
Duruşmada ilk olarak Avukat Ercan Kanar söz aldı. Kanar, yolsuzluk soruşturmasıyla başlayan gelişmeleri "tarihi günler" olarak tanımladı, mahkeme heyetine "Sizden cesur karar almanızı bekliyoruz" diye seslendi. Özel Yetkili Mahkemeler'in (ÖYM) pratiklerinin yargısal meşriyeti açısından inandırıcılığın kalmadığının artık çok geniş bir kesim tarafından kabul edildiğine dikkat çeken Kanar, şöyle konuştu: "Mahkeme siyasal rehin alma politikasına son vermeli. Tutuklu gazetecileri tahliye ederek özgürlüklerine kavuşturmalı. Tartışmalı olan Geçici 2. maddeye ilişkin yeni bir düzenleme yapıncaya kadar yargılamayı durdurmalı."
Yolsuzluk soruşturmasının ardından Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın "soruşturmadaki gizlilik, masumiyet karinesi ve yapay delil üretimi"nin farkına vardığını söyleyen Kanar, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Haşim Kılıç'ın yargının Anayasa'nın 138. maddesini ihlal ettiği yönündeki açıklamasını hatırlattı.
'Asıl komplo Kürtlere kuruldu'
Başbakan Danışmanı'nın "Komplo kuruldu" sözünü de hatırlatan Kanar, "Asıl komplo Kürt halkına kuruldu" dedi. Kanar şöyle konuştu: "Yargılamanın ilk gününden itibaren bu davanın siyasi bir proje olduğunu söyledik. Oslo görümelerinin kesilmesinin ardından sunni delillerle açılmış bir davadır. Koalisyon halinde bu davalar hazırlandı. Düşmanla savaş hukuku uygulandı. Bunu söyledik, iddia makamı hakkımızda soruşturma istedi. Kaçmayacağı ortada olan gazeteciler için, 'kaçma ihtimali' gerekçesiyle tutukluluk kararı veriyorsunuz. Ana akım medyaya hak olan bir faaliyeti Kürt basınına yasaklıyorsunuz. Bu ötekileştirmedir."
Paralel yargıç mı, AKP yargıcı mı?
Ardından söz alan Avukat Sinan Zincir, yargılama boyunca "siyasi rehin operasyonu davası" kelimesini kullandıkları için haklarında soruşturmalar açıldığını söyledi, "Bu suçlamalar geri alınmalı" dedi.
Yargıyla ilgili güncel tartışmalara dikkat çeken Zincir, "İktidarın başdanışmanı orduya kumpas kurulduğunu söylüyor. Biz de KCK davalarında nasıl kumpas kurulduğunu ortaya koyduk. Şimdi soruyoruz: Yüzlerce Kürt öğrenci, aydını, seçilmişi, kim tutukladı? Acaba paralel devlet yargıcı mı, AKP yargıcı mı?" diye sordu.
Zincir, "İktidarın ve koalisyonun, okyanusun öte yanından bu yana yürüyen tartışmalar yargıyı şaibeli hale getiriyor. Mahkemeler bu şartlar altında, etik ve ahlak açısından bugün yargılama yapamaz" dedi.
Avukat Fevzi Çelik de mahkemenin geçici maddeyle görev yapmamasını, mağduriyetlere son vermesi için tedbiren tutuklu yargılamaya son vermesini istedi. Çelik, ayrıca uzun tutuklulukla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını da hatırlattı.
Karar Cuma günü
Avukatların taleplerinin ardından mahkeme heyeti, talepleri değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi. Aranın ardından mahkeme başkanı, mahkemenin anayasal ve yasal olmayan hiçbir yetkisinin söz konusu olmadığını belirterek, avukatların taleplerini reddetti. Mahkeme heyete, gazetecilerin tahliye taleplerini ise Cuma günü ele alınacağını söyledi.