Yapay zeka Afrika’nın geleceğini nasıl şekillendiriyor?

Dosya Haberleri —

yapay zeka/foto:freepik

yapay zeka/foto:freepik

  • Dijital egemenlik; ekonomik fırsatları, kamu yönetimini ve kolektif hafızayı şekillendirir. Önceki kuşaklar siyasi bağımsızlık için mücadele etti. Bu kuşak ise dijital bağımsızlıkla karşı karşıya.

KAMBALE MUSAVULİ-Çeviri: Yeni Özgür Politika

Küresel dijital politikayı değiştiren yeni bir model ortaya çıkıyor ve Afrika ülkeleri buna dikkat etmek zorunda. Bu model askeri güç ya da açık siyasi baskı yoluyla değil; veri, platform ve dijital hizmetlerin düzenlenişini sessizce yeniden şekillendiren ticaret anlaşmaları aracılığıyla kuruluyor.

ABD ile Malezya arasında imzalanan son ticaret anlaşması, güçlü ülkelerin teknoloji şirketlerine diğer ülkelerin verilerine geniş erişim sağlayan kurallar tasarladığını gösteriyor. Anlaşma Malezya’yı, “güvenilir sınırlar üzerinden verilerin elektronik ortamda sınır ötesi transferini güvence altına almaya” zorunlu kılıyor ve “ABD şirketlerine karşı dijital hizmet vergilerini” yasaklıyor. Pratikte bu, Malezya’nın verileri yerelleştirme, yabancı dijital platformları düzenleme veya veriyi stratejik ulusal kaynak olarak görme kapasitesini sınırlandırıyor. ABD teknoloji şirketlerini Malezya’nın dijital ekonomisine derinlemesine yerleştirirken devletin siyasi hareket alanını daraltıyor.

Anlaşma münferit değil

Bu münferit bir örnek değil. Dijital ticaret ve işbirliği anlaşmalarının ulusal politika alanını yeniden şekillendirmek ve uzun vadeli dijital altyapı bağımlılığını pekiştirmek için kullanıldığı daha geniş bir yaklaşımı yansıtıyor.

Benzer bir durum Kenya’da görüldü. ABD ile Kenya arasında sağlık alanında imzalanan milyarlarca dolarlık işbirliği çerçeve anlaşması, anayasal gerekçelerle Yüksek Mahkeme tarafından durduruldu. Mahkeme; kamu katılımının sınırlı olması, parlamenter denetimin yetersizliği ve kişisel ile epidemiyolojik sağlık verilerinin korunmasına yönelik güvencelerin eksikliği gibi konulara dikkat çekti. Bu durum, veri mülkiyeti, mahremiyet ve demokratik yönetişim konularında temel soruları gündeme getirdi.

Veri akışını yabancı şirketler denetliyor

Bu örnekler küresel Güney için yeni bir kalıba işaret ediyor. Bu kalıp; yasalar, altyapı ve dijital akışlar üzerinden işliyor ve veriyi kimin kontrol edeceğini, değerini kimin elde edeceğini belirliyor. Dijital ticaret, kesintisiz veri, depolama ve hesaplama kapasitesine bağımlı yapay zeka sistemleri için merkezi bir geçit haline geldi. Bugün bu sistemlerin çoğu yabancı şirketler tarafından yönetiliyor ve bu yoğunlaşma küresel Güney’in ekonomik ve siyasi geleceğini şekillendiriyor.

Biçimsel bağımsızlık, koruyamıyor

Gana Cumhuriyeti’nin ilk devlet başkanı Kwame Nkrumah, Neokolonyalizm: Emperyalizmin Son Aşaması adlı eserinde, dış aktörler bir ülkenin temel ekonomik yapılarını yönlendiriyorsa biçimsel bağımsızlığın çok az koruma sağlayacağını söylemişti. Bu tespit dijital çağ için de geçerli. Afrika ülkelerinin anayasaları ve hukuki çerçeveleri var; ancak ağların, platformların ve algoritmaların mimarisi çoğunlukla yabancı şirketlerin kontrolünde. Dijital ortam sınırları ve kontrol merkezleri olan bir tür “toprak” gibi işliyor; bu altyapının sahipleri de yönetişimi belirliyor.

Buna karşı koordineli bir yanıt olarak  “21. yüzyılın dijital Bandung’u” olmalı. 1955’teki Bandung Konferansı, Afrika, Asya ve Latin Amerika liderlerini sömürgeciliğe karşı bir araya getirmişti. Dijital Bandung ise bu misyonu veri merkezleri, bulut hizmetleri ve yapay zeka çağında sürdürmeyi hedefliyor. Amaç; ortak standartlar belirlemek, birlikte müzakere etmek ve bölgesel dijital kapasite geliştirmek.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti, dünya kobalt üretiminin yüzde 70’inden fazlasını sağlıyor. Kobalt; elektrikli araç bataryaları, veri merkezleri ve yüksek performanslı bilgisayarlar için kritik bir mineral. Ancak bakır-kobalt kuşağındaki madencilik faaliyetleri suyu, toprağı ve havayı zehirli kirliliğe maruz bırakıyor; işçiler ise tehlikeli koşullarda çalışıyor. Nasıl ki madenler dijital altyapının bir parçasını oluşturuyorsa, veri çıkarımı da başka bir parçasını oluşturuyor. Afrikalılar dil, kültür ve gündelik yaşam yoluyla dijital faaliyet üretiyor; bu faaliyetler yapay zeka sistemlerini eğitiyor ve ticari değer başka yerlerde yaratılıyor. Yapı, geçmişte Afrika’dan ham madde çıkartılıp değerin dışarıda elde edildiği sömürgeci modele benziyor.

OpenAI’nin Lagos Üniversitesi’nde ilk Afrika Yapay zeka Akademisi’ni açması heyecan yarattı; ancak kullanıcı verilerinin nasıl saklandığı, aktarıldığı ve değerinin yerel topluluklara nasıl geri döndüğü belirsiz. Gana’da iletişim ve dijitalleşme bakanının Google’ın Gemini uygulamasını tanıtması da benzer soruları gündeme getirdi. Bağımsız araştırmalar, birçok yapay zeka şirketinin geniş çaplı kullanıcı verisi ve meta veriyi açık kamu belgeleri olmadan sakladığını gösteriyor. Zayıf veri yönetişimi çerçeveleri, büyük ölçekli dijital çıkarımı kolaylaştırıyor.

Mart 2024’te bir denizaltı kablo kesintisi Batı Afrika’da milyonlarca insanı internetten mahrum bıraktı. Ekim 2025’te Amazon Web Services’teki büyük bir kesinti Afrika’daki platformları ve ödeme sistemlerini etkiledi. Aralık 2025’te Cloudflare’deki başka bir kesinti binlerce web sitesini geçici olarak devre dışı bıraktı.

Bu kuşağın görevi dijital bağımsızlık

Afrika ülkelerinde yerel barındırma kapasitesi ve düzenleyici güç sınırlı olduğundan, kıta dışı kaynaklı kesintiler kamu hizmetlerini ve ekonomileri ciddi biçimde etkileyebiliyor. Uzun vadeli dijital egemenlik için: bölgesel veri merkezleri, yaygın bulut altyapısı, afrika kontrolünde sağlam bağlantı ağlar, verinin ulusal kaynak olarak tanınması, şeffaf kaynak akışları ve madencilik gelirlerinin yerel refaha katkısı gerekiyor.

Açık kaynaklı yapay zeka modelleri (örneğin DeepSeek ve Qwen gibi) daha uyarlanabilir sistemler geliştirme imkânı sunuyor. Gana’daki NLP topluluğu yerel dillere yönelik teknolojiler geliştiriyor. Nijerya’da Yoruba, Hausa ve Igbo için veri setleri oluşturuluyor. Güney Afrika’da Centre for Artificial Intelligence Research sosyal sorumluluğa dayalı yapay zeka araştırmaları yürütüyor. Kenya’da mahkemeler veri paylaşım anlaşmalarına karşı anayasal korumayı savunuyor.

Dijital egemenlik; ekonomik fırsatları, kamu yönetimini ve kolektif hafızayı şekillendirir. Önceki kuşaklar siyasi bağımsızlık için mücadele etti. Bu kuşak ise dijital bağımsızlıkla karşı karşıya.

Kaynak: www.jungewelt.de

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.