
Rojava’nın Kobanê kentinin özgürleştirme hamlesinde 4 kez yaralandıktan sonra 7 Temmuz 2015 tarihinde Sirrin kasabasının özgürleştirilmesi sırasında DAİŞ çetelerinin döşediği mayına basarak yaşamını yitiren YPG savaşçısı Salih Yalçın’ı (Xeyrî Qato) annesi ve babası anlattı. Yalçın’ın anne ve babası, çocuklarının 5 yaşından itibaren okumaya başladığını, diline ve özgürlüğüne düşkün, haksızlığa gelmeyen biri olduğunu aktardı.
‘Özgürlük için çalışmak gerek’
Aslen Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinden olduklarını, ancak devlet baskısı yüzünden Antep’e göç ettiklerini söyleyen Yalçın’ın babası Ali Yalçın, oğlunun 5 yaşında ablasıyla okula başladığını ifade etti. Ablasının “Sen küçüksün seni almazlar” demesine rağmen saatlerce ablasına dil döktüğünü, okul müdürünün “Sen küçüksün seni okula alamayız” dediği an da ağladığını anlatan Yalçın, “Okul önünden ayrılmadı. Oradan ayrılmadığı için de okul müdürü onu 5 yaşında okula almaya karar verdi. İlköğretimi Beytüşşebap’ta, liseyi ise Antep’te okudu. Zulüm ve hakareti asla kabul etmezdi. Kim olursa olsun babası veya kardeşi olsun, haksızlığa ve zulme gelemezdi. Nerde bir eksiklik görse, o eksikliği gidermek için bir çaba harcardı” diyerek oğlunu anlattı.
Oğlunun çok kitap okuduğunu söyleyen Yalçın, “Hepimiz oturursak olmaz. Birilerinin özgürlük için çalışması gerekir’ diyordu. Kardeşlerinin önce Kürtçe öğrenmesini istiyordu. Bu yüzden evde Türkçe konuşmayı yasaklamıştı. Evde ya da arkadaşlarının içinde bir sorun çıksa Xeyrî çözüyordu. Kavga ile değil, konuşarak adaletli bir şekilde çözüyordu” diye konuştu.
‘Ayağa kalkmamız lazım’
“Anne olmaz ayağa kalkmamız lazım” diyen oğlunun okuyan ve düşünen biri olduğunu söyleyen anne Sara Yalçın, oğlunun özgürlük mücadelesine katıldığından haberinin olmadığını belirtti. Anne Yalçın, “Ben köye gitmiştim, evde olmadığım bir zaman içinde gitti. Aradılar ‘Xeyri 3 gündür yok’ dediler. En son arkadaşlara kitap götürmek için gitti. Sonra öğrendim ki gerillaya gitmiş. Daha sonra birkaç defa eve geldi. Sonra Kobanê’de savaş çıkınca oraya geçtiğini öğrendik” diyerek, özlemini ifade etti.
Yalçın Ailesi, çocuklarının Rojava’da DAİŞ çeteleriyle savaştığı dönemden bugüne bıraktığı günlükte şu satırları kaleme aldığını belirtti: “Keşke ömrüm yetseydi de o kahramanları biraz anlatabilseydim. Herkesin bir hikayesi var. O hikayeleri kimse bilmeyecek ve bütün hikayelerin bir ortak özelliği var ki hepsinin yarım kalacak olmasıdır.”
DİHA/ANTEP