
Erciş’te Türk işgal güçleri tarafından yakılan evinde yanarak can veren Hediye Ataman’ın cenazesi toprağa verildi.
Van’ın Erciş ilçesi Çelebibağı Mahallesi’nde 18 Kasım’da asker ve polislerce ateşe verilen evde katledilen Hediye Ataman’ın Van Dursun Odabaşı Tıp Merkezi’nden alınan cenazesi önceki akşam Erciş’e getirildi. Bedeni tamamen yanan Ataman’ın cenazesi dini vecibeleri yerine getirildikten sonra öğlen saatlerinde Çelebibağı Merkez Mezarlığı’nda defnedildi.
Defin işlemlerinin ardından Ataman’ın ailesi mezarı başında gözyaşı döktü.
Teşhis eden kardeşi

Hediye Ataman’ı teşhis eden kardeşi Harun Polatcanlı, ablasını, eteğinin kalan bir parçasından tanıdığını anlattı. Otopsi yapılan ancak tanınmayacak durumda olan Ataman’ın cenazesinin tamamen yandığını dile getiren Polatcanlı, “Ablamın cenazesinin teşhisi için beni aldılar morga gittik. Bütün bedeni yanmıştı sadece ayak kısmında eteğinin bir parçasını gördüm ondan teşhis edebildim. O eteği ile yaklaşık bir ay önce köye gelmişti. Hediye ablamın ve yeğenimin fotosunu beraber çekmiştim o eteği de oradan hatırlıyordum. Oradan teşhis edebildim. Cenaze tamamen yanıp kül olmuştu. Eteğin ayak kısmındaki parçasının yanmaması mucizeydi” dedi.
Selasını dahi okutmadılar
Cenazeyi alana kadar karşılaştıkları zorlukları dile getiren Polatcanlı, Hediye için okutulması istenen selanın dahi engellendiğini söyledi. Polatcanlı, “Cenazeyi Erciş’e getirmek için ambulans istedik vermediler. Polisler ‘Van Büyükşehir ve Erciş Belediyesi’nden cenaze nakil aracı istemeyin boşuna vermezler’ dedi. Biz de bir araç ayarladık cenazemiz için. Erciş’e gelene kadar polisler bizi sürekli takip etti. Cenazeyi gece defin edecektik selasını okumadılar. Ablamın selasının okunmama nedeni ise PKK’li olduğu içinmiş. Ablamın PKK’li olmadığını bütün herkes ve kendileri de biliyorlar” diye konuştu.
Neden başka cenaze çıkmadı?

Ablasının katledildiğine dikkat çeken Polatcanlı, şöyle devam etti: “Şayet ablamın evinde birileri olmuş olsaydı evin bütün etrafı sarılmış durumdaydı. Evde biri ya da birileri olmuş olsaydı neden onların cenazeleri çıkmadı. Ablamın cenazesi dışında cenaze çıkmadı. Kendileri de bunu biliyorlar. Şimdi de bu katliamı yapanlar kendilerini temize çıkarıp kurtarmaya çalışıyor. Evin içinde ‘PKK’li varmış’ söylemleri ile kendilerini kurtarma çabaları içerisindeler. Ablamın herhangi bir örgüte üye olmadığını devlet de biliyor. Devlet arşivlerinde de var. Ablam çocuğu olmadığı için defalarca tüp bebek başvurusu yapmıştır.”
Yaralı polis de yalan
Van Valiliği’nin çatışma ve 3 polisin yaralandığı açıklamasını anımsatan Polatcanlı, şöyle konuştu: “Hastaneden aldığımız bilgilere göre buraya ya da başka bir yere giderken zırhlı araç devrilerek kanala düşmüş. Polisler orada ufak tefek sıyrıklar almış. Elimize bilgiler gelince kamuoyu ile paylaşacağız. Bu katliamın peşini bırakmayacağız.
Bir cezası olmalı
Şu anda bile yaratılmak istenen hava ‘PKK’liymiş’ gibi taziyesi abluka altına alınmış. Panzerler, akrepler çevremizi sarmış. Taziyemize bile saygıları yok. Mezarlıkta da etrafımızı sarmışlardı. Söylenecek bir şey kalmamıştır. İnsanları diri diri yakmanın bir cezası olmalı. Cizre’de Nusaybin’de Gever’de ablam gibi binlerce insanı yakarak katlettiler. Unutmuş değiliz.”
VAN