Diyarbakır Tabip Odası ve SES Şubesi, cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çekerek, “Yarın çok geç olabilir” dedi.

Tabip Odası’nda yapılan açıklamaya, SES Şube Eşbaşkanı Gönül Adıbeli ve Eğitim Sen Genel Merkez yöneticisi Velat Kaya’nın yanı sıra çok sayıda sendika yönetici ve üyesi katıldı. Basın açıklamasının Kürtçesi SES Şube Sekreteri Mehmet Nur Ulus, Türkçesini ise Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir yaptı. Demir, cezaevlerinde devam eden açlık grevlerinin yaşamı tehdit edici boyutlara ulaştığı uyarısında bulundu.

Kendilerine ulaşan bilgilere göre, kimi cezaevlerinde yaşamsal önemdeki B1 vitamini, tuz, şeker ve karbonatın mahpuslara verilmediğini kaydeden Demir, “Açlık grevindeki kimi mahpusların tek kişilik hücrelere atıldığı, çok kalabalık ve sağlıksız olan cezaevi koşullarının uzayan açlık grevleri ile birlikte bağışıklık sistemi zayıflamış mahpuslar için yaşamı tehdit edici boyutlara ulaştığı ifade edilmektedir” dedi.

Demir, açlık grevinde olan tutukluların yaşadığı sağlık sorunlarını şöyle anlattı:

  • Mide de ağrı-yanma, karın ağrısı, bulantı, kusma,
  • Kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı,
  • Bulanık görme, kulak çınlaması, ışığa ve kokuya karşı hassasiyet,
  • Denge bozukluğu, konsantrasyon bozukluğu, okuduğunu anlamakta güçlük, uyku düzensizliği,
  • Baş dönmesi, baş ağrısı, düzensiz tansiyon,
  • Yürümede ve konuşmada güçlük çekme şikayetlerinin olduğu ifade edilmektedir.

Açlık grevlerinin sonlandırılması için devletin mevcut yasalarını uygulamasının yeterli olduğunu ifade eden Demir, “Siyasal iktidar, açlık grevcilerinin talebini biran önce değerlendirmeli, ölüm orucuna dönüşmüş eylemlerin sonlanma koşullarını sağlamalıdır” dedi.

Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının insan yaşamını her türlü kavram ve kaygının ötesinde ele aldığını aktaran Demir, şöyle devam etti: “Bu nedenle başta hükümet ve ilgili bakanlıkların esas çabayı göstermesi gerekenler olduğunu belirterek, tüm kurumları, kuruluşları, açlık grevindeki mahpuslarda  ölümler yaşanmadan çözüm için çaba harcamaya çağırıyoruz. Yarın çok geç olabilir.”