Yaşlı Kadınlar Ortak Yaşam Alanı, kadınlar tarafından özellikle kadınlar için tasarlanmış çığır açan bir proje. Burayı kendileri yönetecekler. Ama grubun her şeyin sahibi olduğu ve paylaştığı bir komün değil.

Shirley Meredeen 1998’de 60’larının sonundaydı ve öğrenci danışmanlığı işinden yeni emekli olmuştu. Ama hayattan çekilmek gibi bir planı yoktu. Çünkü o 56 yaşında açık üniversite bitirmiş, boşandıktan sonra tam zamanlı çalışırken iki oğlan büyütmüş ve Madeleine Levius ile birlikte, yaşlı kadınların pasif ve “artık benden geçti” diye yaşadığına dair önyargılara karşı çıkan bir network kurmuş bir kadındı.

   

Meredeen dünyaya meydan okumak istiyordu, en azından dünyanın yaşlı kadınlara bakışına. O yılın yazında, Londra’daki Gönüllü Kuruluşlar Ulusal Konseyinde bir ortak barınma atölyesine katıldı. Ortak barınma, insanların birbirine yakın yaşadıkları ama birbirleri ile yaşamadıkları farklı bir yaşam tarzı.

Atölye onun yaşamını değiştirdi. Sonrasında Madeleine ile bir bara gittiler ve benzer bir şey kurmaya karar verdiler. Sonraki ay, 50 ila 86 yaş arası 26 kadın Londra’nın kuzeyindeki High Barnet’de inşa ettikleri eşsiz bir topluluğa taşındılar.

İniş ve çıkışlarla 18 yıl sürmesine rağmen, en sonunda hayallerini gerçekleştirdiler. Yaşlı Kadınlar Ortak Yaşam Alanı (YKOYA), kadınlar tarafından özellikle kadınlar için tasarlanmış çığır açan bir proje. Burayı kendileri yönetecekler. Ama grubun her şeyin sahibi olduğu ve paylaştığı bir komün değil.

Projeleri, 1970’lerin lezbiyen ayrılıkçı kadın komünlerinden farklı ama kadınların arkada bırakılmasıyla çok ilgili. Özellikle de yaşlı kadınların. Bu açıdan tüm kadın ortak yaşam alanı projeleri ile benzerlik taşıyor. Herkes kendi dairesinin sahibi veya kiracısı ama kimse izole değil. Ortak bir oda, bir topluluk mutfağı, ziyaretçiler için misafir odaları ve bir bahçe var – tümü de sosyal olarak akışkan bir yaşam tarzını teşvik etmek amacıyla tasarlanmışlar: Bakım ve bahçe işleri paylaşılıyor, haftada bir birlikte yemek pişirilip yeniyor.

   

Grupta bir doktor, bir hemşire, bir aktris, bir yönetici, bir kranyal osteopat, bir öğretmen ve bir set tasarımcısı var. Bazıları boşanmış veya dul, diğerleri bekar. Birçoğu emekli, bazıları hala çalışıyor. İki köpekleri ve bir sürü kedileri var. Burada kalanlar YKOYA üyesi olmak zorunda ve yıllık aidat 60 pound. Ayrıca yeni üyeler mevcut üyeler tarafından onaylanmak zorunda.

Öte yandan herkesin komünal alanların temizliğine zaman ayırması da bekleniyor. Herkes kendine göre ayarlamalı bunu. Örneğin 86 yaşındaki Meredeen, bu şekilde hem bireyliklerini ve bağımsızlıklarını koruyabildiklerini hem de birbirlerine tamamladıklarını ve desteklediklerini söylüyor.

   

Şimdi 70 yaşında olan Maria Brenton, 1990’da Wales Üniversitesi’nde sosyal politika üzerine çalışan, artık yaşlanma aşamasındaki bir akademisyenmiş. ‘Bunu bir kadın sorunu olarak görüyorum. Kadınlar erkeklerden uzun yaşıyor ve birçoğunun daha az kaynağı var çünkü çocuk büyütmek için işgücünden ayrı kalmış oluyorlar.’ Kadınların elinden her iş geleceğinden emin olan Brenton, kadınların dayanıştıkları örnekleri bulmak için araştırmaya başlıyor. 1997’de aldığı bir fonla Amerika, Kanada, Danimarka ve Hollanda’yı dolaşıyor. ‘Uzun lafın kısası, Hollanda’da bulduğum ortak yaşam alanı modeli oldu.’

Fikir, aslında 1960’larda, tek aile şeklindeki barınma şeklinden memnun olmayan mimarların ve ailelerin daha kolektif bir şey deneyimlemeye başladığı Danimarka’dan çıkmıştı. Hollanda’da (17 milyon nüfuslu), bugün 230 yaşlı ortak barınma topluluğu var. ‘Hareket birbirini takip eden hükümetler tarafından desteklendi çünkü bu yaşam tarzı yaşlı insanları daha mutlu ve sağlıklı kılıyor ve bu şekilde sağlık ve sosyal bakım hizmetlerine ihtiyaç azalıyor.

Brenton Britanya’da yalnızlıkla ilgili istatistiklerin epey moral bozucu olduğunu, buna rağmen bu konuda hiçbir şey yapılmadığını söylüyor. 75 yaş üzeri nüfusun yarıdan fazlası yalnız yaşıyor ve yaşlıların beşte ikisi tek eşlikçilerinin televizyon olduğunu söylüyor.

Kaynak:

https://www.telegraph.co.uk/women/life/sixty-female-middle-class—-and-all-living-under-one-roof-just-d/

Çeviri: Serap Şen