
DAİŞ çetelerinin Kobanê Kantonu’na yönelik başlattığı saldırılar sonucunda yaralanarak, sınırı geçen Rojavalıların tedavisi engelleniyor. Suriye’de yaralanan çete üyelerinin bütün hastanelerde sorunsuz şekilde tedavi edildiği Türkiye’de, “Kim olursa olsun biz yaralıları tedavi etmek zorundayız” diyen devlet yetkilileri, söz konusu hasta ve yaralı Rojavalılar olunca onları ya saatlerce sınır kapılarında bekletiyor, ya da tedavisine başlanmış olanları göz altına alıyorlar.
Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Gunay, Kobanê‘ye yönelik saldırılar sonrası, ilk günlerde yaralıların Türkiye’ye getirilmesine izin verilmediğini, birçok yaralının kendi imkanlarıyla sınırı geçip bu tarafa geldiklerini söyledi.
10 yaralı öldürüldü
Günay, son 25 günde sınır kapısı önünde bekletilerek, tedavisi engellenen 10 yaralı Rojavalının da zamanında müdahale edilmediği için yaşamını yitirdiklerini vurguladı. Sınırda gözaltına alındıktan sonra baskı ve hakarete maruz kalan hasta ve yaralı Rojavalıların durumuna dikkat çeken Günay, “Birçok yaralıyı yoldayken kaybediyoruz. Belediyelere ait veya kiralanan ambulanslar ile sınırdan yaralı taşımak için oraya gittiğimizde yetkililer bize ‘Biz yaralıları 112’ye teslim edeceğiz’ ya da ‘Bize halen talimat gelmedi. Talimat gelmeyinceye kadar hastanın geçişine izin veremeyiz’ diyerek çalışmamız engelleniyor. Bu şekilde bir çok hastamızı zamanın da müdahale edemediğimiz için kayıp ettik” diye konuştu.
Günay, Kardelen Ana Çocuk Sağlık Merkezi’nin polislerce basılmasını da hatırlatarak , “Devletin yapması gereken hizmeti sivil toplum kuruluşları ve belediyeler yapmak zorunda kaldı. Yetmezmiş gibi 46 hasta buradan çıkarılıp değişik hastanelere dağıtıldılar. Bu kabul edilemez bir durum” şeklinde ifade etti.
‘Hastalar arasında ayrımcılık yapıyor’
Suruç Devlet Hastanesi’nin özel harekat polislerince basıldığına da dikkat çeken Günay, “Hastaların göğsüne silah dayayarak, bir yaralıyı gözaltına almışlar. Daha tedavisi tamamlanmamış yurttaşı nereye götürdüler? Neden götürdüler?” diye sordu. Hatay, Antep ve Urfa olmak üzere Türkiye’nin bir çok kentinde bulunan hastanelerde tedavi edilen DAİŞ üyelerinin bulunduğunu hatırlatan Günay, “Devlet hastalar arasında ayrımcılık yapıyor. Birçok çete üyesi şu anda devlete ait hastanelerde tedavi ediliyor. Bunun belgeleri de var. Bundan söz edilmiyor bile. Bu uluslararası anlaşmalara aykırı bir durum teşkil ediyor ve insanlığa karşı işlenen suçlar arasında bulunuyor” dedi.
İhtiyaçlar karşılanmıyor
Suruç Devlet Hastanesi’nde ekipman ve uzman doktor eksikliğinin hat safhada olduğunu belirten Günay, bu konuda yetkililerden yardım istendiğini ancak şimdiye kadar bu sorunların görmezden gelindiğini vurguladı. Günay, gönüllü doktor ve sağlık çalışanlarının kendi imkanları ile yaşanan problemlere çare üretmeye çalıştıklarını söyledi. Kış mevsiminin yaklaşması ile beraber hastalıkların artma riskinin bulunduğunu söyleyen Günay, bu konuda acilen hazırlıkların yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Günay, devlet yetkililerinin şimdiye kadar 160 bin kişinin Türkiye’ye geçtiğine dair açıklamalarını hatırlatarak, devletin sadece 7 bin kişiye yetecek kadar yer yaptığını ve bu yerlerin de barınmak için bütün koşullarının oluşturulmamış olduğunu söyledi.
HASAN YOLDAŞ/DİHA/AMED