
KONGRA GEL Eşbaşkanlığı ve Demokratik Güç Birliği, Almanya’da 20 yıldır yürürlükte olan PKK yasağı ve Berlin’de yasağa karşı Alman sivil toplum örgütleri öncülüğünde düzenlenecek olan yürüyüşe ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Türkiye’nin Kürt sorununda güvenlik eksenli politikalarında ısrar etmesinin en temel nedenlerinden birini uluslararası güçlerin ve özelde de Almanya’nın Türk devletine ve hükümetlerine verdiği desteğin oluşturduğuna vurgu yapan KONGRA GEL, “Bu politikalar çerçevesinde Almanya 20 yıl önce PKK’yi yasakladı. PKK yasağı aslında pratik olarak Kürt sorununun çözümüne karşı olmak demektir. Çünkü Kürt meselesini gündeme taşıyan ve çözümünü dayatan, Kürt halkının en örgütlü gücü PKK’dir” dedi. KONGRA GEL, PKK’nin yasaklanmasının bir yandan Kürt meselesinde yaşanan kirli savaşın devam etmesine ve bunun yarattığı ağır yıkımların daha da büyümesine neden olurken, diğer yandan da Almanya’da yaşayan Kürt toplumunun çok ağır baskılara, maddi ve manevi kayıplara ve bunların yarattığı ağır travmaların yaşanmasına neden olduğunu vurguladı.
Siyasal çözüm kaçınılmaz
“PKK yasağı çerçevesinde, Alman devlet politikalarının Kürt halkında yarattığı algıda, Türk devletinin güvenlik politikaları ile özdeşleşen bir Almanya, yani Kürt halkının yaşadığı büyük acıların sorumlusu olan bir Alman devlet politikası var” tespitinde bulunan KONGRA GEL, şunları belirtti: “Elbette bu politikaların Almanya demokrasisine ve toplumuna yansıyan olumsuz sonuçları da oldu. Alman toplumu da bu yasakların yarattığı gelişmelerden zarar gördü. Bu politikalar Kürt toplumunun entegrasyonu üzerinde de oldukça olumsuz etkiler yarattı. Geçen bu 20 yıllık süreç şunu açıkça gösterdi ki; Türk devletinin uyguladığı güvenlik eksenli politikalar ile Kürt meselesinin bastırılması mümkün olmadığı gibi, gelinen aşamada artık siyasal çözümün kaçınılmaz olduğu bir realitedir.”
Yasağın gerekçesi yok
Türk devletinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile diyalog ve müzakere yoluyla bir çözüm arayışı içinde olduğu bu süreçte, Almanya’da halen PKK yasağının sürdürülmesinin anlaşılır ve kabul edilebilir hiçbir nedeni olmadığını belirten KONGRA GEL, Alman Hükümeti’ne şu çağrıyı yaptı: “Kürdistanlı ve Türkiyeli en büyük göçmen nüfusunu barındıran bir ülke olarak, çözüm aşamasına gelen Kürt sorununda öncü rol oynamalısınız. Türkiye’ye savaş için değil, gerçek ve derinlikli bir demokratikleşme için destek vermelisiniz. Bunun için bir ilk adım olarak, çözüme karşı olan rantçı bir çevreye çıkar alanı yaratan bu PKK yasağı kaldırılmalıdır. Böyle bir adım, hem Almanya açısından, hem de Kürt ve Türk halkları açısından yeni bir sürecin başlangıcı olacaktır.”
16 Kasım’da Berlin’e
KONGRA GEL, 16 Kasım günü Berlin’de, yasağın kaldırılması için yapılacak olan miting ve yürüyüşün Almanya kamuoyuna, hükümetine ve parlamentosuna vereceği mesajın önemine de dikkat çekti: “Alman dostlar tarafından organize edilen ve çok sayıda kurum ve örgütün de destek verdiği 16 Kasım 2013 günü Berlin’de düzenlenen yürüyüş ve mitinge, tüm yurtsever halkımızı, Türkiyeli demokrat, ilerici, barıştan ve demokrasiden yana olan tüm insanları güçlü bir şekilde katılmaya çağırıyoruz. Çok güçlü bir katılımın yaratacağı kamuoyu baskısı ile PKK yasağının kaldırılmasını Almanya’da gündemleştirebiliriz. Barış, demokrasi ve özgürlük cephesi adına, Berlin’e şu mesaj çok güçlü ve etkili verilmelidir: Kürt halk meselesinin siyasal demokratik çözümü önündeki en önemli engellerden biri olan PKK yasağını kaldırın, barışçıl demokratik çözüm sürecine destek verin.”
Yasak Kürtlere zulümdü
Demokratik Güç Birliği Platformu da yazılı bir açıklama yayınlayarak, Almanya’da PKK yasağının kaldırılmasını ve 129 a/b yasalarının iptal edilmesini istedi. Ulusların kendi kaderini tayin hakkı mücadelesinin engellenemeyeceğinin belirtildiği açıklamada, Almanya’nın tüm yasaklamalarına rağmen Kürt halkının verdikleri mücadeleyi daha da geliştirdikleri vurgulandı. 26 Kasım 1993 tarihinde, dönemin İçişleri Bakanı Manfred Kanther tarafından yapılan öneriyle PKK faaliyetlerinin Almanya’da yasaklandığının hatırlatıldığı açıklamada, “Yasak kararı alındıktan sonra, Almanya’da faaliyet yürüten bir Kürt dernekleri, kuruluşları sürekli baskı altında tutuldular. Birçok Kürt siyasi düşüncelerinden dolayı tutuklandı, yıllarca cezaevlerinde kaldılar. Okullarda okuyan küçük çocuklar hakkında bile, defterlerine PKK yazdıkları için davalar açıldı. Yürüyüşlerde Kürtleri temsil eden flamalar taşıdıkları için birçok insan hakkında davalar açıldı, Kürtlerin düzenledikleri yürüyüş ve etkinlikler bu yasak bahanesiyle iptal edildi, yürüyüşlere saldırılarak yüzlerce insan göz altına alındı” denildi.
129 a/b kaldırılsın
Amerika’daki 11 Eylül saldırısı bahane edilerek, Avrupa’nın bir çok ülkesinde yeni ‘terörle mücadele’ yasaları çıkartıldığı hatırlatılan açıklamada, “Almanya’da da mevcut ‘terörle mücadele’ 129 a/b yasaları adı altında daha da sertleştirilerek yürürlüğe koyuldu. Bu yasalardan kaynaklı Almanya’da ki birçok devrimci ilerici örgüt, kurum ve kişiler hakkında davalar açıldı. Bu yasalardan kaynaklı bir çok örgüt yasaklandı. Faaliyet yürüten aktivistler üzerinde baskılar yoğunlaşarak devam etmektedir” denildi.
Tüm emekçileri PKK yasağının kaldırılması için 16 Kasım 2013 tarihinde Berlin’de düzenlenen yürüyüşe destek vermeye, aktif propagandasını yapmaya ve katılmaya çağıran Demokratik Güç Birliği, taleplerini şöyle sıraladı:
* Almanya’da ‘terörle mücadele’ yasaları olan 129 a/b yasaları iptal edilsin. Bu yasadan kaynaklanan örgütler üzerindeki tüm yasaklar kaldırılsın.
* Bu yıl 20. yıldönümü olan PKK yasağı kaldırılsın, bu yasadan kaynaklı açılan tüm davalar durdurulsun.
* Almanya’da Kürtlerin ayrı bir göçmen topluluk olduğu kabul edilerek, Kürt kimliği tanınsın.
Meclis duy sesimizi!
20’nci yılını dolduran yasağın kalkması için çok sayıda Alman sivil toplum kuruluşu ve insan hakları örgütü, başkent Berlin’de merkezi gösteri düzenliyor. 16 Kasım günü saat 11.00’de Alexanderplatz’ta başlayacak yürüyüşün ardından Federal Meclis yakınlarında miting düzenlenecek. Tatort Kürdistan tarafından organize edilen eyleme destek veren kuruluş ve insan hakları savunucularından bazıları şunlar: Diyalog Kreis, Barış Çalışma Ağı, IPPNW, DFG-VK, Uluslararası İnsan Hakları Ligi, Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları için Hukukçular Birliği (EJDM), Alman Demokratik Hukukçular Birliği, Federal Barış Konseyi, MAF-DAD, Prof. Mohssen Massarrat, Prof. Ulrich Gottstein, Dr. Gisela Penteker, Prof. Armin Rieser, Prof. Andreas Buro, Prof. Norman Paech.
HABER MERKEZİ