Geçen hafta özellikle bir konuyu takip ettim. AKP adaylarını açıkladıktan sonra, hele de Colemêrg ve Amed’de kayyımlar aday gösterildikten sonra bu işin makyaj kısmı nasıl yapılacak diye özel savaş aygıtlarını beklemeye başladım... Çok geçmeden, tüm ezberlere rahmet okutan güzellemeler düşmeye başladı.
İlk olarak cehennemin karanlık bekçisi Anadolu Ajansı haber geçti...
“Diyarbakır’a önce huzur sonra turist geldi“ başlığı ile verilen haberin prêzesi „Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, kavuştuğu huzur ortamında yerli ve yabancı turistlerin rotasını çevirmesiyle ziyaretçi sayısını geçen yıla oranla yüzde 58 artırdı” şeklinde çook bilimsel sözlerle doldurulmuş. Detayda da kente ‘ilk defa geldiği söylenen’ turistlerden güzellemeler alıntılanmış. Örneğin bir kadın “eskiden gece dışarı çıkamıyorduk, çok korkunçtu şimdi dışarı çıkabiliyorum’ diyor. Yox lê! Doğru diyisen? Hele çık, kaç gbt’den geçiyorsun... Hayır daha da absürdü Anadolu’dan Görünüm programına çevirdiler her şeyi. Sözde propaganda yapacaklar, akıl sınırlarını zorlamayacak cümle bırakmıyorlar.
Amed’de sonra bu sefer Colemêrg için başladılar...
Sözü yine Yeni Şafak’a bırakıyoruz: “Hakkari parkla tanıştı” demişler haber başlığında...
“...kayyum olarak görev yapan Cüneyt Epcim’i seçimlerde aday gösterdi. Eylül 2016’da 2 salıncağı olmayan bir şehir devraldıklarını belirten Epcim, “Şu an Hakkari’de 1 kent park, 12 mahalle parkı ve 16 çocuk parkı olmak üzere 29 park inşa edilmiş durumda” dedi. Bu süre içerisinde şehre 200 milyon liralık yatırım yapıldı.” denmiş. Kayyım aday daha da ileriye taşımış meseleyi... 2 salıncak bile yoktu şehirde demiş: “...aday Epcim, “Görev aldığımızda 2 salıncağı olmayan bir şehir devralmıştık. Güneydoğu’daki şehirlerde yeşil alan oluşturulması ve çocuk oyun alan gruplarının en kötü belediyesiydi”.
Yok işte güvenlik ve huzur geldi, kültür merkezleri açtık ilk defa falan kısımları zaten tahmin ettiğiniz için belirtmeme gerek yok.
Vay be dedim içimden! İl değil adeta doğal toplumdan bir klan haberi yapılmış. Ama az demişler! İlk defa yol, salıncak mı sadece yapıldı? İlk defa bina, ilk defa tarla sürüldü orada. İlk defa çocuklar okula gönderildi. İlk araç caddeye çıkarıldı. İlk köy yapıldı... Daha sayamayacağım ne tür ilkler kayyım ile geldi. Hatta Mars’a giden araç ilk olarak buranın üzerinden geçti. Tesla araçlar ilk defa kayyımdan izin alınarak şey oldu!(ne oldu bilmiyorum) G-20 zirvesi ilk defa kayyımdan izin alınarak, salıncak üzerinden bağlantı kurularak yapıldı. İlk defa ağaç gören ‘Hakkarililerin sevinci’ adlı belgeseli de yaparlar şimdi! Malum sömürge mantığının en evdiği kalıplardandır.
Devam edelim. Başka ne oldu? Sıra tekrar Amed’e geldi tabi. Bu sefer Hürriyet aldı sazı!
“Cumali Attila havalimanında partililer tarafından coşkuyla karşılandı. Kısa bir konuşma yapan Atilla, ‘Diyarbakır’ımıza AK Parti belediyecilik anlayışıyla hizmetlerimizin en güzelini yapmaya çalıştık. Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır’ demiş...
Fırsattan istifade eski belediyelere dünyanın lafını vurup, işte bizimle dünya değişti demiş devamında. Bunları da zaten bildiğiniz için yazmaya gerek yok.
Tam bitti derken! Yok ne bitmesi... Asıl meseleye geliyoruz...
Bakan Soylu gittiği Ağrı’da, HDP’yi eleştirirken „HDP, bu milleti de milletin kavuştuğu hizmetleri de kıskanıyor. Kıskansınlar, çatlasınlar“ ifadelerini kullandı. Yerel seçimlere ilişkin de açıklamada bulunan Soylu, „Lütfen kazandıklarımızı geri verdirmeyin, ne olursunuz. Filmi başa sarmayalım. Bölgede güzel bir havayı paylaşıyoruz. Sokaklarımızda huzur var, evlatlarımız güzel işler yapıyorlar. Bu şehirlerde sizler yaşıyorsunuz. Huzuru bir kenara koyup onların istediği noktaya dönmeyelim” diye konuşmuş.
Buyur burdan yak! Şimdi de HDP bu milleti kıskanıyormuş. Lakin konuşmanın her şeyi bi tarafa, diğer haberlerin aynı tonu, rengi, frekansı olduğuna dikkatinizi çekerim. Hepsini bi planlama dahilinde nasıl da birbiri ile örtüşecek ve bağlanacak şekilde ortaya atıyorlar, gerçekten tebrik!
O değil de kıskansınlar, çatlasınlar ne yaw. Tobe tobe!