42. PKK yılına AKP-MHP faşizmine karşı Bakur, Rojava ve Başûr’da gelişen direnişle girildiğine dikkat çeken PKK Yürütme Komitesi, AKP-MHP yönetimindeki TC ile PKK öncülüğündeki Kürdistan halkı arasındaki savaşın, bölgesel düzeyi de aşarak küresel boyuta ulaştığını vurguladı.

Bu durumun Kürt sorununun çözüm imkânlarını çok daha fazla artırdığını kaydeden Yürütme Komitesi, bunun da ciddi bir tehlikenin varlığı ile özgürlüğün daha da yakınlığına işaret ettiğini ifade etti. AKP-MHP faşizminin, tüm imkanlarıyla saldırdığını belirten Komite, şunların altını çizdi:

Kürt varlığının ve özgürlüğünün sağlanabilmesi için bu saldırganlığın kırılması, faşist-sömürgeci-soykırımcı zihniyet ve siyasetin yenilip yok edilmesi gerekiyor. Bu da Kürt ulusal-demokratik birliğinin ve özgürlükçü direnişinin en ileri düzeyde geliştirilmesini gerektiriyor.

PKK Yürütme Komitesi, 42. yılda zaferi getirecek olan özgürlük direnişini geliştirebilmek ve Kürt demokratik birliğini yaratabilmek için üzerine düşen her türlü görevin gereğini yerine getireceğini tekrarlayarak, Kürt Ulusal Kongresi temelinde ittifak ve birlik yaratarak özgürlük için beraber çalışmaya ve mücadele etmeye çağırdı.

PKK Yürütme Komitesi, resmi kuruluşunun 41. yıl dönümü vesilesiyle yaptığı yazılı açıklamada, 42. PKK yılında daha güçlü savaşma ve daha büyük başarma iddia ve kararlılığını vurguladı. Önderlik ve şehitler partisi PKK’nin, baştan itibaren Öcalan’ın özgürlük felsefesiyle yoğrulmuş, fikirleriyle ve kişilik özellikleriyle donanmış, ideolojik ölçülerini ve tarzını edinmiş, hiç bitmeyen emek ve çabasının ürünü olduğunu hatırlatan Yürütme Komitesi, ”Böylece sürekli Apocu zihniyet, felsefe, ideoloji, siyaset, tarz, üslup ve tempo ile donanıyor” dedi.

Öcalan’ın ‘Şehitler PKK’lidir’ diyerek, PKK olarak yaşadığını belirttiğini; PKK’nin ‘Haki Karer’in anısının örgütlenmesi’ olduğunu ifade ettiğini anımsatan Yürütme Komitesi, Haki Karer’den Helmet’lere kadar uzanan büyük bir şehitler ordusu ortaya çıktığı kaydetti. Yürütme Komitesi, şunun altını çizdi: ”Böylece Önderlik ve şehitler çizgisinde kendisini eğitmiş ve örgütlemiş bulunan PKK’nin, 42. yılda Apocu çizgi militanlığını, fedai devrimciliği ve tutarlı yurtseverliği daha da geliştireceği kesindir.”

Amansız bir mücadele tarihi

PKK’nin 41 yıllık mücadele tarihinin her anının büyük zorluklara ve engellere karşı amansız bir mücadele içinde geçtiğini belirten Yürütme Komitesi, açıklamasını şöyle sürdürdü: ”Faşist, sömürgeci ve soykırımcı TC devletinin imha ve tasfiye saldırılarına karşı öz savunma çizgisinde sürekli direnerek bugünkü tarihi gelişmeleri ortaya çıkarmıştır. Her türlü zorluğa ve engele rağmen varlık ve özgürlük çizgisinden hiçbir zaman sapmamış ve uzaklaşmamıştır. Bu temelde PKK, kolay ortamların ve büyük maddi imkânların değil, zorlukların ve imkânsızlıkların hareketi olmuş ve her şeyi iğne ucuyla kuyu kazarcasına zorlu bir mücadele içerisinde kazanmıştır. Dolayısıyla PKK kazanımlarının değerinin çok iyi bilinmesi gerekir.”

Son yarım yüzyılda imzası var

Son yarım yüzyıla yakın süreç içerisinde Kürdistan’da özgürlük ve demokrasi adına yaratılan gelişmelerin altında Öcalan ve PKK’nin imzası olduğunu ifade eden Yürütme Komitesi, şunları kaydetti: ”1970’li yıllar Kürdistan gerçeği ve Kürt sorunu konusunda büyük bir düşünsel aydınlanmanın yaratıldığı yıllardır. Böyle bir aydınlanma temelinde şekillenen PKK, Hilvan ve Siverek direnişleriyle Kürt varlığı ve özgürlüğü için savaşılacağını, tarihi Zindan Direnişi ile hiçbir şeyin böyle bir direnişi durduramayacağını, 15 Ağustos Gerilla Atılımıyla söz konusu direnişin zafer çizgisinde yürütüleceğini ortaya koymuştur. Gerilla çizgisinde savaşan PKK, 1990’ların başında Ulusal Diriliş Devrimini başarmış, serhildan temelinde Kadın Özgürlük Devrimini başlatmış, dolaylı etkisiyle Güney Kürdistan’ın statü kazanmasına yol açmıştır.

Demokratik Modernite Kuramı

PKK, son 22 yıldır da imha ve tasfiye amaçlı uluslararası komplo saldırılarına ve İmralı soykırım sistemine karşı devrimci direnişi örgütlemekte ve yürütmektedir. Bu temelde ABD’nin örgütleyip yürüttüğü uluslararası komplo planını parçalamış; TC’nin yüzündeki tüm maskeleri düşürerek AKP-MHP faşist diktatörlüğü şahsında Kürt düşmanı sömürgeci-soykırımcı gerçeğini net bir biçimde açığa çıkartmış; söz konusu zihniyet ve siyaseti yenilginin eşiğine getirmiştir. Gerçekleştirdiği paradigma değişimi ile Demokratik Modernite Kuramı’nı geliştirmiş, kadın özgürlükçü ve ekolojik toplum paradigması ile tüm ezilenlerin kurtuluş yolunu açmıştır. Rojava’da gerçekleşen 19 Temmuz 2012 Devrimi ve gelişen Kuzey-Doğu Suriye pratiği söz konusu çizginin önemli bir uygulaması olmuştur.

Faşizm nihai çöküş sürecinde

PKK, 41. yılda da faşist-sömürgeci-soykırımcı zihniyet ve siyasete karşı Devrimci Halk Savaşı Stratejisi temelinde tarihi öneme sahip büyük bir direniş yürütmüştür. ABD’nin 6 Kasım 2018’den itibaren uluslararası komployu yenileme kararına ve AKP-MHP faşizminin İmralı tecridine karşı 7 Kasım 2018’de başlayan Büyük Açlık Grevi etrafında ‘Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım ve Kürdistan’ı Özgürleştirelim’ direniş hamlesini geliştirmiş, bu temelde 2 Mayıs’tan itibaren İmralı kapılarını araladığı gibi, 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinde AKP-MHP faşizmini ağır yenilgiye uğratarak nihai çöküş sürecine sokmuştur. Bütün bu gelişmelerde başta kahraman gerilla güçlerimiz olmak üzere kadın ve gençlik hareketlerinin tarihi direnişi tayin edici rol oynamıştır.

Kahramanca bir direniş sürüyor

Kuşkusuz 41. yıl direnişinin çok önemli bir parçası da 9 Ekim’den itibaren başlayan Rojava’ya yönelik soykırımcı işgale karşı Kürt halkının ve insanlığın geliştirdiği direniştir. ABD ve Rusya desteğindeki AKP-MHP işgalci saldırılarına karşı Kuzey-Doğu Suriye halkları ve savunma güçleri, 45 gündür kahramanca direnmiş, bu direnişi başta Başûrê Kurdistan olmak üzere tüm parçalardaki ve yurt dışındaki halkımız ve dünyanın dört bir yanında devrimci-demokratik insanlık etkili bir biçimde desteklemiştir. Bu direniş, Önder Apo ve Kürt özgürlük mücadelesi gerçeğinin küresel bir boyut kazanmasına ve güç olmasına yol açmıştır.

Ciddi tehlike ile özgürlüğün yakınlığı

Şimdi 42. PKK yılına AKP-MHP faşizmine karşı Bakur, Rojava ve Başûr’da gelişen devrimci halk savaşı direnişi içinde giriyoruz. AKP-MHP yönetimindeki TC ile PKK öncülüğündeki Kürdistan halkı arasındaki savaş, bölgesel düzeyi de aşarak küresel boyuta ulaşmış bulunuyor. Kuşkusuz bu durum Kürt sorununun çözüm imkânlarını çok daha fazla artırıyor. Bu da ciddi bir tehlikenin varlığı ile özgürlüğün daha da yakınlığına işaret ediyor. Bu çerçevede AKP-MHP faşizmi, Türkiye içinde ve bölgede sömürgeci-soykırımcı birliği yaratarak ve tüm iktidarcı-devletçi sistemin desteğini alarak PKK öncülüğünü ezmek ve Kürt soykırımını başarıya götürmek için her türlü vahşi katliam ve saldırıyı yürütüyor. Kürt varlığının ve özgürlüğünün sağlanabilmesi için de işte bu saldırganlığın kırılması, Kürt düşmanı faşist-sömürgeci-soykırımcı zihniyet ve siyasetin yenilip yok edilmesi gerekiyor. Bu da Kürt ulusal-demokratik birliğinin ve özgürlükçü direnişinin en ileri düzeyde geliştirilmesini gerektiriyor.

Ulusal Kongre temelinde birlik

PKK, 42. yılda zaferi getirecek olan böyle bir özgürlük direnişini geliştirebilmek ve Kürt demokratik birliğini yaratabilmek için üzerine düşen her türlü görevin gereğini yerine getireceğini bir kez daha ifade ediyor. Bu temelde, başta tüm Kürt parti ve örgütleri olmak üzere Kürt aydın ve sanatçılarını, kadın ve gençlerini, tüm Kürt halkını duyarlı olmaya, var olan tehlike ile ortaya çıkan imkânları görmeye, Ulusal Kongre temelinde ittifak ve birlik yaratarak özgürlük için beraber çalışmaya ve mücadele etmeye çağırıyor. Özgürlüğün bu temelde kazanılacağına ve bunun da çok yakın olduğuna inanıyor.

Kapitalist moderniteye karşı ortaklık

Yaşanan son olaylar açık bir biçimde gösteriyor ki, Kürt halkı ile bölge halklarının ve tüm ezilen insanlığın kaderi ortaktır. Kürdistan üzerindeki sömürgeci-soykırımcı egemenlik, başta Türkiye olmak üzere İran, Irak ve Suriye halkları üzerinde faşist baskı ve sömürü olmakta ve tüm insanlığa faşist tehdit ve sömürü olarak yansımaktadır. Bunun tersi olarak, Kürdistan halkının geliştirdiği özgürlük mücadelesi ise başta Türkiye olmak üzere Iran, Irak ve Suriye’deki demokratikleşmeyi geliştirmekte ve yeni bir demokratik dünyayı var etmektedir. Bu temelde PKK, başta Türkiye, İran, Irak ve Suriye olmak üzere Ortadoğu’da ve dünyanın dört bir yanında gelişen demokratik halk direnişlerini ve özgürlük eylemlerini selamlamaktadır. Kadınlar ve gençler öncülüğündeki Türkiye, İran, Irak, Suriye ve tüm Ortadoğu halklarını, ezilen insanlığı ve tüm devrimci-demokratik güçleri faşizme ve kapitalist modernite sistemine karşı ortak demokrasi mücadelesini geliştirmeye çağırmaktadır.

PKK’nin 42. yılı, erkek egemen faşist, sömürgeci ve soykırımcı zihniyet ve siyasetin daha fazla yıkılıp aşıldığı, kadın özgürlük çizgisindeki özgürlük ve demokrasi mücadelelerinin daha çok gelişip zaferler kazandığı bir yıl olacaktır. Apocu özgürlük ve mücadele çizgisiyle donanmış olan militanlığın yürüttüğü Kürdistan özgürlük mücadelesi de her zamankinden daha fazla böyle bir mücadeleye öncülük edecektir. 42. PKK yılında faşist-sömürgeci-soykırımcı zihniyet ve siyasete karşı özgürlük ve demokrasi mücadelesini daha güçlü yürütmeye çağırıyoruz!”

 

ANF/BEHDİNAN

 
 

Ortadoğu’yu etkileyen güç

 

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, PKK’nin herkes için mucizevi görülecek biçimde Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’da siyasal gelişmeleri belirleyen ve etkileyen bir güce ulaştığını söyledi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, PKK’nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Grup aşamasıyla birlikte PKK’nin 47 yıllık tarihine dikkat çeken Eşbaşkanlık, Öcalan ve PKK’nin, ölüm döşeğine yatırılmış bir halkı ayağa kaldırdığını; en büyük gücün öz güç olduğu ilkesinden hareketle sıfırdan örgütlenip imkansızlıklar içinde mücadele geliştirdiğini hatırlattı. Apocular ve PKK’nin herkes için mucizevi görülecek biçimde Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’da siyasal gelişmeleri belirleyen ve etkileyen bir güce ulaştığını kaydeden Eşbaşkanlık, gençlerin ön saflarda olduğu bir halk hareketi yarattığını ifade etti. Öz güce inancı ve gençlik dinamizmiyle gelişen PKK’nin 12 Eylül askeri faşist darbesi altında ayakta kaldığını; faşizmin kendini en güçlü hissettiği 1984’te de gerilla mücadelesi başlattığını anımsatan Eşbaşkanlık, ”Zaloğlu Rüstem’in gürzüyle soykırımcı sömürgeciliğe darbelerini indirmiştir” dedi.

Kürt’ün varoluşunun adıdır

Gerilla mücadelesinin 5. yılında Kürdistan’da serhildanları ortaya çıkararak demokratik devrimi, sosyal devrimi, siyasal devrimi, ulusal devrimi ve kültürel devrimi başlattığına işaret eden Eşbaşkanlık, şöyle devam etti: ”Bu devrim on yıllardır kesintisiz sürmüş; özgür ve demokratik yaşama sevdalı Kürt halk gerçekliğini yaratmıştır. Kürdistan’ın kaderi gibi kaderi kara olan kadınlar ayağa kalkarak özgür toplum, özgür birey devrimiyle tüm Ortadoğu’yu aydınlatan demokratik devrim çağını müjdelemiştir. PKK, bugün Kürt’ün varoluşunun adıdır. Bu açıdan Kürdistan halkı her yerde ‘PKK halktır halk burada’ sloganı atmaktadır. Rêber Apo bugün sadece Kürtler tarafından değil, tüm Ortadoğu halkları tarafından özgürlük ve demokrasi önderi olarak görülmektedir. Rêber Apo ve PKK’nin öncülük ettiği mücadele bugün Ortadoğu’da tüm farklı etnik ve inanç topluluklarının kardeşliğini sağlayarak Ortadoğu’yu demokratik uygarlık çağına kavuşturacak halkların zamanını yaratmıştır. Artık Ortadoğu’nun kaderini 5 bin yıllık iktidarcı, devletçi, sömürücü sistem artıkları olan kapitalist modernist güçler ve işbirlikçileri değil, halklar belirleyecektir. Rêber Apo ve PKK’nin 47 yıllık özgürlük ve demokrasi mücadelesi Ortadoğu’yu halkların zamanı çağına kavuşturmuştur.”

Özgür Kürdistan, demokratik Ortadoğu

Öcalan’ın kadın özgürlükçü ekolojik demokratik toplum paradigması ile halkların özgürlük ve demokrasi sistemi olan Demokratik Konfederalizmin iktidarcı, devletçi, sömürücü sistemden kurtulmak isteyen halkların umudu haline geldiğini belirten Eşbaşkanlık, ”KCK olarak Rêber Apo ve PKK’nin önümüze koyduğu bu özgürlük ve demokratik sistemi demokratik modernite ilkesiyle pratikleştirerek tüm demokratik toplumcuların örnek alacağı demokratik sosyalist model haline getireceğiz” dedi.

Öcalan ve PKK’nin ideolojik çizgisi, özgür ve demokratik yaşam anlayışıyla küreselleştiğini vurgulayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şunları ekledi: ”Böyle bir enternasyonal nitelik kazanan Rêber Apo ve PKK çizgisinin bundan sonra daha büyük başarılar kazanacağı kesinleşmiştir. Kürt Özgürlük Hareketi olarak Rêber Apo ve PKK çizgisinde 42. yılda mücadeleyi yükselterek Özgür Kürdistan ve Demokratik Ortadoğu’yu gerçekleştireceğimiz sözünü yineliyoruz.”

 
 

PKK kadınların umudu oldu

 

YJA STAR, PKK’nin halkların ve kadınların umudu olduğunu vurgulayarak, ”Kürt halkı, kadınlar ve insanlık kazanacak” dedi.

YJA STAR Merkez Karargâh Komutanlığı, PKK’nin kuruluş yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. PKK’nin, Seyid Rıza ve Besêler’in, Şêx Said ve Leyla Qasımlar’ın toplumsal mirasıyla şekillenen; Öcalan’ın demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmasını esas alan zafer yürüyüşüyle zirveleşen özgür yaşam felsefesi olduğunu belirten Komutanlık, gerilla ve halk savaşıyla insanlığın yüz yıllardır yitirdiği, devletçi zihniyetle soykırıma uğrayan toplumsal değerleri yeniden kazanmanın mücadelesini aralıksız vermeye devam ettiğini kaydetti. Şüphesiz ki bu mücadelenin, Kürt kadınlarını YJA STAR (Özgür Kadın Birlikleri) öncülüğünde; YPJ, YJŞ ve YJRK (Kadın Öz Savunma Birlikleri) ile halkların ve kadınların direniş öncülüğünü üstlenen güç olarak, tüm dünya kadınlarında da öz savunmaya, öz kimliklerine ve iradelerine ulaşma arayışlarını güçlendirdiğini hatırlatan Komutanlık, açıklamasını şöyle sürdürdü: ”Bugün 3. Dünya Savaşı’nda merkezi hegemonik güçlerin iktidar çatışmaları, özelde Ortadoğu ve Kürdistan merkezli gelişmekte, kadınların ve halkların birlikteliğini, özgür yaşam umutlarını hedeflemektedir.

Özgür Kürt’e, özgür kadına karşı

AKP-MHP faşizmi merkezi hegemon güçlerin desteğiyle Kürdistan’ın her yerinde soykırım saldırılarını sürdürerek, yıkılmak üzere olan sömürgeci, faşist sistemini ayakta tutmaya çalışmaktadır. İktidarcı ve sömürgeci zihniyetin Önder Apo’nun Demokratik Konfederal Sistemi’nin hayat bulduğu Rojava Devrimi’ne saldırıları, Bakur ve Başûrê Kurdistan’da geliştirdiği soykırım saldırıları da bundandır. Özgür Kürt’e, özgür kadına ve topluma karşı; erkek zihniyetiyle yürütülen bu kirli savaşın sonunda, zafere ulaşan Kürt halkı, kazanan kadınlar ve insanlık olacaktır.

PKK’yle yeniden dirilişi yaşayan Kürt halkı, tarihin bu demlerinde mücadelenin 41. yılını tamamlarken, her zamankinden daha kararlı ve inançlı bir yürüyüşün sahibidir.

Bu halkın yiğit kadınları ve oğulları, özgür yaşam mücadelesi veren PKK’ye inanarak, çağımızın en azgın DAİŞ ve Türk çetelerine karşı kaygısızca canlarını feda etmeyi, onurlu bir yaşam tercihi bildiler. PKK, bir halk hareketi olmayı başarmış ve zoru başarmanın yolunu göstermiştir. Halkların onurlu yaşam arayışlarına karşı gelişen işbirlikçi soykırım saldırıları, PKK’nin onurlu mücadelesiyle kesin yenilgiye uğratılacaktır.

YJA STAR olarak sömürgeci, egemen ve iktidarcı zihniyetin kadın şahsında topluma yönelik şiddeti geliştiği her yerde; Zilan, Bêrîtan, Sara ve Delal yoldaşların devrimci duruşlarıyla mücadelemizi büyüteceğiz.

PKK ile ordulaşan kadın hareketimiz; 21. yüzyılı, kadın yüzyılı yapma mücadelesini zafere götürecek ve başta Kürdistan halkı olmak üzere tüm bölge halklarının intikamını alacaktır.”