İsimleri, Botan bölgesindeki katliam, yıkım, infaz ve göçertmeyle gündeme gelen ve önceki akşam yaptıklarına yakışan bir finalle ölen ekipten bazıları şunlar: 23. Jandarma Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın, Albay Oğuzhan Küçükdemirkol, Albay Gökhan Peker, Yarbay Songül Yakut, Binbaşı Koray Onay, Yüzbaşı İlker Acar, Yüzbaşı Nuri Şener, Pilot Yüzbaşı Serhat Sığınak ve Pilot Üsteğmen Abdülmuttalip Kesikbaş.

Şırnak’ın Sêgirk (Şenoba) beldesinde önceki gece içinde 13 rütbeli askerin bulunduğu helikopterin düşmesinden birkaç dakika sonra Şırnak Valiliği’nin yaptığı “Helikopterimiz yüksek gerilim hattına çarparak düştü” açıklaması kamuoyunu tatmin etmedi. Şırnak Valisi Ali İhsan Su’nun daha önce benzer olaylarda yaptığı ve her seferinde yalanlanan açıklamaları, helikopterin düşmesi olayında da soru işaretlerine neden oldu.

Kato dağından yürütülen operasyonun komuta kademesinin öldüğü helikopter olayından kısa bir süre sonra açıklama yapan Şırnak Valiliği şu bilgileri paylaştı: “İlimiz Uludere ilçesi Şenoba beldesinden kalkan cougar tipi helikopterimiz kalktıktan 3 dakika sonra yüksek gerilim hattına takılması sonucu düşmüştür. Olay yerine kurtarma ekiplerimiz intikal etmiştir.”

Helikopterin tellere takılması açıklaması, daha sonra Türk ordusu tarafından da tekrarlandı.

Saatler tutmadı

Helikopterin düşme saatine TSK’den yapılan açıklama ile medyanın verdiği saatlerin birbirini tutmaması dikkat çekiyor. Doğan Haber Ajansı servis ettiği ilk haberinde, “Saat 19:40 sıralarında 23. Tümen Komutanlığı‘na ait helikopter, Şırnak’ın Şenoba bölgesinde düştü” derken Türk ordusundan yapılan açıklamada da uçağın düşme saati 20.55 olarak verildi. Türk ordusunun açıklamasında “31 Mayıs 2017 Çarşamba günü, Şırnak/Şenoba Tugay Komutanlığından kalkış yapan ve içinde 13 personelimizin bulunduğu AS 532 COUGAR tipi bir helikopter, kalkışından kısa bir süre sonra, ilk alınan bilgilere göre, yüksek gerilim hatlarına takılması sonucunda saat 20.55 sularında kaza kırıma uğramıştır” denilmesi dikkat çekti.

Su gibi yalan akıtıyor

Şırnak Valiliği’nin helikopterin düşmesinden yaklaşık 55 dakika sonra yaptığı açıklama, valiliğin daha önce benzer konularda yaptığı açıklamaları hatırlattı. Şırnak Valisi Ali İhsan Su, Nisan 2015’te askerlerin Roboskî’nin Şirit yaylasında katlettiği katırlar “intihar ettiler” demişti. Askerlerin katırları vurmadığını iddia eden Su, “Katırların vurulup öldürülmediğini, ancak silah sesinden korkup, uçurumdan düştüklerini” söylemişti. Ancak daha sonra ortaya çıkan görüntülerde bir grup askerin, “atış serbest” komutuyla katırlara ateş açarak katlettiği ve kendi aralarında da “Piskopat mısınız lan?” diyerek kahkahalar attıkları ortaya çıkmıştı. Görüntüler Meclis gündemine de taşınmıştı.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde de “sokağa çıkma yasağı” adı altındaki soykırım saldırılarında, operasyonlara katılan devlet güçleri, iki kadının çıplak bedenini teşhir etmişti. Konunun kamuoyunda yer alması üzerine açıklama yapan Şırnak Valisi Su, fotoğrafların “Cizre’de başarıyla sonuçlandırılan operasyonlara gölge düşürmeyi ve güvenlik güçlerini itibarsızlaştırmayı amaçladığı”nı iddia ederek, şunları söylemişti: “Sosyal medyada yayınlanan fotoğrafların İlimiz Cizre ilçesiyle hiçbir alakası bulunmamaktadır.” 

Ancak fotoğrafların analizinde Cizre’ye ait olduğu ispatlanmıştı.

Vali Su, Eylül 2015’te Şırnak’ta katledildikten sonra cansız bedeni panzerin arkasına bağlanarak sürüklenen Hacı Lokman Birlik olayında da kamuoyunun tüm çağrılarına rağmen susmayı tercih etmişti. 4 Mayıs 2017’de ise Şırnak’ın Silopi ilçesinde alkollü olduğu belirtilen polislerin zırhlı araçla girdikleri bir evde 6-7 yaşlarındaki Muhammet ve Furkan Yıldırım kardeşleri katletmesi olayında ise Vali Su, “kader” demişti. Daha sonra ise yapılan resmi açıklamada panzerin frenlerinin tutmadığı iddia edildi. Ancak hazırlanan bilirkişi raporunda zırhlı aracın frenlerinin sağlam olduğu ortaya çıktı.

‘Kırım’ da demişlerdi ‘kaza’ da

Öte yandan Türk ordusunun benzer durumlarda yaptığı açıklamaların sicili ise yalanlarla dolu. 

* 2008 yılının başında Zap savaşında düşürülen bir helikopter için 24 Şubat 2008’de açıklama yapan Türk Genelkurmayı “Bir helikopterimiz, bilinmeyen bir nedenle, sınırımıza yakın bölgede kırıma uğramıştır” açıklaması yapmıştı. Ancak, daha sonra helikopterin HPG tarafından düşürülme görüntüleri yayınlanmıştı.

* 15 Mayıs 2016’da Hakkari’de HPG tarafından düşürülen helikopter için Türk Genelkurmayı’ndan yapılan açıklamada, “helikopterimiz kaza sonucu düşmüştür” denildi. Ancak bir gün sonra HPG Basın İrtibat Merkezi tarafından yayımlanan görüntülerde helikopterin omuzdan fırlatmalı füze ile vurularak düşürüldüğü ortaya çıkmıştı. Görüntülerde bir kişinin birden 15’e kadar saydığı ve atılan füze ile helikopterin düşürüldüğü net olarak görülüyordu.

* Yine 12 Aralık 2016 tarihinde de Amed’de düşen F-16 savaş uçağı için TSK’den yapılan açıklamada, “olayın teknik bir arıza nedeniyle yaşandığı” öne sürülmüştü. Ancak düşen uçaktan sağ kurtulan pilot ise “saldırıya uğradığını” söylemişti. Daha sonra HPG tarafından yapılan açıklamada uçağın kendileri tarafından düşürüldüğü açıklanmıştı. 


Devlet erkanı koşturdu

Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile beraberindeki kuvvet komutanları, Şırnak’a gitti.

Orgeneral Akar, Şırnak’taki temaslarında Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ile de bir araya geldi. Genelkurmay Başkanı Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ile birlikte gece saatlerinde Şırnak’ta yetkililerle görüşmelerde de bulundu.


6 ceset tanınmıyor

Ölen 13 askerden Albay Gökhan Peker, Yarbay Songül Yakut, Binbaşı Koray Onay, Yüzbaşı Nuri Şener, Pilot Yüzbaşı Serhat Sığınak, Astsubay Başçavuş Mehmet Erdoğan ve Uzman Çavuş Zeki Koç için Şırnak’ta tören düzenlendi.

Törene, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal katıldı. 7 askerin cenazesi helikoptere taşındı. Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı‘na götürülen cenazeler buradan iki uçak ile memleketlerine gönderildi. 

Tümgeneral Aydoğan Aydın, Albay Oğuzhan Küçükdemir, Yüzbaşı İlker Acar, Pilot Üsteğmen Abdulmutahip Kesikbaş, Astsubay Teknik Başçavuş Fevzi Kıral ve Piyade Uzman Çavuş Hakan İncekal’ının cenazeleri ise sabah saatlerinde kimlik tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.


Tescilli bir katildi

Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’ndan ayrılan Tümen Komutanı ve Kato Dağı operasyonunu yöneten Tümgeneral Aydoğan Aydın ile birlikte 2 albay, 1 yarbay, 1 binbaşı, 3 yüzbaşı, 1 üsteğmen, 2 başçavuş ve 2 uzman çavuş olmak üzere 13 askeri personeli taşıyan helikopterin 300 metre yükseklikten çakılarak tamamen imha olmasıyla içindekilerin tamamı öldü.

Ölenler arasındaki 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın, 2016 yılına kadar Kayseri’de 1. Komando Tugayı’nda 4 yıl görev yaptı. 

1992-1998 Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda tim Komutanlığı, 2000-2001 Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanlığında Harekat Ş.Md.lüğü, 2001-2008 Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda Tabur Komutanlığı ve Kurmay Başkanlığı, 2012-2016 Kayseri Komando Tugay Komutanlığı ve 2016’dan beri Şırnak 23.Jandarma Sınır Tümen Komutanlığ ıyapan Aydın, son dönemde Şırnak’taki Kato Dağı bölgesi dahil bütün operasyonların yereldeki birinci kurmayıydı.


 ŞIRNAK