Yanardağ şiirlerinde, zorunlu göçü, hüznü, aşkı, hasreti, yatılı okul yıllarını, yaşamın gizini çocukluğuna sunan gece yolcularını, umudu ve yaşanılmayanları anlatıyor. Yanardağ'ın şiirlerinde 90'lı yıllarda Kürdistan'da çocuk olmanın ve mahrum yaşamın, bellekte yarattığı gerçeği görmek mümkün. Yanardağ'ın kitabının arka kapağında şu dizelere yer veriliyor;
"Bu da düş için çekilmiş
bir öğle sonrasıdır
Ne gözlerinin dokunduğu evler, gölgeler
Ne ellerinin bıraktığı
izler yazıldı taşa
Zaman bir sır gibi kendinde unuttu beni
İkindi silueti gibi yazıya saldı, sevdiğim
Gülen gözlerim benim
bu ağaç niye kırıldı"
KÜLTÜR SERVİSİ