Sol Parti’nin Bielefeld Belediye binasında bulunan bürosunda yapılan görüşmede, Sol Parti adına Bielefeld Sol Parti Başkanı Frau Barbara Schmidt, parti yöneticilerinden Hans-Dietmar Hölscher ve Bielefeld Mezopotamya Dostluk ve Barış Evi Dış İlişkiler Sözcüsü Aysel Öztürk hazır bulundu. Almanya'daki belediyecilik hakkında bilgi veren Barbara Schmidt, şunları dile getirdi: "Almanya'da her eyaletin kendine özgü bir sistemi var. Bielefeld kentini değerlendirirsek, belediye binamızda tüm partilerin seçilmişleri için ayrı ayrı odalar vardır. 325 bin nufuslu kentimizin 66 kişilik belediye encümeni kontenjanı bulunuyor. Sol Parti olarak 4 encümenimiz var. Parti olarak bütçeden yılda 80 bin Euro alıyor ve yılda 4 kez gazete çıkararak çalışmalarımızı halkla paylaşıyoruz. Belediyemizde bir Eşitlik Komisyonu var. Bu komisyon eşitliği sağlamakla mükellef. Kadın eşitliği dahil. Fakat bu işlemiyor. Mesela eşitlik komisyonunda sadece 1 kadın var. En düşük ücretle çalıştırılanlar kadınlardır. Belediyenin temizlik işlerini yapan kadınlar, buna en bariz örnektir."

Sol Parti olarak BDP ile sürekli dayanışma içinde olduklarını söyleyen Schmidt, son olarak barış sürecini değerlendirerek, Türk devletinin çelişkili bir siyaset uyguladığını belirtti. Schmidt, "Türkiye çok çelişkili siyaset yürütülüyor. Kürt sorununu çözmek istemiyor. NATO üyesidir. Aldığı silahları Kürtlere karşı kullanıyor. Bu şekilde demokrasi olmaz. Kürtlerin verdiği kararlı mücadele nedeni ile bu sorun sürekli gündemde Türkiye Kürt sorununu mutlaka çözmeli. Başka çaresi yok" dedi.
Görüşmede Yaşar da, kendi çalışmaları hakkında bilgi verdi ve Almanya'daki belediyecilik üzerine Schmidt'e sorular sordu.

'Her şey Ankara'dan yürütülüyor'

Görüşmeye ilişkin Ayşegül Yaşar şu açıklamalarda bulundu: "Türkiye, yerel yönetimlerde merkeze bağlı bir sistemle yürütüldüğü için antidemokratik bir karmaşa ortaya çıkıyor. Her şey Ankara'dan yürütülüyor. Yeri geldiğinde Ankara yüzde 70 oy alan bir seçilmişi görevden alabiliyor. Bu sistemin demokrasi ayıbı olduğu aşikardır. Türkiye’de merkezde olsun yerelde olsun bir yetki karmaşası var. Her şey devlet için yapılıyor. Halklar için sosyal haklar, insan hakları, kültürel haklar, siyasi haklar gibi önemli olgular en alt seviyede. Fakat Almanya’da devlet insanları için belli bir demokratik düzeyi oturtmuş. Sorunlar her ülkede olsa da, burada daha alt seviyelerde görülüyor. Burada da kadın sorunu görülüyor. Kadının rengi, dili, ırkı, dini olmaz. Bu nedenle burada da kadın hakları sorunu olduğu görülüyor. Kadın her yerde eziliyor. Bu nedenle tüm dünya kadınlarının farklılık gözetmeden birlikteliğe ihtiyaçlarının olduğu ortaya çıkıyor. Ayrıca Sol Parti'nin, partimiz BDP ile olan dayanışmasını takdirle karşılıyorum. Bu dayanışmayı önümüzdeki yerel seçimlerde bizlerle paylaşacaklarını deklare ettiler."


MURAT MANG/BIELEFELD