
Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek, TBMM çatısı altında Kadın Grubu oluşturdu. Kadın Meclis Grubu'nu geçen hafta Meclis'te yaptığı toplantı ile deklere eden HDP'li kadınlar, hayatın her alanında kadınların yaşadığı sorunların kaynağını Meclis'e taşıyarak, çözüm olmayı hedefliyor. 23 kadın vekilin bulunduğu grupta HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, milletvekillerinden Pervin Buldan, Besime Konca, Dirayet Taşdemir, Leyla Birlik, Filiz Kerestecioğlu ve Çağlar Demirel'den oluşan 7 kişilik bir kadın grubu yönetimi oluşturuldu. Kadın grubunun yapacağı çalışmaları esas olarak oluşturulan yönetim belirleyecek.
Kadın Meclis Grubu'nun yürüteceği çalışmalar hakkında bilgi veren HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, DİHA'dan Semra Turan'ın sorularını cevapladı.
İrade olma kararlılığıyla kuruldu
Kadın Meclis Grubu'nun, kadın özgürlük mücadelesinin meclisteki siyasi merkezi olarak bütün kadınların sesi, sözü ve iradesi olma kararlılığıyla kurulduğunu belirten Yüksekdağ, "Kadın grubumuz çok köklü ayrımcılığa, erkek egemen şiddete ve savaş merkezli siyasete karşı kadının eşitliğe, eş yaşama barışa ve demokrasiye dayanan programın ideolojisini savunacak" şeklinde konuştu.
Kadın kuruluşlarıyla birlikte çalışma
Kadın grubunun feminist hak ve özgürlükler mücadelesinin geldiği en ileri aşamayı tarif ettiğini dile getiren Yüksekdağ, bunun Türkiye Cumhuriyeti Meclis tarihinde atılmış çok önemli ve tarihsel bir adım olduğunu söyledi.
Yüksekdağ, KJA, HDP, HDK kadın koordinasyonları ve bağımsız tüm feminist kadın örgütlerinin, kadın grubunun organik bir parçası olduğunu hatırlatarak, kadın kuruluşlarıyla birlikte çalışacaklarını dile getirdi.
Direnişi büyütmekle yükümlü
Yüksekdağ, giderek artan kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüze ilişkin nasıl bir çalışma yürütecekleri sorusuna ise şu cevabı verdi: "Kadın grubu kadın özgürlük hareketinin bir direniş mevzisidir. Bu açıdan temel ilke esası şiddete karşı direniş çizgisini büyütmek olacak. O nedenle bizim ayağımızın birisi sıkıyönetim, sokağa çıkma yasağı ilan edilen mahallelerde, diğer ayağımız ise hayatın her alanında şiddete ve ayrımcılığa uğrayan kadınların yanında olacaktır. Sadece Meclis'te kadın direnişi çizgisini değil, evde, sokakta, fabrikada, okulda ve yasaklı mahallelerde kadınların direniş ve özgürlük mücadelesinin çizgisini güçlendirmek için görev üstlendik."
Grubun mücadele ajandası
Kadın grubunun ilk gündeminin AKP'nin savaş çizgisine karşı kadınlar öncülüğünde bir barış mücadelesinin geliştirilmesi olacağını ifade eden Eşbaşkan Yüksekdağ, şöyle devam etti: "AKP ve sarayın savaşına karşı kadınların ve halkların barışını inşa edeceğiz. Barışın ve eşitlik temelinde birlikte yaşamının harcı, kadınların direnişi ve mücadelesidir. Barışa ancak kadınların kararlılığı, inadı ve iradesiyle ulaşabiliriz. Artan kadın katliamlarına karşı Meclis'te kararlı bir mücadele yürüteceğiz. Erkek katillerin korunduğu 'iyi hal ve teşvik' siyasetiyle desteklendiği erkek egemen şiddetine karşı daha örgütlü bir kadın mücadelesini yaşama geçireceğiz. Önümüzdeki yasama dönemi önemli bir dönem, yeni bir anayasa gündemde, bu nedenle burada aktif bir rol alacağız."
Davete sadece CHP yanıt verdi
Grubun bütün toplantılarına bütün kadın vekillerin davet edileceğini belirten Yüksekdağ, davete icabet eden partinin sadece CHP olduğunu, AKP ve MHP grubunu erkek egemen zihniyetin ele geçirmiş olması sebebiyle, kadınların cins olmaktan kaynaklanan asgari ortak sorunlarını birlikte çözme davetlerinin yanıt bulmadığını söyledi.
Grup derin etki yarattı
Yüksekdağ, Türkiye tarihinde bir ilk olan kadın grubunun Meclis'te yarattığı etkilere ilişkin şunları belirtti: " Şu an görmemeyi tercih ediyorlar. Eğer gözlerini kapatırlarsa bir gerçekten kurtulacaklarını sanıyorlar ama ben HDP'nin kadın faaliyetinin bütün partilerin tabanlarında yer alan kadınları çok önemli oranda etkilediğini ve yönlendirdiğini düşünüyorum. Bunu çok çeşitli örneklerle görüyoruz. Açığa çıkmış güçlü bir istek olmasa dahi kendi parti yapıları içerisinde erkek egemen yapıyı sorgulayan tartışmaları yönlendiriyor. Bu nedenle HDP kadın çalışmalarının, HDP kadın grubunun bir görünen bir de görünmeyen derin bir etkisi var. Bundan sonraki süreçte özelikle kadın meclis grubu çalışmamızın başlamasıyla birlikte bu derin etkinin daha da güçlü bir etkiye dönüşeceğine inanıyorum. Daha yönlendirici, teşvik edici bir etkiye yol açacağına inanıyorum."
'Eşbaşkanlıktan vazgeçmeyeceğiz'
Eşbaşkanlık sistemini de değerlendiren HDP Eşbaşkanı, "HDP, halkların özgürlük ve eşitlik iradesi var olduğu müddetçe devlet siyaseti ve mekanizması eşbaşkanlık gerçeğinden kurtulamaz. Bu gerçeği onlar bir kabus olarak yaşıyor. Ama kadınların binlerce yıllık rüyasıdır eşbaşkanlık sistemi. Biz bu gerçekten vazgeçmeyeceğiz. Seçilmiş belediye eşbaşkanlarımıza dönük saldırı aslında sadece bireylere değil kadın eşbaşkanlarımıza değil kurumsal bir yapıyı yıkmayı tasfiye etmeyi hedefleyen saldırılardır. Eşbaşkanlık kurumu nezdinde eş yaşam irademizi tasfiye etmeye çalışıyorlar" diye konuştu.
Her halükarda eşbaşkanlık sistemini uygulamaya devam edeceklerini yineleyen Yüksekdağ, "Halk tarafından seçilmiş hiçbir irade, bütün yasal mekanizmaları, dayanakları çürümüş bir yapı tarafından tasfiye edilemez. Şu an denklem tersine dönüştürüldü. Yasal olan meşru değildir. Meşru olan yasal değildir. Biz bu dengesizliği olması gereken doğal mecraya, zemine taşıyacağız. Mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
HABER MERKEZİ