ortak tüketip, ortak yöneten insanlığın tarihselliğine niye uymasın? Herkes “komün” olarak kavramsallaştır(a)mayabilir, ancak onur sahibi her insan egemenlik ilişkilerinin olmadığı, eşit ve ortak bir yaşamı arzular. Bu yüzden kimse komün olarak tarif edilen şeye yabancı değildir. Komün denilen şey, Hareket için de halk için de bir anda damdan düşmedi.
Komün kavramı, Kürt Özgürlük Hareketi tarafından Coşkun’un iddia ettiği gibi bir süredir kullanılmıyor, on yıllardır lugatında bulunuyor. Tabii ki konjonktürel duruma göre bazı kavramlar dönemsel olarak öne çıkıyor. Bu da siyasetin doğası gereği böyle. İhtiyaçlara göre dile getirilen talepler de değişiyor. Bu yüzden Coşkun’un davet ettiği ciddiyet, bizim de ondan talebimizdir. Kavramlar “orijinallik olsun” diye ortaya çıkmaz. Altında bir teori, ideoloji ve tarihsel deneyim yatar.
Komün de Kürt halkının 48 yıllık mücadelesinin ve yüzyıllara dayanan tarihsel hafızasının sonucunda ortaya çıkmış kavramlardan biridir ve insanlık tarihinin ortak mirasıdır.