
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusu dilekçesinde, Erdoğan ve Davutoğlu hakkında, adli mercilere yönelik yargı görevini etkileme suçunu gerçekleştirmiş olması nedeniyle ceza kanunlarının mecburiliği ilkesi çerçevesinde yasal soruşturmanın başlatılarak kamu davası açılması istendi.
Açıklamaları hatırlatıldı
Dilekçede, Erdoğan ve Davutoğlu’nun Bakanlar Kurulu ile Güvenlik Zirvesi’nden sonra yürütülen operasyonlarla ilgili “Bu gece ilk adım kararlı şekilde atıldı. Eş zamanlı olarak ülkemizin 16 vilayetinde 300’e yakın noktada yapılan operasyonlarla bir süreç başlatıldı. Bu süreçle birlikte çok sayıda şu anda zanlı gözaltına alınmış vaziyette. Bu gözaltına alınanlarla ilgili tabi bir süreç başladığı gibi, bu sadece bu geceye yönelik bir operasyon değildir ve bu operasyon bundan sonraki süreçte de kararlı şekilde devam edecektir” açıklamalarına yer verildi. Yine Erdoğan’ın “Ben parti kapatılması olayını doğru bulmuyorum. Fakat bu partinin yöneticilerinin bu işin bedelini ödemeleri gerekir. Fert fert, birey birey. Anayasa’nın 14. maddesi çok şeyler sağlıyor. Eğer o yeterli değilse, dokunulmazlık zırhından bunları sıyırmak suretiyle bunların bedelini şu açıklamaları yapanlar, terör örgütünü kendi arkasında gösterenler, ‘sırtımızı şuraya dayıyoruz’ diyenler bu ifadelerin bedelini ödemelidirler” şeklindeki sözleri hatırlatıldı.
Talimatlarıyla başladı
Dilekçede, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Başbakan Davutoğlu’nun ‘talimatları verdik’ açıklamaları sonrasında Yetkili Cumhuriyet Başsavcılıları birbiri ardına müvekkil Partinin gençlik alanı başta olmak üzere İl ve İlçe teşkilatlarına, yöneticilerine ve üyelerine gözaltı ve tutuklama operasyonları başlatmış. Bu operasyonlar neticesinde Müvekkil Halkların Demokratik Partisine ulaşan verilere göre 24.07.2015’de bu yana 28 ilde gerçekleşen operasyonlar neticesinde 1033 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 125 i somut delillere dayanılmaksızın tutuklanmıştır” ifadeleri kullanıldı.
Talimatı beyan ettiler
Cumhurbaşkanının tarafsızlığını ihlal ettiğine dikkat çekilen dilekçede, “Seçim süreci başta olmak üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarafsız duruşunu sergilemekten uzak, adeta siyasi bir parti başkanı olarak yapmış olduğu her açıklama ve beyanat açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerden de anlaşılacağı üzere yargıya açık talimat niteliği taşımaktadır. Kaldı ki gerek Cumhurbaşkanı gerek ise Başbakan kameralar önünde verdikleri demeçlerle bu durumu açık ve net bir şekilde beyan etmişlerdir” denildi.