Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı çete, Güney Kürdistan'ın Xaneqîn kenti ve Sediya İlçesi'ne saldırdı; en az 60 kişi yaşamını yitirdi. Kürt kurumları sivillere yönelik katliamı şiddetle kınarken; KCK, "Bölgesel hegemonik güçlere ve eli kanlı bu çete gruplarına verilecek en büyük cevap, Kürt ulusal birliğinin bir an önce gerçekleştirilmesidir" dedi.

Irak'ta bugün gerçeklecek genel seçimler öncesinde Güney Kürdistan'da peş peşe saldırılar gerçekleşti. Güney Kürdistan'a resmi olarak henüz bağlanmayan Kürt kenti Xaneqîn'de önceki gün yapılan YNK mitingi intihar saldırısının hedefi oldu. Saldırı, Irak seçimlerine ilişkin Berlin'de oy kullanan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin görüntülerinin yayınlanmasını sevinçle karşılayan YNK'lilerin gerçekleştirdiği kutlamaya yönelik yapıldı. YNK Xaneqîn binası önünde gerçekleştirilen saldırıda, resmi olmayan rakamlara göre en az 30 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı. Yaralılar içerisinde durumu ağır olanlar olduğu belirtilirken, yaşamını yitirenlerin sayısının artmasından endişe ediliyor.
YNK'lilere yönelik saldırıyı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üstlendi. IŞİD, internet sayfasından dün yaptığı açıklamayla, saldırıyı kendisinin gerçekleştirdiğini duyurdu.

Sediya’da çifte saldırı

Güney Kürdistan’ın Xaneqîn kentine bağlı Sediya İlçesi'ne de dün sabah çifte bombalı saldırı düzenlendi. Patlamalar saat 09.15 sularında pazar yeri ve elektrik kurumu yakınlarında meydana geldi. Bu saldırıda da en az 30 kişi yaşamını yitirirken, onlarca kişi de yaralandı. Yaralılar, bölge hastanelerinde tedavi altına alındı. Dünkü çifte saldırıyı ise henüz üstlenen olmadı.

KCK: Aynı çeteler

KCK Eşbaşkanlığı “Saldırıyı gerçekleştirenleri şiddetle ve nefretle lanetliyoruz" dedi. "Kürt halkının bu eli kanlı terörist çetelerden misliyle hesap soracağına inanıyoruz” diyen KCK Eşbaşkanlığı açıklamasında şunlara yer verdi: “Xaneqin’de, halkımıza yönelik saldırıyı gerçekleştirenler ile Rojava'da halkımızın kanına girenler aynı çete güçleridir. Bu son saldırı da göstermiştir ki, Kürdistan'ın çıkarları tehdit altındadır. Halkımızın bölgesel hegemonik güçlere ve eli kanlı bu çete guruplarına vereceği en büyük cevap, Kürt ulusal birliğinin bir an önce gerçekleştirilmesidir. Kürdistan'da, haksız ve zor yoluyla çizilen sınırlara yeni sınırlar, saldırı ve işgal amacıyla yapılan hendeklere, yeni hendekler ekleyerek değil; bütün bunlara karşı ulusal birliği ve ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutarak, halkımızın demokrasi ve özgürlük mücadelesini daha da yükseltmektir."
KCK, vahşi saldırıda yaşamını yitirenlerin ailelerine ve YNK yönetimine de başsağlığı dileklerini iletirken, yaralılara da acil şifalar diledi.

KNK: Başarıya ulaşamazlar

KNK Yürütme Konseyi, Kürt kazanımlarını hedef alan vahşi saldırıların başarıya ulaşmayacağını belirtti. Saldırının 30 Nisan seçimleri öncesine denk gelmesine dikkat çeken KNK, Kürt kazanımları ile Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nden rahatsız olan kesimlerin her türlü fitneye başvurduğunu söyledi. Kürt halkının adım adım Demokratik Özerkliği kurduğunu vurgulayan KNK, "Dün Güney'de bugün ise Rojava de Demokratik Özerklik hayat buluyor. Ortadoğu'da Kürdistan’ın gelişimine tahammül edemeyen düşman güçleri, bazen direkt bazen de kiraladıkları güçlerle Kürdistan'daki gelişmelere müdahale etmeye çalışıyor" dedi. Terörist ve karanlık güçlerin saldırıyla seçimlerin demokratik havada geçmesine gölge düşürmek istediğini kaydeden KNK, Kürt halkının seçimde demokrasiden yana yapacağı tercih ile, söz konusu güçlere güçlü cevap vereceğini vurguladı.

BDP: Hesap sorulmalı

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin rahatsızlığından bu yana kamuoyuna ilk defa görüntülerinin yayımlanmış olmasından dolayı kutlama yapan Xaneqîn halkına karşı bir katliam gerçekleştirildiğini belirterek, "Kürt halkına karşı gerçekleştirilen bu katliamı şiddetle ve nefretle kınıyoruz" dedi. "Kürdistan'ın her parçasında yaşanan acı, kendi acımızdır ve Güney Kürdistan halkının bu acısını yürekten paylaşıyor, onların yanında olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyoruz" diyen Demirtaş, "Bu katliamın arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması ve bu insanlık suçunu işleyenlerden hesap sorulması için Irak Merkezi hükümetini ve Güney Kürdistan yönetimini göreve çağırıyoruz" dedi. Hayatını kaybedenlerin ailelerine ve tüm Kürdistan halkına da başsağlığı diledi.

DTK: Ulusal birlikten geçer

DTK tarafından yapılan açıklamada ise saldırıları boşa çıkarmanın yolunun Kürt halkının ulusal birliğinden geçtiği vurgulandı. Kürtlerin son iki yüzyıldır katliamlara maruz kaldığına işaret eden DTK, "İnsanlık dışı katliamları ve acıları bir daha yaşamak istemeyen Kürt halkı, örgütlenerek, direnerek kendini yeniden var etmektedir. Hiç bir halkın toprağında ve haklarında gözü olmayan Kürt halkı, diğer halklar gibi kendi kimliğiyle eşit ve özgür yaşamak istemektedir. Kürtlerin bu evrensel, demokratik ve insani isteğine tahammül edilmemekte, Kürtlerin kazanımlarına yönelik saldırılar devam etmektedir. Hendekçi politikalar bu saldırganları  cesaretlendirmektedir" dedi. Katliamcı zihniyetin Rojava ardından Güney Kürdistan'da da ortaya çıktığını kaydeden DTK, "Bu insanlık dışı ve alçakça yapılan saldırıları boşa çıkarmanın yolu Kürt halkının ulusal birliğinden geçmektedir. Bir daha benzer acıları yaşamamak için ivedilikle Kürt Ulusal Kongresi'nin toplanması artık zorunlu hale gelmiştir. Kürdistanlı tüm siyasal ve toplumsal yapıları Ulusal Kongre'nin gerçekleştirilmesi için bir an önce çalışmaları başlatmaya davet ediyoruz" çağrısında bulundu.

 HABER MERKEZİ