
Ona göre; kendisine hizmet eden biz evlatları birer Xızır’dık! Zira ilerlemiş yaşlılığı onun dar/ zor günleriydi. Hani Xızır hep dar/zor günlerde yetişir ya!.. Ölümcül kimsesiz hastayı doktora yetiştiren kişi Xızır’dır! Topala/ köre/ kötürüme yardım eli uzatan kişi Xızır’dır! Güçsüzü güçlüden/ zalimden koruyan kişi Xızır’dır! Düşmüş çocuğun/ yaşlının/ sakatın elinden tutarak kaldıran kişi Xızır’dır! Zalime/ zorbalığa direnenlere güç veren kişi Xızır’dır! Xızır mert ve cömerttir!..
Ve biz babamızın yaşamdan yarattığı bu Xızır’ı sevdik seviyoruz! Yakın zamanda bir Alevi Dergahında Xızır sorusu üzerine dinlediğim Kılaus Dede de kendisini dinleyen gençlere: ‘Biz eskiden evlere gittiğimizde Bozatı’nı dağdan dağa sürerek/uçurarak dardakilere yardım eden Xızır’ı andığımızda gözyaşları sel olurdu. Ancak siz şimdi çağımızın ilmini alan/ bilen gençlersiniz! Dedelerinize/ babalarınıza/ analarınıza anlattıklarımızla sizi inandırmak zor oluyor! Ancak Xızır o gün de vardı, bu gün de vardır! Xızır kimdir biliyor musunuz? Bir anne sabahleyin çocuğunu yedirip/ içirip ve elinden tutarak okula getiriyorsa, bir insan yardıma muhtaçlara yardım elini uzatıyorsa, ilacını alamıyacak ağır hasta komşusuna ilaç yetiştiriyorsa, darda/zorda olanlara koşuyorsa…’ şeklinde buraya sığmayacak kadar somut örneklerle Xızır’ı anlatmış ve büyük beğeni toplamıştı! Ve ‘Xızır’ın her yerde hazır ve nazır olması bundandır!...’ demişti.
Değişimin Cumhurbaşkanı adayı S. Demirtaş’la bir araya gelen Alevi Canlar’ın seslendirdiği ‘Xızır Yoldaşlığı’ aynı zamanda bir ikrardır. Aleviler bu ikrarın ne anlama geldiğini çok iyi bilir! İkrar yer yerinden oynasa bile vazgeçilmeyen kesin sözdür!
O temsilcilerin gazetedeki resimleri bize yabancı değildir. İnsan temel hak ve özgürlükleri mücadelesindeki duruşlarından tanıdığımız simalardır! AABF’ye bağlı Alevi Gençler Birliği (AAGB) eşbaşkanları Sevcan ve Mazlum’un yıllardır uğruna savaşım verilen ilkelerinin S. Demirtaş’ın şahsında belirlenen ilkelerle uyuşması nedeniyle kendisini destekleyeceklerini açıklamaları sadece bu seçimin değil geleceğin de umudu olmaktadır. Onlar; Kürt Özgürlük Hareketi’ni başlatan gençler örneği zalimlerin saltanatını sarsacak olanlardır! Zaman aşımına uğratılarak unutulmaya çalışılan katliamların/Sıvasların hesabını da onlar soracaktır! Zira inançlı Alevi gücü Xızırlaştığı an hınzırların dünyası sarsılarak daralacaktır! Dar/zor günlerin Xızır’ı anlayışından hareketle şimdi bu Cumhurbaşkanı seçiminde her bir Alevi bir Xızır olmak durumundadır! Evet tam da Xızır yardımına muhtaç olduğumuz bir zamandır! Ve ülkemizin her biri bir güzellik olan baskı altındaki tüm kimlikleri /inançları da bu yardıma muhtaçtır! Bu bakımdan temsilci görüşmecilerin ‘Xızır Yoldaşlığı!..’ desteği pratik/acil bir yoldaşlığa dönüştürülmelidir!
Xızır’ın felsefesini sürdürenler Xızır’ın yoldaşlarıdırlar. Bunların başında da gerçek Aleviler gelir! Bu yoldaşların her biri Xızır rolünü oynamalıdır! Zira ülkemizde bir yanda zalim/ zulüm/ zorba, inkar/ imha var, diğer yanda buna direnen mazlum ve mağdurlar var! Hz. Hüseyin’in teslimiyet dayatan Ömer’e ‘iki yol, iki mezar gibidir! Birinde Yezidler, birinde de inanmışlar bulunur!’ dediği gibi bu seçimde iki çizgi vardır! Biri zalimlik/ zorbalık/ yalan/ talan/ sahtekarlık ve rant, diğeri zafere yeminli kararlılık/ inanmışlıktır!
Xızır’ın yoldaşları ayni zamanda her dönemde olduğu gibi bu seçimde de mala/ mülke/ makama/ rütbeye satılmış Hızır Paşaların nerelerden ve kimlerden beslendiklerini de görmelidir! Başta yıllarca kendisine destek veren Aleviler olmak üzere devrimciler /demokratlar/ liberaller ve hatta sosyal demokratlar asırlık yapısı içinde bir Halkların Cumhurbaşkanı adayı çıkaracak demokrasi olgunluğu olmayan bir CHP’yi artık terketmeliler! Hele CHP’nin, ellerine son yarım asrın tüm katliamlarının kanı bulaşmış ırkçı MHP ve onun yandaşı bağnazlarla ortaklaşması düşündürücüdür, utandırıcıdır!
Kerbela’da kanlı/ zalim kılıçlar Yezid’i güldürdü ama inancı yenemedi! Zafer inananların oldu. Bu seçimde de odalara sığmayan ayakkabı kutuları, sıfırlanamayan dolar istifleri ve kan kusan ırkçılık güçlü görünse de zafer inanmışlığın, Çankaya halkların olmalıdır/ olacaktır!