
Fransa’da emekçiler ve gençler aleyhine düzenlemer içeren yeni çalışma yasası tepki çekiyor. Hükümetin tasarı aşamasındaki yasayı çekmesini istiyen sendikalar ile gençler bugün yeniden ülke genelinde gösteri yapacak.
Fransa'da Çalışma Bakanı Myriam El Khomri tarafından işsizliği düşürmek gerekçe gösterilerek hazırlanan yasa tasarısı sol kesimin bir kısmını ve özel sektör çalışanlarını kızdırırken en çok gençlerin tepkisini üzerine çekti. 9 Mart günü yapılan grev ve eylemlere Fransa çapında 500 bin genç katıldı.
Karşı kampanya başlatıldı
Gençlerin üniversite binalarında yaptığı seminerler, tren garlarında gerçekleştirdiği eylemlerin devamı bu kez internet sitesi üzerinden açılan imza kampanyasıyla gündem oldu. Ülkedeki 17 milyonluk çalışanı doğrudan etkileyecek yasaya karşı elektronik imza sitesi change.org'da başlatılan imza kampanyasına katılanların sayısı 1 milyon yüz bini geçmiş durumda. Yasa Bakanlar Kurulu'nda 24 Mart günü tekrar görüşülecek. Yasaya karşı bugün eylemli ve 31 Mart tarihinde ise grevli protestolar devam edecek.
Yasa emekçiler aleyhine
Tartışmalı yasa tasarısı meclisten geçirilirse, ülkede resmi olarak günlük çalışma süresi 10 saate kadar uzatılacak. Haftalık çalışma süresinin 35 saat olduğu ülkede bu rakam yeni yasaya göre en fazla 48 saate kadar artırılacak. Mesai süresinin artırılması en fazla 60 saate kadar gidebilecek. Yasa aynı zamanda iş yerlerinin krizi gerekçe göstermesi durumunda işten çıkarılmaları yasal hale getiriyor. Örneğin, şirket bütçesindeki düzensizliği dengeleme veya rekabet gücünü artırmak için kurumsal yeniden yapılanmaya gitme gerekçesiyle çalışanlarını işten çıkartılabiliyor. Yasa tasarısı kapsamında mesailerde 5 kata kadar daha az ödeme yapılması da dahil şirket ve işverenlere çalışanlarının çalışma süresini arttırma ve maaşlarını düşürme yetkisi öngörülüyor. 18 yaşından küçük çıraklık eğitimi alan çocukların günlük 10 saate kadar çalışabilmesi ise yasallaşıyor.
Eylemlerin öncüsü gençler
Fransa'da gençler çalışma yasasının en büyük mağdurlarının kendileri olacağının farkında. Son on yıldır Fransa'da toplumsal süreçler konusunda sessizliğini koruyan gençler, yasa karşıtı eylemlerde ülke genelini de sarsan bir katılımla eyleme geçti.
2006'dan beri ilk kez sokaktalar
Fransa'da gençler aynı kararlılıkla 2006 yılında aylarca "İlk İşe Alım Sözleşmesi"ne (CPE) "Contrat Premiere Enbauche" karşı direnmişti. Grevler, yol işgalleri, bir ay boyunca okulların işgalleri, devletin ardından okulları bir ay boyunca tatil etmesi, bütün bunların beraberinde günlük yüz binlerin katıldığı sokak gösterileriyle yasa geri çekilmişti. CPE, dönemin Başbakan Dominique de Villepin hükümeti tarafından parlamentodan geçirilmiş 26 yaş altındakilere yönelik bir düzenlemeyi içeriyordu.
Gençler bu kez kararlı
Geleceğinden endişeli gençler bu kezde kararlı gözüküyor. 9 Mart günü ülke genelinde ortaya koydukları irade günlerdir televizyon kanallarında, radyolarda tartışma konusu. France Inter radyosunda konuk olan genç üniversitelilerden Nicolas; "Unutmayalım bugüne kadar hep suskun kaldığımızda kötü şeyler başımıza geldi. Bizim anne ve babalarımız kadar da şansı olmayacak. Onlar bugün asgari ücret olarak 1200 Euro sınırında bir yaşama hapsolmuş. Biz onu da göremeyeceğiz. Bizim kuşağın belki yeni yasalarla bu şansı da elinden alınıyor. Bunu yaparken, iyi bir şey yapıyorlarmış gibi gösteriyorlar. 'İşsizliği önleyeceğiz' diyorlar. İşsizliği siz yaratıyorsunuz. Kriz sizin daha fazla kar kriziniz. Bunun faturasını ödemeyeceğiz." sözleriyle durumu özetledi.
Geçen hafta yapılan grevde yürüyen gençlerin öfkesi "direniş" sloganına dönüşmüştü. Birçok dövize yansıyan gelecek kaygısı gençleri tıpkı 2006'daki gibi sokakta tutarsa, hükümete yasayı geri çekmekten başka çıkış bırakmaz. Ama gençler ile muhalif kesimler geri adım atarsa daha büyük kayıpların verileceği aşikar.