Esenyurt Meydanı’ndan Koşuyolu’na kadar eylemlerini sürdüren analar öncülüğündeki tutsak yakınları, Türk Adalet Bakanlığına seslenerek, İmralı’da görüş yasağı kalktıysa avukat görüşlerinin neden engellendiğini sordu. Türk cezaevlerinde süren açlık grevleri ve ölüm oruçlarına dikkat çekmek için 19 gündür Amed/Koşuyolu Parkı’nda bir araya gelen tutsak ailelerinin eylemleri devam ediyor. Parkın karşısında bulunan eski Un Fabrikası önünde dün de toplanan anneler, polis ablukası altında bir saatlik oturma eylemi gerçekleştirdi. Annelerin çevresi TOMA’lar ve polisler tarafından sarılırken, gazetecilerin görüntü alması engellendi. Sonra yürüyüş yaptılar Engellemelere rağmen anneler alındıkları çemberde, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Hak hukuk adalet zindanlarla gelecek” sloganlarını atarak, kapalı bir işyerinin kepenklerine vurarak ses çıkardı. Tutsak annelerinin slogan atmaları sırasında polislerin çalışır durumdaki TOMA araçlarından annelerin egzoz gazına maruz bırakması dikkat çekti. Tutsak anneleri bir saat süren oturma eyleminden sonra yürüyüşe geçti. HDP’li vekiller Saliha Aydeniz, Semra Güzel, Hişyar Özsoy, Remziye Tosun ve Musa Farisioğulları tutsakların anneleri ile birlikte Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma (TUAY-DER) binasına kadar yürüyüş yaptı. Tutsak anneleri yürüyüş boyunca, “Amed uyuma zindanlara sahip çık”, “Selam selam zindanlara bin selam”, “Leyla Güven onurumuzdur”, “Hak hukuk adalet zindanlardan gelecek”, “Yaşasın zindan direnişi” ve “Yaşasın annelerin direnişi” sloganları attı. Ölümlerini seyretmeyeceğiz TUAY-DER binası önünde toplanan tutsak anneleri burada kısa bir açıklama yaptı. Cezaevinde açlık grevinde olan oğluyla telefonla görüştüğünü ve sağlık durumunun çok kötü olduğuna dikkat çeken Hazal Yıldırım, şunları söyledi: “Biz çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Ölümlerini seyretmeyeceğiz. Bundan dolayı buradayız. Buradan Adalet Bakanlığına sesleniyoruz. Evimize gittiğimiz zaman tecridin kalktığı haberini görmek istiyoruz. Yasak kalktı, diyorsan açıklamanın gereğini yap. Görüşmeler neden engelleniyor.” Gebze’deki nöbet 42. gününde Tutsak yakınlarının Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi önünde başlattığı oturma eylemi 41. gününde devam etti. HDP Gebze İlçe Örgütü önünde bir araya gelen ailelere, HDP Milletvekili Ayşe Sürücü ve avukatlar destek verdi. Araçlara binerek yola çıkan ailelerin önü cezaevine yakın bir yerde polis tarafından kesildi. Eylemin yasak olduğunu belirten polislere tepki gösteren aileler, bulundukları yerde oturma eylemine başladı. Bir süre oturan ailelere saldıran polisler, tüm aileleri zorla araçlara bindirdi. Bu duruma tepki gösteren avukatlar da polis tarafında tehdit edilirken, aileler yine geleceklerini belirterek alandan ayrıldı.   Kılıçdaroğlu’na çağrı Ailelerin, Adana/İsmet İnönü Parkı’nda başlattığı oturma eylemi 10. gününde devam etti. Aşırı sıcağa ve oruçlu olmalarına rağmen anneler, dün de polis ablukası altında parkta oturdu. Polis kalkanlarla parkta bulunan yurttaşlar ile anneler arasında duvar ördü. Bugünkü eyleme kent vekili Tülay Hatimoğulları’nın yanı sıra HDP, HDK ile TUAY-DER yöneticileri destek verdi. Çevrede bulunanlar polisin tüm engellemelerine rağmen alkış ve “Bijî berxwedanan zindanan” sloganıyla annelere destek verdi.   Hükümetin sessizliğine tepki gösteren anneler, bir an önce İmralı tecridinin kaldırılarak, zulmün bitmesini istedi. Adalet Bakanlığı’nı “zulüm bakanlığı” olarak tanımlayan annelerden Emine Dağ, hükümetin kendilerini kandırmaktan vazgeçmesini istedi. Annelerden Nejla Kocaman, tüm kesimlere “Sesimize kulak verin” çağrısı yaptı. “Bu adalet mi?” diye soran Kocaman, ülkede hak ve hukukun olmadığını dile getirerek, şunları söyledi: “Her gün bu alanlardayım. Öldürün, kesin, asın; yine de burada olacağız. Kılıçdaroğlu yaşama bir ses versin. Çocuklarımız onurlu bir direniş sergiliyor. Bizde onların arkasında meydanlardayız. Bizi öldürseniz de boğsanız da biz her gün meydanlarda olacağız.” Tutsak aileleri daha sonra “Bijî berxwedanan zindanan” sloganıyla HDP binasına yürüdü. Esenyurt’ta polise rağmen Ailelerin İstanbul/Esenyurt Meydanı’nda başlattığı oturma eylemi 24. gününde devam etti. Eylem öncesi HDP Esenyurt İlçe Örgütü’nde bir araya gelen bazı aileler, buradan meydana yürüdü. Ardından oturma eylemine geçen ailelerin etrafı kısa bir süre sonra polislerce çevrildi. Polisler oturan kişilerin nüfus cüzdanlarını toplayarak Genel Bilgi Taraması’na (GBT) tabi tuttu. Belli bir süre oturan aileler, nüfus cüzdanlarının verilmesiyle oturma eylemine son vererek HDP Esenyurt binasına kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca aileler, açlık grevleri ve ölüm orucu eylemleri için duyarlılık çağrısı yaptı. Yasaklanınca yürüdüler Aileler, dün bir kez daha Bakırköy Cezaevi önüne gitti. E-5 Otoyolu üzerinde bulunan Çocuk Sitesi Otobüs durağında bir araya gelen ailelere, HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm’ün yanı sıra çok sayıda kişi destek verdi. Durakta bir araya gelen ailelerin etrafını kısa sürede ablukaya alan polis, Kaymakamlık kararı ile cezaevi çevresinde eylem ve gösterilerin yasaklandığını söyledi. Bunu üzerine HDP’li vekil Gülüm, “Ailelerin oturmaktan başka bir istekleri yok” diyerek cevap verdi. Tüm tartışmalara rağmen polisler aileler izin vermedi. Bunun üzerine aileler, Şirinevler Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında yoldan geçen araç şoförleri korna çalarak, yurttaşlar ise alkışlarla ailelere destek verdi. HDP Bahçelievler İlçe binasına geçen aileler, eylemlerine kaldıkları yerden devam edeceklerini belirterek, dünkü eylemlerine son verdi. Nasıl evde oturayım? Mardin’deki tutsak yakınları, Kızıltepe’de bir araya gelerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Özgürlük Meydanı’nda bulunan DBP İlçe Binası önünde yapılan açıklamaya tutsak anneleri dışında HDP Mardin Milletvekilli Ebru Günay ile HDP ve DBP İlçe yöneticileri katıldı. Üzerlerinde “Leyla Güven haklıdır. Tecride ses ver” yazılı önlüklerle ilçe binası önünde bir araya gelen aileler, polis tarafından “Kanunsuz gösteri yapıyorsunuz” denilerek engellenmek istendi. Engellemeye karşı alkış  ve “Bijî berxwadana zindanan” sloganı ile tepki gösterildi. 141 gündür açlık grevinde olan Abdullah Oran’ın annesi Methiye Oran, “Bizim çocuklarımız ölüyor. Bu açlık grevi bitsin çocuklarımız yaşasın istiyoruz. Siz de burada bizim önümüzü kesiyorsunuz. Biz anneler durmayacağız. Çocuklarımız ölürken onlar orda açken biz de yerimizde oturmayacağız. Biz sadece adalet istiyoruz” diyerek polis ablukasına tepki gösterdi. Annelerin yürüyüş yapmasına izin vermeyen polis, yürümek isteyen annelerin önünü kesti. Yaşananları alkış ve sloganlar ile protesto eden annelerden Fatma Deniz, “Çocuklarımız ölürken bize içeride oturun, diyorlar. Çocuklarımız ölmesin diye elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bizim çocuklarımız 5 aydır aç. Sizin anneniz olsa siz ne yaparsınız? Gidin annenize söyleyin bunları duysa izin verir mi? Çocuklarımız orada olunca biz de burada olacağız. Çocuklarımızın yanında olacağız. Biz uyumayacağız” şeklinde konuştu. Konuşmalar sonrası 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.
 

Artık konuşamıyorlar

İHD Amed Şubesi Cezaevi Komisyonu, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’ni ziyaret ederek tutsakların maruz kaldığı ihlalleri ve açlık grevleri eylemcilerinin yaşadıkları sorunları raporlaştırdı. Raporda, 156 gündür açlık grevinde olan Evin Kaya, gazeteci Kibriye Evren ve Hilal Ölmez’in sesli cevap veremedikleri, dengede duramadıkları belirtildi. Şube Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Gurbet Yavuz ve Denetleme Kurulu Başkanı Avukat Hediye Saltan, hak ihlallerini raporlaştırarak, taleplerinin bir an önce değerlendirilmesi için Adalet Bakanlığı’na sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu. Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nu 7 Mayıs’ta ziyaret edildiği belirtilen raporda, yapılan görüşmelere bir bir yer verildi: Evin Kaya’nın durumu Evin Kaya’nın diş etlerinde şişkinlik, kanama ve iltihaplanma mevcut. İlk grupta bulunanlar arasında durumu en ağır olan kişidir. Evin’in nabzı son dört gündür 40-50 gibi çok düşük seviyededir. Çok yoğun titreme nöbeti geçirmektedir. Sol gözünde yoğun bir kızarıklık mevcut. Son zamanlarda kuru öksürükleri artmış durumda. Tek başına yürüyemiyor. Kabızlık şikayeti var. Regl düzensizliği ile birlikte çok yoğun regl kanamaları mevcut. Fenalaştığı için ambulans geldi, ancak Evin tedaviyi kabul etmediğinden koğuştan ayrılmadı. Kibriye Evren’in durumu Kibriye Evren son günlerde çok yoğun titreme nöbeti geçirmektedir. Üşüdüklerini söylüyorlar. Üzerlerine battaniye örtüp ısınmaları için sıcak su torbaları vermemize rağmen ısınmadıklarını söylüyorlar. Tek başına kısa bir mesafeyi dahi yürüyemiyor. Regl düzensizliği artmış durumda. Ağız ve burunda kanamalar meydana gelmektedir. Baş dönmesi ve halsizlik artmış durumdadır. Hilal Ölmez’in durumu Hilal Ölmez diğer mahpuslardaki benzer şikayetler ve durumlar görülmektedir. Göz kapağının sarkmasıyla gözünde küçülme meydana gelmiştir. Yoğun uyku düzensizliği sorunu bulunmaktadır. Raporda, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nden sürülen açlık grevi eylemcilerinin nakil esnasında ayrı ayrı ve yanlarında refakatçi olmadan, kelepçeli şekilde ambulansla getirildikleri belirtildi. Karşılaşılan hak ihlalleri ise şu şekilde aktarıldı: 12 kişiye 4 kişilik su Nakil olduktan sonra (8 gün) bize yalnız iki kez sıcak su verildi. Koğuşta 12 kişi olmamıza rağmen bu su yalnız 4 kişiye yetmiştir. Kadın mahpusların temizliği; regl kanamaları ve akıntılar açısından duş ihtiyacı acil bir durumdur. Saçlarımız çok uzun bu yüzden bitlenecek diye korkmaktayız. Cezaevi idaresi ile görüştüğümüzde bize sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını söylediler. 2 gün önce A2 koğuşuna saat 3 civarında memurlar tarafından arama yapılacak diye baskın yapılmıştır. Aramanın sebebini söylemeyen memurlar sadece tuvalet ve banyoya bakıp çıkmışlardır. Bu durum açlık grevinde bulunan mahpusları endişelendirmiştir. Avlularda hem kamera hem de her duvarda bir pencere bulunmaktadır. Ayrıca koğuşun alt katında bir kamera bulunmaktadır. Bu kamera tuvalet ve banyoya dönük monte edilmiştir. Eli Atdemir’in anlatımları 1 Mart’tan beri açlık grevinden olan Elif Atdemir: Benimle aynı odada kalan mahpuslardan Zelal Fidan, Kumru Tokay da 1 Mart’tan beri açlık grevindedir. B1 verilmiyor. Bende unutkanlık başladı, ellerim sürekli soğuk ve morarmış gibi duruyor. Mide ağrıları, baş ağrıları var. Uyku düzenim bozulmuş, bu cezaevine geldiğimizden beri 2 defa gece saat 01.30 sıralarında gelip sadece tuvalet banyoyu arıyorlar. Geçen gece saat 01.30-02.00 sıralarında gelip mazgala vurdular, sahur verme gerekçesiyle. Berrin Kurt’un anlatımları Berrin Kurt: Kaldığım odada 4 kişi açlık grevindedir. Bunlar Kibriye Evren, Evin Kaya, Hilal Ölmez ve Mekiye Ormancı’dır. Ben tutuklanmadan önceki süreçlerde hastanede radyoloji bölümünde çalıştığım için sağlık alanında grevde olanlara bazı durumlarda yardımcı olabiliyorum. Greve ilk başladıkları günden beri onlarlayım ve refakatçiyim. Ben grevde değilim. Kibriye Evren, Hilal Ölmez ve Evin Kaya ile ilgili şunları söyleyebilirim: Şu an tansiyonları sürekli düşük seyrediyor. (7-4) Gece fenalaşınca bazen revir aracılığıyla baktırabiliyoruz. Bu cezaevine yeni geldik ve grevdeki kişiler için tansiyon ölçüm aleti talep ettik henüz bir cevap alamadık. Şu an havalandırmaya çıkamıyorlar, biz onları havalandırmaya götürmezsek tek başlarına çıkamıyorlar, tek başlarına kişisel ihtiyaçlarını gideremiyorlar. Sese, kokuya ve ışığa aşırı hassasiyetleri var. Sesli cevap veremiyorlar Evin Kaya, Kibriye Evren ve Hilal Ölmez’e seslendiğimizde sesli cevap vermek yerine, bizim olduğumuz tarafa dönüyorlar, sesli cevap veremiyorlar. Halsizlik var, günde en fazla 3 saat uyuyabiliyorlar. Dengede durma konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Yaslanmadan oturamıyorlar, onları sandalyeye oturttuğumuz da ayaklarını uzatması için başka bir sandalye de getiriyoruz.