İsviçre Federal Parlamentosu'nda geçtiğimiz haftalarda vatandaşlığa geçme koşullarının yeniden düzenlenmesini içeren yasal değişiklikler temsili bulunan partilerin oybirliğiyle kabul edildi. Yasal düzenlemeyle, İsviçre Anayasası'nda yer alan, "Kendisini yaşadığı kantonun dilinde ifade eden ve 12 yıl İsviçre'de yaşadığını kanıtlayan her yabancı vatandaşlığa başvuru hakkına sahiptir" ibaresi 12 yılda 4 kez değiştirilerek son halini aldı.

Yasada ne değişti?

Federal Konsey Üyesi Eveline Widmer-Schlumpf de, "10 yıl İsviçre'de yaşayan, ülke dillerinden birini yazılı ve sözlü ifade eden, mutlaka C tipi süresiz oturma iznine sahip olan ve sosyal yardım almayan yabancılar, İsviçre vatandaşlığı için başvuru hakkına sahip olabilecekler" diyerek tasarının yasallaştığını duyurdu. Daha önce 12 yıl İsviçre'de yaşadığını kanıtlayan ve yaşadığı kantonun dilinde kendisini ifade edebilen tüm yabancılar vatandaşlık başvurusunda bulunabiliyordu. Yeni düzenlemede İsviçre'de ikamet etme sınırının 12 yıldan 10 yıla, aynı kantonda oturma şartının ise beş yıldan üç yıla düşürülmesi bir avantaj gibi görülse de vatandaşlığa başvuranların zaten uzun yıllardır İsviçre'de yaşayan yabancılar olduğu ve bunun bir önem teşkil etmeyeceği belirtiliyor.

Yoksula vatandaşlık hayal!

Kabul edilen yeni yasada "Sosyal yardım alanlar vatandaşlığa başvuramaz" koşulu getirildi. Daha önce kantonların inisiyatifine bırakılan söz konusu şart, Meclis görüşmelerinde İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) teklifiyle kantonların inisiyatifinden çıkarılarak merkezileştirildi. Yeni düzenlemeyle birlikte yoksul yabancıların vatandaşlığa başvuru hakkı da ortadan kaldırılmış oldu.

 60 bin göçmene otomatik ret

İsviçre Federal İstatistik Merkezi'nin (Bundesamt für Statistik) 2012 verilerine göre ülkede toplam 140 bin kişinin sosyal yardım aldığı belirtilirken; bu rakamın 2013 itibarıyla yüzde 2.5 oranında artış gösterdiği belirtildi. Sosyal yardım alanların başında ise yüzde 43.6 ile yabancılar geliyor. Söz konusu yabancıların yüzde 24.2'sini Avrupa Birliği vatandaşları oluştururken yüzde 19.4'ünün ise İsviçre'de mülteci konumunda yaşayan ve yaş oranı 40-65 arası değişen yabancılardan oluştuğu belirtildi. FDP'li komisyon üyesi Kurt Fluri, önergenin gündeme geldiği ilk günlerde ülke genelindeki vatandaşlığa alınma işlemlerini uyumlu hale getirilmesini hedeflediğini belirtmiş, "Bu önergenin amacı, İsviçre vatandaşlığına geçişleri azaltmak olmasa da C oturumu ve sosyal yardım almama şartı, ister istemez önemli bir kesimi etkileyecektir" demesi dikkat çekmişti.

Lise düzeyinde dil bilme şartı

Yeni düzenleme ile birlikte getirilen dil bilme koşulu ise en ağır seviyeye çıkarıldı. Kişinin yaşadığı kanton dilini lise seviyesindeki bir öğrenci gibi okuyup yazmasını kanıtlama şartı, özellikle birinci ve ikinci kuşak yabancılar için vatandaşlık başvurularını imkansız hale getiriyor. İsviçre Federal İstatistik Merkezi'nin verilerine göre İsviçre'de yaşayan 1.8 milyon yabancı arasında, yaşadığı kantonun diline hakim olanların oranı yüzde 44 olarak gösteriliyor. Söz konusu oranın daha çok üçünçü kuşak gençleri kapsadığı belirtilirken yaşları 40-65 arası değişen birinci ve ikinci kuşak yabancılarda bu oranın yüzde 10.7'ye düştüğü belirtiliyor. Birinci ve ikinci kuşak yabancılar için vatandaşlık rafa kaldırılırken; lise dengi bir öğrenciden istenilen dil bilme şartının üçüncü kuşağı da zorlayacağı görülüyor.

Trafik cezanız da engel

Vatandaşlığa geçiş yasasındaki yerini koruyan "son 5 yılda herhangi bir kriminal suç işlememek", "vergi borcunun bulunmaması", "vatandaşlık için başvurulan kanton idaresinin çeşitli ön koşullarını yerine getirmek" gibi birçok koşul ve prosedürün ise vatandaşlığa geçişleri yüzde 20-25 oranında etkileyeceği belirtiliyor. Son 5 yılda herhangi bir şekilde kriminal bir suç işlememek şartı ise adeta polisin tutacağı tutanağa bağlı kılınıyor. Zira "yüksek sesle konuşuyorsunuz" diye komşunuzun sizi şikayet etmesi, caddede omzunuzun yanlışlıkla bir İsviçreli'ye değmesi veya trafikteki hız sınırını aşmanız bile kriminal bir suç kategorisi içinde tarif edilebilecek.

Vatandaşlığa geçen azalıyor

Avrupa ülkeleri arasında nüfus ortalamasına göre zaten en az vatandaşlık veren ülke olan İsviçre'de, son yıllarda vatandaşlığa geçişlerde sürekli bir düşüşün yaşandığı gözlendi. İsviçre Federal Göçmen Dairesi'nin verilerine göre 2011 yılında vatandaşlığa geçen yabancı sayısı 36 bin 266 iken, 2012'de son on yılın en düşük oranıyla 24.806 yabancıya vatandaşlık verildiği açıklandı.

Göçmen örgütler tepkili

Yeni düzenlemeyle birlikte vatandaşlığa geçişlerin yüzde 20-25 oranında aşağı çekileceğini belirten göçmen örgütleri, önümüzdeki yıllarda vatandaşlığın imkansızlaşacağına dikkat çekerek, "Bu insafsızlığa sol blok partileri 'dur' demelidir" açıklamasında bulundular.

SP'den mücadele sözü

Sosyal Demokrat Parti (SP) Basel Kantonu Milletvekili Avukat Ursula Metzger, Federal Parlamento'dan geçen vatandaşlık yasasının tartışmalı olduğunu ve sol blok partileri olarak buna karşı mücadele edeceklerini açıkladı.

C tipi oturum almak çok zor

Vatandaşlığa geçişlerin her geçen gün biraz daha zorlaştırıldığını kabul eden Metzger, özellikle C tipi oturum şartına dikkat çekerek, "C oturum almak bile başlı başına bir sorun. Bu oturumu almak için hiç bir suça bulaşmamış olmak, herhangi bir borcunuzun bulunmaması, sosyal yardım almamanız ve çalışır durumda olmanız gerekir" ifadelerinde bulundu; sözkonusu oturumu almanın en az vatandaşlık kadar zor olduğunu belirtti.

SVP'nin kampanyası etkili

Yabancılar konusunda önemli bir gerçeğe de vurgu yapan Metzger,  SVP'nin politikalarının yabancılar hakkında büyük önyargılar oluşturduğuna değinerek, "Sol blok partiler örneğin vatandaşlık yasası gibi yabancıların hak ve hukukunu koruyan halk oylamasına gitmekten çekiniyor. Çünkü, oluşan önyargılar SVP tarafından halk oylamalarıyla birlikte biraz daha şişiriliyor ve getirdiğimiz öneriler ters tepmeye başlıyor" dedi.

Dil şartı abartılı

Sadece vatandaşlığa geçiş için değil günlük yaşam için de yabancıların kendilerini ifade edebilecek kadar dil bilmeleri gerektiğini vurgulayan Metzger, düzenlemedeki 'dil şartı'nı önemsediğini ama bunun neredeyse lise dengi bir koşula bağlanmasını abartılı ve gereksiz bulduğunu belirtti.

Sol blok girişimlerde bulunacak

SP başta olmak üzere sol blok partilerinin yeni düzenlemeye ilişkin girişimlerde bulunacağını belirten Metzger, "Yasa teklifi her ne kadar Federal Parlamento'da kabul edilmişse de, bu, sürecin bittiği anlamını taşımıyor; çünkü yasal düzenleme tartışmalıdır" dedi.


ALİ ONGAN/BERN