Avrupa Birliği, sırf mültecileri topraklarından uzak tutmak için Yunanistan'daki göçmenlere iltica hakkı tanımadan Türkiye'ye zorla göndermeye başladı. 

Yunan yetkililer dün İzmir Dikili'ye Midilli Adası'ndan 136 ve Sakız Adası'ndan 66 olmak üzere toplam 202 kişinin gönderildiğini duyurdu. Türkiye'ye gönderilen 191 erkek ve 11 kadından 130'unun Pakistanlı, 42'sinin Afgan, 10'nun İranlı, 5'nin Kongolu, 4'ünün Sri Lankalı, 3'er Hint ve Bangladeşli ile Irak, Somali ve Fildişi Sahilleri'nden birer kişi olduğunu bildirildi. Açıklamalara göre gönderilenler arasında gönüllü olarak geri dönmek istediklerini beyan eden iki tane de Suriyeli bulunuyor.  


Zorla gönderildiler 

Mülteciler Yunan adalarında polis zoruyla otobüslere bindirilerek limanlara taşındı. Mülteciler Dikili'ye ise AB sınır güvenlik ajansı Frontex tarafından kiralanan feribotlarla gönderildi. Yolculuk esnasında sığınmacıların her birisine, bir Frontex polisinin eşlik etmesi ile feribotların havadan ve denizden adeta ablukaya alınması da mültecilerin Türkiye'ye zorla gönderildiğini ortaya koydu. 


Suriyeliler kampa diğerleri sınırdışı

Türkiye’ye ulaşan Suriyelilerin Osmaniye'ye, diğer ülkelerden gelen sığınmacıların ise Kırklareli’ye gönderileceği açıklandı. 

Türk yetkililer kayıtlarının alınmasından sonra Suriyeli mültecilerin kamplara yerleştirileceğini, diğer ülke vatandaşlarınınsa kendi ülkelerine gönderileceğini söyledi. 


İlk grup Avrupa’ya ulaştı

Takas anlaşması kapsamında Türkiye'den ilk mülteci grubu da dün uçakla Almanya'ya getirildi. Tarifeli seferle Hannover'e gelen 32 mülteci otobüsle Göttingen yakınlarındaki Friedland kayıt merkezine götürüldü. Finlandiya’ya ise 11 Suriyeli gönderildi. 


Sınır 72 bin Suriyeli

Mart ayında Brüksel’de varılan anlaşma uyarınca AB'nin Türkiye'den alacağı Suriyeli sayısı için azami sayı 72 bin olarak belirlenmişti.  Aralarından 15 bininin Almanya'ya getirilemesi öngörülüyor.


Yunanistan iltica hakkı tanımıyor

Yunan yetkililer ile AB'ye bağlı Frontex temsilcileri, Türkiye'ye gönderilenlerin iltica talebinde bulunmayanlar arasından seçildiğini savundu. Ancak bu açıklama   Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan mülteciler tarafından yalanlandı. Yunan yetkililerin mültecileri gönderebilmek için ülkeye giriş tarihlerini de bilerek yanlış kayda geçtiği ortaya çıktı. Zira Türkiye ile AB arasındaki anlaşma 20 Mart'tan sonra Yunan adalarına gelen mültecilerin geri gönderilmesini kapsıyor.


BM'nin endişeleri haklı çıktı

Tüm bunlar da anlaşmanın yasal temeli konusunda Birleşmiş Milletler'in (BM) kaygılarını haklı çıkardı. BM, "Eğer Yunanistan'da iltica başvurusu hakkı tanınmadan kitlesel bir sınır dışı etme eylemi gerçekleştirilirse bu tamamen yasalara aykırı olur" uyarısında bulunmuştu. 


Yeşiller: AB ruhunu sattı

Alman Yeşiller Partisi de AB'nin Türkiye ile vardığı anlaşmayı eleştirdi. Yeşiller Partisi milletvekili Claudia Roth bir gazeteye verdiği demeçte Türkiye’nin mültecileri Suriye ve Irak’taki savaş bölgelerine sürdüğüne dikkat çekerek, AB ile Türkiye arasında varılan mülteci anlaşmasını "gayri ahlaki insan mübadelesi" olarak nitelendirdi. Aynı zamanda Federal Meclis Başkan Vekili de olan Roth, "Erdoğan ile anlaşan AB’nin ruhunu sattığı" görüşünde.


Sığınmacılar tepkili

Öte yandan Yunan adalarındaki sığınmacıların protestoları dün de devam etti. Gösterilere katılan bir Suriyeli Türkiye’ye gönderilmesi halinde ne yapacağı sorusuna, "Beni zorla Türkiye’ye geri götürmeye çalışırlarsa hem kendimi, hem de ailemi denize atarım. Cehennemden cehenneme gidiyoruz" yanıtı verdi. Bazı göçmenler ise adalardaki merkezlerden kaçıp izlerini kaybettirmeyi başardı. 


4 Nisan kara bir gün

Türkiye tarafındaysa sığınmacıların gönderildiği Dikili’de Halkların Köprüsü Derneği üyeleri mültecilerle dayanışmak için gösteri yaptı. Göstericiler Türkçe ve İngilizce, "Türkiye AB anlaşması resmi insan kaçakçılığıdır" ve "Anlaşma iptal edilsin" yazılı dövizler taşıdı. Açıklamayı yapan Dernek Yöneticisi Melahat Yetmiş, AB ile Türkiye'yi eleştirerek, "Bugün tarihe utanç günü olarak geçecek" dedi. Dernekten Metehan Ud da Ege yolu kapanan mültecilerin Kuzey Afrika-İtalya rotasına yöneleceğini, ölüm riski yüksek olan bu rotanın ise daha kötü facialara sahne olabileceği uyarısı yaptı. 


Cenevre Sözleşmesi çiğnendi

Mülteci-Der Başkanı Avukat Eda Bekçi de bu uygulama ile Cenevre Sözleşmesi'nin ayaklar altına alındığına vurgu yaptı. Basın mensuplarının görüntü almaması için gemilere brandalar çekildiğini söyleyen Bekçi, "Acaba bu ayıp bir branda ile kapatılabilecek mi?" diye sordu ve ekledi: "Çok büyük insan hakları ihlalleri yaşanıyor ve bu sadece Yunanistan'la Türkiye'nin üzerine yıkılıyor. Avrupa'nın eli her zamanki gibi temiz kalacak." 


 HABER MERKEZİ