Kapsayıcı, cesur, net, bir savcı ve hakimin insafına bırakmayan açıklıkta yasa yapılmalıdır
- DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, "Çerçeve yasa ertelenemez. Öyle sonbahara falan bırakılamaz. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz; yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi" dedi.
Gecikmenin sürece zarar vereceğini belirten DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, "Hukuki düzenleme yapılmadıkça eski ezberler, güvenlikçi normlar, çözüm karşıtı odaklar kendisine zemin bulurlar" diye uyardı.
Bakırhan, partisinin dünkü Grup Toplantısı'nda konuştu. Daha önce karar altına alınan NATO 2030 konseptinin devamı olarak 2026 NATO Zirvesi'nin Ankara'da yapılmasının, küresel siyasetin hayat düğümünün Ortadoğu'da olmasından kaynaklandığını belirten Bakırhan, "Yeni savaş ve güvenlik mimarisinin yeni halkası olarak görüyoruz. Masaya daha fazla silah, daha fazla cephe, daha fazla gözyaşı ve daha fazla acı getirecek" dedi. Ankara'nın neredeyse bir açık cezaevine çevrildiğine dikkat çeken Bakırhan, "Ankara’yı susturarak dünyaya demokrasi gösterisi yapamazsınız. Bu iki günlük etkinlik için şu ana kadar 12 milyar TL harcanmış. Mesela yolların yapımı için 9.5 milyar lira harcanmış. Daha geçen gün Hakkâri’nin yolu sel nedeniyle tam bir ay kapalı kaldı. Hakkâri’ye ulaşmak için tek bir yol var. Sel vurdu, talan oldu. Bir ay boyunca insanlar Hakkâri’ye giriş ve çıkış yapamadılar" diye konuştu.
'Çerçeve yasa' meselesi
Türkiye siyasi tarihin en büyük fırsatının Barış ve Demokratik Toplum Süreci olduğunu vurgulayan Bakırhan, bu tarihi fırsatı kalıcı barışa, onurlu yaşama ve demokratik geleceğe çevirmenin yolunun 'çerçeve yasa' olduğunu söyledi. Bu yasanın, bu önemli işin büyüklüğüne uygun bir şekilde ve cesaretleri yazılmasını isteyen Bakırhan, şöyle devam etti: "Doğru ve cesur bir şekilde geçerse bir demokratik zemine giriş yapmış olacağız. 'Çerçeve yasa', dar tutulmamalı, belirsiz olmamalıdır. Güvenlikçi yorumlara kapalı olmalı ve topluma güven vermeli. Hukuk yoksa güven olmaz. Güven yoksa dönüş olmaz. Dönüş yoksa barış kalıcılaşmaz. Dönenler arasında ayrım yapılmamalı. Barışın kapısına girmek isteyen herkese o kapı açık olmalıdır. Yasa da buna uygun yapılmalıdır. İnsanların geleceğini bir memurun, bir savcının, bir mahkemenin keyfine teslim edemezsiniz. Dönüş varsa güvence olmalıdır. Hukuk varsa herkes için aynı açıklıkta olmalıdır. Şu yararlanır, bu yararlanmaz, şu daha az yararlanır. Böyle bir barış mı olur? Onun için tekrar sesleniyorum. Kapsayıcı, cesur, muğlak olmayan, insanları bir savcının hakimin insafına bırakmayan açıklıkta bir yasa yapılmalıdır.
Onuru kıracak yorumlar
Bu yasada, insanların onurunu kıracak bir yorumlama olmamalıdır. Mesele sadece birkaç maddelik teknik bir düzenleme değildir. Mesele bu ülkenin birlikte yaşama iradesinin hukuka bağlanmasıdır. Söz ile başlayan, yasayla mühürlenmek zorundadır. Aynı zamanda bir geleceği açma yasasıdır. Doğru, samimi ve cesur kurulursa 100 yıllık bir düğümün çözüldüğü ilk haklı halka olabilir. Altını önemle çizmek istiyorum; bu yasa kim kazandı, kim kaybetti sorusuna göre ele alınamaz. Barış yapılıyorsa kimin kazandığı, kaybettiği burada önemli değil. Asıl soru şudur; bu ülke artık birlikte nasıl yaşayacak? Kürtler, Aleviler, bütün halklar ve inançlar eşit, özgür, onurlu bir geleceği nasıl kuracak? Bu yüzden Meclis'e, iktidara, muhalefete ve bütün siyasi partilere sesleniyoruz; bu mesele günlük hesaplara kurban edilemez. Barış bekletilecek bir dosya değildir. İyi ve hayırlı işlerde acele etmek gerekir.
Gecikme, alan açar
Barış gibi hayati bir işte gecikmek kötülüğe alan açmaktır. Her gecikilen gün barışı boğmak isteyenlere verilmiş bir fırsattır. Hukuki düzenleme yapılmadıkça eski ezberler, güvenlikçi normlar, çözüm karşıtı odaklar kendisine zemin bulurlar. Bu nedenle 'çerçeve yasa' ertelenemez. Öyle sonbahara falan bırakılamaz. Bırakılan her adım barışın önüne konulmuş yeni bir taş ve engel olur. Tarihin kapısı bugün açıktır. O kapı açıkken içeri girmek gerekir. 'Çerçeve yasa' gecikmeden, korkmadan, açık ve güven veren bir içerikle artık Meclis'e gelmelidir. Bu ülkenin umudu daha fazla yorulmayı değil, çatışmayı değil, acı biriktirmeyi değil, artık hukuka kavuşmayı bekliyor. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz. Yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi." ANKARA
***
Kurtulmuş: Kısa sürede tamamlanır
Türkiye Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, "Ümit ederim ki çok kısa bir süre içerisinde yasal hazırlıklar da tamamlanır ve önce komisyonlara ardından da Genel Kurul'a getirilmiş olur" dedi.
Türkiye Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret kapsamında Türkiye'de bulunan Norveç Parlamentosu'nun Başkanı Masud Gharahkhanı ile Meclis'te bir araya geldi. Basına kapalı görüşmenin ardından Kurtulmuş ve Gharahkhanı, ortak basın toplantısı düzenledi.
Ortak basın toplantısının sorunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye süreci devam ediyor. Gözler bir yandan yasal düzenlemede. Yasal düzenlemelerle ilgili son durum nedir? Yakın zamanda gelişme duyacak mıyız?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Çıkarılacak olan yasa, müstakil ve geçici bir yasadır. Yani örgüt mensuplarını kapsayacak geçici bir yasadır. Belli bir süre verildikten sonra gelenler bundan istifade edecek, gelmeyenler için de kapı kapanacak. Böyle bir mekanizmanın kurulmasını ümit ediyoruz. Bu, kararlaştırdığımız sonuçlarda yer alan başlıklardan biridir. Ayrıca çıkacak olan yasa bir af niteliğinde olmayacaktır. Yine aynı şekilde çıkarılacak olan yasa, Türkiye'de geniş kitleleri rencide edecek bir yaklaşıma sahip olmayacaktır. Bunun için bütün partilerin bir araya gelerek silah bırakma sürecinin tamamlanması için gerekli olan bu yasal düzenlemeleri yapmasını bekliyoruz. Süreçle ilgili devlet kurumlarının hepsi büyük bir titizlikle çalışmalarını sürdürüyor. Ümit ederim ki çok kısa bir süre içerisinde yasal hazırlıklar da tamamlanır ve önce komisyonlara ardından da Genel Kurul'a getirilmiş olur. Artık bundan sonra bu işin savsaklanmadan, geciktirilmeden ve asla en ufak bir detayın ihmal edilmeden, iyi planlanarak yapılması ve Türkiye'nin bu adımı atması şarttır."
***
Bahçeli, NATO sadakatini tekrarladı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, NATO’ya sadakatini tekrarladı.
Bahçeli, partisinin dünkü Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ağırlık verdi. Bahçeli, Türk ordusunun NATO'nun bölgesel planlarını ayakta tutan konumda olup 'serdengeçti bir ruhla' omuz verdiğini söyledi. “Soğuk Savaş’ın o kasvetli ve tehdit dolu yıllarında da Türkiye, NATO’nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür" diyen Bahçeli, “NATO heyeti Ankara’ya gelirken zihinlere mıh gibi kazımalıdır ki; Türkiye’nin denizlerdeki varlığı ve sarsılmaz mutlakiyeti, yalnızca sınır güvenliği için değil; bölgesel barışın, küresel enerji yollarının emniyetinin ve ittifakın caydırıcılık kapasitesinin ayakta kalabilmesi için de hava kadar, su kadar hayatidir” diye konuştu.
***
AB üçlüsü Ankara'da
Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve İçişleri Komiseri Magnus Brunner, dün Ankara'da temaslarına başladılar.
Kallas, Kos ve Brunner üçlüsünün ortak ziyaret gerçekleştirmesi örneğine çok sık rastlanan bir durum değil. Üçlünün ziyareti, Türkiye'ye yönelik önemli bir adım olarak görülüyor. Kallas, Kos ve Brunner'in programında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile biraraya gelmek vardı. Kos'un ise ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'la görüşmesi bekleniyordu. AB heyetinin temaslarında gündeme gelecek konular, Ortadoğu'dan Ukrayna'ya, bağlantısallıktan genişlemeye, göçten vizeye geniş bir yelpazeye uzanıyor.
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı 7-8 Temmuz'daki NATO'nun Ankara Zirvesi de AB'yle üst düzey temas potansiyeli içeriyor. Olağan gündeminin yanı sıra çok sayıda ikili ve çoklu görüşme için platform olacak NATO Zirvesi'ne AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de davetli.