Federal Almanya Parlamentosu önünde Türk devletinin Efrîn’i işgal ve katliam saldırılarına karşı dört gün boyunca devam eden açlık grevi dün sona erdi.
24 Mart 2018 Cumartesi | Haber
MEHMET ZAHİT EKİNCİ / BERLİN Federal Almanya Parlamentosu önünde Türk devletinin Efrîn’i işgal ve katliam saldırılarına karşı dört gün boyunca devam eden açlık grevi dün sona erdi. Soğuk hava koşullarına rağmen oldukça dirençli bir şekilde eylemlerine devam eden eylemciler açlık grevi boyunca her gün saat 11.00-17.00 arası parlamento önünde bir araya gelerek kamuoyunun vicdanına seslendi. Açlık grevi eylemcileri işgal ve katliama karşı duygu, düşünce ve öfkelerini gazetemize de aktardı. Melek Yula (Berlin DKTM Eşbaşkanı): Alman devleti de Türk devletine silah ve ekonomik yaparak bu suça ortak olmuştur. Ekonomik çıkarları için binlerce sivil, çocuk ve kadının ölümüne seyirci kalarak Türk devletinin bu işgal girişimine sessiz kalarak adeta bu cinayetleri onaylıyor. Düne kadar YPG ve YPJ’nin mücadelesini insanlık mücadelesi olarak niteleyen Alman hükümetinin bu duyarsızlığını kınıyorum. Leyla Ahmed (Derîk): Rojavalı kadınlar olarak Efrîn’e yönelik işgal girişimini kınıyoruz. İşgal girişiminden bu yana 2 ay boyunca her gün sokaklarda olarak Efrîn ile dayanışmamızı büyüttük. Mücadelemiz devam edecek. Efrîn’de dünyanın gözü önünde işlenen bu cinayet NATO ülkeleri eliyle gerçekleşiyor. Yaşanan bunca vahşete karşı sessizliğini koruyan dünya devletlerini kınıyorum. Efrîn’de yenilen halkımız değil işgalciler olacaktır. Rodi Melle (Efrîn): Efrîn’e yönelik yapılan işgali yüreğimde hissediyorum. Efrîn’i işgal ederek maneviyatımızı kırmak ve birliğimizi bozmak istiyorlar. Bu direniş aynı zamanda Kürdistan dört parçasında olan insanların yüreğini birleştirdi. Bizler de canımızla malımızla Efrîn’in yanındayız. Efrîn’i işgal edenler hiçbir şey olmamış gibi göç yollarına düşen insanlara geri dönün çağrısı yapıyorlar; bu bir aldatmacadır. Kimse bunlara kanıpta geri dönmesin. Amcam şu anda orada yaşıyor. İki teyzemin kızı kayıp kendilerinden haber alamıyoruz. Oc Müslüm (Kobanê):  Bu katliamların sorumlusu Avrupa devletleridir. Rojava’da yaşarken bu devletlerin gerçekten demokrasi ile yönetildiğine inanıyorduk. Buraya geldikten sonra gerçek yüzlerini gördük. Söz konusu Kürt halkı oldu mu ne demokrasi vardır ne de insan hakları. Kimse bunların sahte demokrasilerine kanıpta ülkesinden ayrılmasın. Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır ki ölümler karşısında sessiz kalıyorlar. Garip Özdemir:  Efrîn hepimiz için kanayan bir yara. Burada yaşayan tüm Kürtlerin Efrîn için yapılacak olan eylemlere destek sunması gerekiyor. Avrupa’da yaşayan tüm halkımızın Heyva Sor tarafından başlatılan yardım kampanyasına destek sunması lazım. Bizler hiç kimseden bir beklenti içinde olmadan kendi yaralarımızı sarmamız gerekiyor.
185