
Işık, saldırı ve katliamın “Kobanê düştü düşecek” diyen zihniyetin ürünü olduğunu dile getirerek, “Bugün eğer sınırlardan DAİŞ çetesi çok rahatlıkla geçip eylemler yapabiliyorsa, aynı şekilde Amed’deki HDP mitingine çok rahat bombalı saldırı yapılabiliyorsa, bunun arkasında mutlaka çok örgütlü bir güç vardır. Sloganı ‘Kobanê’yi birlikte savunduk birlikte inşa edeceğiz’ olan bu kampanyaya ve yer alan insanlara yapılan bu saldırının çok özel bir anlamının olduğunu düşünüyorum. ‘Gezi’nin çocukları Kobanê’de’ sloganıyla gençlerin Türkiye cephesinde başlattığı Türkiye ve Kürdistan devriminin birleşmesi bu saldırının gerçekleşmesinin asıl sebebidir” diye konuştu.
Işık, “Biz yine de Kobanê’de savaşanlarla birlikte olacağız. Çocuk parkı kuracağız, ormanımızı oluşturacağız, çocuk beşiklerimizi yine götüreceğiz Kobanê’ye” diyerek, yarım kalan işlerini mutlaka tamamlayacaklarını söyledi.
Çocuklarıymış gibi bakıyorlar
3 arkadaşıyla birlikte Hatay’dan Suruç’a gelen ve patlamada iki bacağından yaralanan Naim Burç, tedavi gördüğü Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesi’ne hayatında hiç görmediği HDP’lilerin kendisine çocuklarıymış gibi baktığını ve tedavisinden tüm ihtiyaçlarına kadar kendisiyle ilgilendiklerini ifade etti. Manipülasyonlarla katliamın faillerinin gizlenmeye çalışıldığını aktaran Burç, “Yapmaya çalıştığımız o çok insani şeylerin karşılığı bu olmamalıydı” dedi.
O polisleri unutmam
Bombalı saldırıdan yaralı olarak kurtulan Kocaeli Üniversitesi Felsefe Öğrencisi Emre Genç de, katliam anında ortalarda görünmeyen, patlama sonrası ise yaralılara gaz bombası sıkan, hastanelere sevklerini engelleyen polisleri asla unutmayacaklarını belirterek, “Kahkahalar içerisinde o gençlerin ölmelerini izlediler. Biz bu yüzleri asla unutmayacağız, unutmayacağız ki o yüzler aklımızda bulunsun” diye konuştu.
Oyuncaklar ulaşacak
Katliamdan yaralı bir şekilde kurtulan Levent Akhan (36), 15 kişilik bir grupla gittiği Suruç’tan sol bacağında kalan şarapnel parçası, vücudundaki yanıklar ve yüreğinde oluşan tarifsiz acıyla döndüğü İzmir’de, Kobanê’ye yapılacak yardımın daha da anlamlı hale geldiğine söylüyor. Akhan patlama ile yarım kalan görevlerini tamamlamak zorunda olduklarını vurguluyor. Götürdükleri oyuncakların Kobanêli çocuklara ulaşması gerektiğine işaret eden Akhan, oyuncakların barışın ve dayanışmanın simgesine dönüştüğüne işaret ediyor.
Trabzon formasını götürecekti
Erzurum Atatürk Üniversitesi Adalet Bölümü’nden mezun olan Süleyman Başar da, katliamda yaşamını yitiren Trabzonlu Koray Çapoğlu ile birlikte yola çıktıklarını anlatarak, “Kobanê’ye gidip Kobanêli çocuklara Trabzon formasını giydirip ‘Her yer Trabzon dedirteceğim’ diyordu. Yine, ‘Bana halay öğretin ben de Kobanê’de halay çekmek istiyorum. Bir iki Kürtçe kelime öğrenip Kobanêli çocuklarla konuşmak istiyorum’ diyordu. Onu unutmam mümkün değil” diye anlattı. Başar, katledilen arkadaşlarının anısına Kobanê’ye gideceğini belirterek, “Çocuklara hikâye okuyacağım, tiyatro oyunu sergileyeceğim, kreş yapacağım, etkinlik düzenleyeceğim, çocuklarla oyun oynayacağım diyen arkadaşlar vardı” diye konuştu.
DİHA/HABER MERKEZİ