Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaralı olduklarını ve bir evde mahsur kaldıklarını bildirdikten sonra infaz edilen 7 kişi arasında bulunan Mahsum Gürkan'ın cenazesi paletli panzerlerle ezildi. Gürkan'ın yerde ezilmiş haldeki cenazesinin fotoğraflarını paylaşılan sosyal medya hesaplarında Tahir Elçi'nin olayındaki kişi olarak işaret edilerek intikam naraları atıldı. Gürkan'ın ailesi duruma tepki gösterirken, Tahir Elçi katledilmesi olayının Gürkan'a yıkamamanın intikamının alındığını belirtti. 



'Olayı yükleyememenin intikamını aldılar'


Gürkan'ın dayısı Orhan Yakışır, "Tarih Elçi'nin katledilmesini ilk bir kaç gün Mahsum Gürkan ve yanındaki arkadaşına yüklemek istediler. Ancak yapılan incelemeler ve olay anında çekilen görüntüler sonucunda onların bu olayı yapmadığı ortaya çıktı. Yani planladıkları işin suya düştüğü ortaya çıktı. Bu da onlarda ırkçı reflekslerin doğmasına neden oldu. Bugün ortaya çıkan görüntü aslında bunun sonucudur" diyerek, Gürkan'ın ezilmesine dair bir soruşturma açılırsa devletin savunmasının Tahir Elçi olayı olacağını kaydetti.


'Böyle bir vahşetin tanığı olmadık hiç'
Gürkan'ın ezilmesine ilişin, "Tabi bu şahsi ve kişisel bir reflekstir diyecekler. Ama aksine bu tam da bir devlet refleksidir" diyen Yakışır, "Hiçbir intikam anlayışında biz böyle bir vahşetin tanığı olmadık, bu aksine bir devlet refleksidir, arkasında bir ideolojinin varlığını gösteriyor" diye konuştu. Vahşeti gerçekleştirenlerin devletin kirli ideolojisiyle beslendiklerine ve vahşice durumlara imza attıklarına dikkat çeken Yakışır, bugün Sur'da yaşananların bunların bir sonucu olduğunu kaydetti.



'Devlet saklamadan vahşet uyguluyor'


Sur'daki operasyonu yöneten Musa Çitil'in 90'lı yıllarda Kürdistan kentlerine uyguladığı vahşeti hatırlatan Yakışır, "Bugün bu insanın tekrar görevlendirilerek buralarda başa getirilmesi aslında devlet mantığının çok da farklı olmadığını gösteriyor. Devlet burada sadece 5-10 yıl Kürtlere karşı bir kamuflaja bürünmüştür. Kürt bu kamuflajın farkına vardıktan sonra devlet artık bunu saklama gereğini duymadan yapıyor" dedi.


'Mahsum'a yapılanlar orda neler olduğunu gösteriyor'

"Direnenler için üçüncü bir seçenek yoktur" diyerek, Gürkan ve yanında bulunan 6 arkadaşının teslimiyet yerine direnişi seçtiklerini belirten Yakışır, "4 aylık direniş içerisinde nasıl bir vahşet uygulamaları yaşandı. Mahsum'un görüntülerini yayınlayanlar aslında orada neler yaşandığına dair ipucu veriyorlar. Gösterilen bir küçük karedir ve bu çok şey anlatıyor. Bunun gibi gösterilmeyen belki onlarca kare vardır. İktidarını korumak için bin yıldır kinle ve nefretle yetiştirilen bir nesil bugün bu vahşeti yapmanın imkanı verildi onlara" şeklinde ifade etti.


'Yüreğimiz acıdı ama boyun eğdirmedi'


Yakışır, Tahir Elçi olayı için "Mahsum onların planladığı bir oyunu bozduğu için, onların istediği gibi o senaryoda yer almadığı için bu gün intikamını almak istemişlerdir. Kendilerinin yaptığı en iyi şey olan o vahşeti ve barbarlığı gösterdiler. Belki ifade edebilecek çok şey var bu noktada yeterince tarif edilemez, hepimizin yüreğini acıtmıştır ama hiç kimsenin boynunu eğmemiştir, kimseyi utandırmamıştır aksine onların utancıdır bu kadar kinle bu uygulamalar yapılıyorsa yenilgilerinin bir anlamda ortaya çıkışıdır" dedi. 



'Teslim olmayacağız'


Mahsum ile yaptıkları son görüşmeyi aktaran Yakışır, "Biz yüz günü aşan bir direnişin ardından gelip de kimseye yanlış yaptık, dolayısıyla pişman olduk ve biz hata yapmışız, bu yanlışımızdan dönüp gelip size sığınıyoruz, teslim oluyoruz demeyeceğiz" dediğini ve yeğenin yanındaki 6 kişinin savaşamayacak durumda olduğunu belirterek, onların tek beklentisinin ise halkın gidip kendilerini alması olduğunu belirtti.


'Mahsum yaptığından pişman olmadı hiç'

Mahsum'un halk için savaştığını ifade ettikten sonra annesine ise, "Bizim için üzülmeyin biz size kurban oluruz ve olduk da. Bizi halk gelip alırsa çıkarız, başka türlü gelip bizi burada öldürebilirler, öldüreceklerdir de muhtemelen, ama başka türlü bir davranış içine girmeyeceğiz" dediğini anlatan Yakışır, yeğeni Mahsum'un yaptığından hiç pişman olmadığını söyledi.


'Direnenler kendine yakışanı yaptı'


Yakışır, "Direnenler kendine yakışanı yaptı. Bunun karşısında o barbarlığı, o vahşeti gösterenler de kendine yakışanı yaptı" dedi. Sur'da devlet bir yenilginin mağlubiyetini yaşadığı için büyük bir hırs ve öfkeyle vahşet gerçekleştirdiğini dile getiren Yakışır, hırçınlaşmak, saldırgan ruh hali yenilginin bir ruh halidir. Devlet madem orada kazandı neden bu kadar vahşileşiyor. Bu görüntülerle tatmin edilen bir kitle yaratıldı ama bu bir gün bu onlara dönecek" dedi.