AKP'nin kayyum darbesinin ilk olarak kadın merkezlerini hedeflediğini ifade eden HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Konca, kayyuma rağmen kadından bir yana bir yaşam için yerellerde çalışmaların süreceğini belirtti.

AKP hükümetinin kanun hükmünde kararnameyle atadığı kayyumların, DBP'li belediyelerde ilk yaptığı kadın merkezlerini kapatmak ve merkezlerdeki mağdur kadınlara ait özel bilgilere el koymak oldu. Kadınları hedef alan bu uygulamanın yanı sıra eşbaşkanlık sisteminin uygulandığı DBP'li belediyelere atanan kayyumların tamamının da erkek olması, şiddet mağduru kadınların mağduriyetinin daha da artacağı endişesini doğurdu.


İki kadın merkezi katıldı

Amed'in Farqîn ilçesine kayyum olarak kaymakam Murat Kütük atandı. Kayyumun ilk işi, Meya Kadın Merkezi'ni kapatmak oldu. Cizîr'e kayyum olarak atanan Kaymakam Ahmet Adanur da, belediyenin kadın merkezini kapattı. Her iki ilçede, mağdur kadınlara ait olan tüm özel bilgi ve belgelere el konuldu.

Kayyuma ilişkin konuşan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca, söz konusu iki uygulamanın da kayyumun kadınların kazanılmış haklarına ve güvencelerine yönelik bir darbe olduğunu gösterdiğini belirtti.

Kadından yana bir yaşam için başkanlık kurumundan çalışanlara göre belediyelerin tüm birimlerinde eşit temsiliyeti esas aldıklarının altını çizen Konca, kadına yönelik şiddetin belediye çalışanları arasında da önlenmesi için 'şiddet uygulanan erkeğin maaşının eşine verilmesi ya da işten çıkartılması' gibi yaptırımları da hatırlattı.


Çalışmalar büyük bir darbe yedi

Kayyum atanan belediyelerin birçoğunda kadın merkezlerinin olduğunu hatırlatan Konca, büyükşehir ve il belediyelerinde tüm kadın çalışmalarını koordine eden kadın başkanlıklarının da oluşturulduğunu söyledi. Şiddet mağduru kadınlara yönelik çalışmaların yanı sıra kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılmaları için desteklenmesi için de çalışmalar yürüttüklerini Konca, kayyumlarla birlikte tüm çalışmaların büyük bir darbe yediğini belirtti.


'Mağdur kadınlar için endişeliyiz'

Asker ve polis ile girilen belediye kurumlarında bundan sonra var olacak hiçbir kuruma kadınların güveninin olmayacağını anlatan Konca, şunları söyledi: "Kadın merkezlerinde, şiddet mağduru kadınlara ait tüm bilgi ve belgelere el konuldu. O belgeler, kadınların mahremiyetiydi. O belgelere el koyanlar kim ve bu özel bilgiler nasıl kullanılacak, bilmiyoruz. Bu nedenle elbette mağdur kadınlar bakımından endişeliyiz. Kadınların, kendileri ile ilgili kurumlara güvenerek gelmesi önemli. Kayyum atanan belediyelerdeki bu kurumlara kadınlar güvenmedikleri için gelmeyeceklerdir."


'Kadından yana çalışmalar sürecek'

Cizîr ve Farqîn'deki kadınların, sokağa çıkma yasakları sırasında büyük bir yıkımın mağduru olduklarını da hatırlatan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca, "Bu yıkım süreçlerinde en büyük mağduriyeti yaşayan kadınlar oldu. Bu nedenle kadınları, kayyuma rağmen asla yalnız bırakmayacağız. Belediyelerde yapılan çalışmaları, başka mekanlarda sürdürmeye devam edeceğiz. Bu elbette kolay olmayacak ancak kadından yana çalışmalar sürecek" dedi.

İstanbul'da şort giydiği için bir kadına cinsiyetçi saldırı düzenleyen kişinin serbest bırakıldığını, İzmir'de genç bir kadının kıyafeti gerekçesiyle cinsel saldırıya maruz kaldığını hatırlatan Konca, son olarak şunları söyledi:

"Kadınlar her zaman saldırıların hedefindeydi. Ancak bu kez bu saldırılar medya eliyle de meşrulaştırılıyor. Hükümetin açıklamaları da kadınlara yönelik saldırıları meşrulaştırıyor. Kadını evin dışında başka bir yaşam görmeyen bir yaklaşım ile karşı karşıyayız. Bu nedenle tüm kadınlar olarak hem kayyum darbesine hem de kadın düşmanı politikalara karşı yanyana durmak zorundayız.”


ARZU DEMİR / ANF / İSTANBUL






HDP Kadın Meclisi toplandı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, gündeme darbe girişimi sonrası yaşanılanlar ve önümüzdeki sürece ilişkin planlama gündemiyle toplandı. Toplantıda 1-2 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Bölge Kadın Meclisi toplantılarına hazırlıklar da ele alınacak.
Toplantının basına açık bölümünde HDP Kadın Meclis Sözcüsü Besime Konca, açıklamalarda bulundu. Kadına dönük şiddetin yoğunca yaşandığı bir süreçten geçildiğine işaret eden Konca, sadece Ağustos ayı içerisinde 22 kadının katledildiğini belirtti ve kadına yönelik şiddet ve kadın katliamlarına karşı ciddi bir siyasetin yürütülmesi gibi bir sorumluluklarının olduğunu hatırlattı.
İstanbul’da şort giydiği gerekçesiyle şiddete maruz kalan Ayşegül Terzi’nin yaşadıklarını aktararak, kadına dönük saldırıların siyasi iktidar tarafından toplumsallaştırılmak istendiği bir süreçten geçildiğini ifade eden Konca, “Bunun devlet politikası olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Buna karşı politik bir eylem takvimi ortaya koymak gerekiyor. Siyasi iktidar kadınlara yöneldiği gibi toplumun tüm kesimlerine kendisi gibi düşünmeyen yapılara dönük ciddi bir savaşı devreye koymuştur. Bizim, kadınlar olarak bu saldırılara karşı ciddi bir mücadele ortaya koymamız gerekiyor” dedi.


Kayyum bir hedefi de kadınlar 

Kayyım atamalarının bir hedefinin de kadın mücadelesinin kazanımları olduğuna dikkat çeken Konca, “En fazla saldırılan alan kadın belediyeciliğidir, kadın mücadelesidir. Kayyum sonrası belediyelere dönük saldırıların odağında da kadın kurumları oldu. Hatta kapatılan kadın kurumları oldu. Yine kayyum ataması eşbaşkanlık modeline de dönük bir saldırıdır” ifadelerini kullandı.
Kadınların bir bütün olarak tüm bu saldırı ve hedef almalara karşı mücadelenin daha da yükseltilmesi gerektiğini belirten Konca, aksi takdirde kadın düşmanlığının siyasi iktidarca toplumsallaştırılmaya devam edeceği uyarısında bulundu.
Konca’nın açıklamalarının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti. 

ANKARA